Araştırmacıların sunduğu son veriler, evcil kedilerin yaşam süresini uzatmanın en basit yolunun onları mülk sınırları içerisinde tutmak olduğunu ortaya koyuyor. Uzman tahminlerine göre, dışarıda serbestçe dolaşan kediler, kapalı veya korunaklı alanlarda yaşayan hemcinslerine kıyasla ortalama iki ila üç yıl daha kısa bir ömür sürüyor. Bu durum sadece yaban hayatı ve biyoçeşitlilik için değil, doğrudan evcil hayvanın sağlığı ve güvenliği için de kritik bir önem taşıyor.Detaylar 👇Kaynak
Bildiğiniz üzere Türkiye artık kedi ülkesi olarak biliniyor. Özellikle de İstanbul, dünya çapında 'Kediler Şehri' olarak nam salmış durumda. Sosyal medyada 'Turkish Cats' etiketli videolar milyonlarca izleniyor. Bu durum artık kültürel bir kimlik haline geldi.Hong Konglu müzisyen Kin Ryan Türkiye'de bir kafede oturduğu sırada, bir kedi hiç düşünmeden kucağına oturdu. Kedinin bu sıcak hareketi karşısında çok şaşıran müzisyen o anları sosyal medya hesabından paylaştı.
Türkiye gerçekten de dünyada 'kedisever' kimliğiyle bilinen nadir ülkelerden biri. Sokaklardaki kedi kültürümüz evlerimize de yansımış durumda. Ayrıca büyük çoğunluk bu hayvanları satın almak yerine sokaktan sahipleniyor. Bir kedi sahiplenmek harika bir deneyim olsa da ciddi bir maddi sorumluluk gerektiriyor. Yakında veteriner hekim olacağını belirten 'ssenattl' isimli içerik üreticisi, kedilerin masraflarına dikkat çekerek 'kedi sahiplenmenin sınıfsal olması gerektiğini' savunduğu bir video paylaştı. Fakat sözleri sosyal medyayı ikiye böldü.
Kedilerin ne zaman ne yapacağı belli olmuyor. Bazen çok uysal bazen çok saldırgan olabiliyorlar. Bir an kucağında mırıldayan o tüy yumağı, saniyeler içinde parmaklarını avlamaya çalışan bir kaplana dönüşebiliyor. Özellikle başka bir kedi gördüklerinde işler çığırından çıkabiliyor. Bir kediye kamera takıldı ve gün boyu yaptıkları kaydedildi. Kendinin içinden adeta bir sokak kabadayısının çıktığı anlar izleyenleri de şaşırttı.
Kedi sahiplenmeyi hiç düşünmeyenlerin bile aklını karıştıracak paylaşımlar vardır ya, tam olarak öyle bir derleme ile karşı karşıyayız. Karşımıza çıkan kareler mantıklı olmaktan çok uzak ama tam da bu yüzden aşırı etkili! Ne belli bir düzen var ne de bir konu bütünlüğü. Ama zaten tüm olay da burada başlıyor.Gelin birbirinden komik o karelere bakalım!
Kediler dünyanın en sevimli canlıları. Aynı zamanda oldukça başına buyruklar. Ne zaman ne yapacakları kestirilemeyen kediler her ne olursa olsun insanın en yakın dostu. Hatta bildiğiniz üzere ülkemiz son dönemde kedilere olan sevgisi ile tanınıyor. Fakat bu sevimli dostlar bazen gereğinden fazla öfkeli olabiliyor. Bir veteriner kliniğine gelen aşırı öfkeli kediyi paylaştı. Muayene edene kadar akla karayı seçen veteriner, kedinin öfkesi kaşısında zor anlar yaşadı. O anlar izlerken bile gerilmemize sebep oldu. KAYNAK
Kedilerin düşerken ayaklarının üstüne inmesi yıllardır insanları şaşırtıyor. Fizikçiler, biyologlar ve veteriner hekimler uzun zamandır aynı sorunun peşinde. Havada dönerken nasıl denge kurdukları hala tartışılan konulardan. Üstelik konu 100 yılı aşkın süredir bilim dünyasının radarında. Son yayımlanan araştırma ise hikayenin henüz bitmediğini gösteriyor.Kaynak
Kediler, doğaları gereği zayıflıklarını ve acılarını gizleme konusunda ustalaşmış canlılardır. Ancak uzmanlar bu sessizliğin arkasında ciddi bir duygusal yıkım yatabileceği konusunda uyarıyor. Veteriner hekimler ve hayvan davranış bilimcilerine göre, bir kedinin üzgün veya mutsuz olarak tanımlanan ruh hali, genellikle çevresel stres faktörleri ya da teşhis edilmemiş kronik ağrılarla doğrudan ilişkilidir. Bu noktada en kritik sinyal, hayvanın günlük rutinlerindeki ani sapmalar ve iştah düzeninde meydana gelen keskin değişimlerdir. Kedi sahiplerinin bu sessiz çığlıkları vaktinde fark etmesi, patili dostlarımızın yaşam kalitesini korumak adına hayati bir önem taşımaktadır.Detaylar 👇Kaynak
İnsanlarla kediler arasındaki ilişki yüzyıllardır sürüyor. Aynı evi paylaşıyoruz, aynı koltukta uyuyoruz. Hatta çoğu zaman onları aileden sayıyoruz. Peki kediler sahiplerine gerçekten bağlı mı? Araştırmacılar, merak edilen soruya yanıt aradı.Kaynak
Bildiğiniz üzere ülkemiz artık kedileriyle biliniyor. Öyle ki kediler sosyal medyada, herhangi bir reklamın başaramayacağından daha iyi tanıtım yapıyor. Sadece sokakta, dükkanlarda, kafelerde rahatça gezen kedileri görmek için bile ülkemize geldiklerini söyleyen turistler var. 'christian.grossi_' isimli bir gezgin, ülkemizde bir kafede otururken bir anda kucağına çıkan kediyi paylaştı. Kedinin bir anda kucağında uyuduğu anlar hem gezginin hem de izleyenlerin içini ısıttı.
Evden çıkarken kapının önünde duran o bakış çoğu kedi sahibinin aklını kurcalar. Kediler gerçekten özler mi, yoksa yalnızca rutin bozulduğu için mi tepki verir? Bağımsız karakterleri yüzünden duygusal bağ kurmadıkları düşünülür. Oysa davranış araştırmaları farklı şeyler söylüyor.Kaynak
Kedisi olan herkes, aynı sahnelere aşina. Poşet hışırtısı duyulduğu anda ortaya çıkan bir gölge, kapalı kutuya sığma çabası, tam çalışırken klavyenin ortasına kurulma... Tuhaf gibi görünen davranışların ardında oldukça güçlü nedenler var. Merak duygusu, kedilerin doğasında yer alan en temel özelliklerden biri. Üstelik yalnızca oyun isteğiyle değil, hayatta kalma refleksiyle de bağlantılı.Kaynak 1, Kaynak 2
Kedilerin beslenmesi konusunda yapılan küçük hatalar, zamanla ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Uzmanlar, masum görünen bazı insan gıdalarının kediler için sindirim problemlerinden zehirlenmeye kadar uzanan riskler taşıdığına dikkat çekiyor.
Ramazan ayının kendine özgü huzuru sahur vakitlerine yansırken bu anlara evcil hayvanlar da eşlik etti. Sahipleriyle birlikte sahura kalkan kedilerin görüntüleri sosyal medyada ilgi gördü. Sessizce sofranın çevresinde bekleyen ya da uykulu halleriyle olan biteni izleyen evcil hayvanlar, Ramazan’ın paylaşma ve birlikte olma ruhunu yansıtan samimi kareler ortaya çıkardı.
Kedilerde kanser üzerine yapılan yeni bir genetik çalışma, insanlarda uygulanan tedavilere ışık tutabilecek önemli veriler ortaya koydu. Araştırma, hastalığın temel biyolojik mekanizmalarının türler arasında büyük ölçüde benzerlik gösterdiğine işaret ediyor.
Kedilerin ne düşündüğünü çözmek çoğu zaman tahmin yürütmeye dayanıyor. Miyavlamaları açlık ya da ilgi isteğini anlatabilir. Ancak beden dili söz konusu olduğunda iş biraz daha karmaşık hale geliyor. Kuyruk hareketleri, kulak pozisyonu ve sırt kavisleri farklı anlamlar taşıyabiliyor. En çok yanlış yorumlanan sinyallerden biri ise mırlama sesi. Çoğumuz bu sesi mutlulukla ilişkilendiriyoruz ancak kediniz ağrı çekiyor olabilir. İyi de nasıl? Bakalım...Kaynak 1, Kaynak 2
Kedi sahipleri için mama seçimi çoğu zaman alışkanlıklarla şekillense de son dönemde içeriklere yönelik farkındalık giderek artıyor. Özellikle et oranı ve protein kalitesi, kedilerin günlük enerjisinden genel sağlık durumuna kadar birçok başlıkta belirleyici rol oynuyor. Yapılan küçük ama bilinçli beslenme değişikliklerinin, kedilerin davranışları ve yaşam kalitesi üzerinde gözle görülür etkiler yaratabildiği ifade ediliyor.
Kedilerin o sessiz ama derin dünyasında, her hareketin bir anlamı, her temasın bir hikayesi vardır. Çoğu zaman onların sadece miyavlayarak ya da mırıldanarak bizimle iletişim kurduğunu sanırız. Ancak patiler bir kedinin sözlüğündeki en güçlü kelimelerden biridir. Eğer kediniz size o yumuşak patisiyle nazikçe dokunuyorsa, bu sadece rastgele bir hareket değil, doğrudan sizinle kurmaya çalıştığı bir diyalogdur.Detaylar 👇 Kaynak
Kediler duygularını kelimelerle değil beden diliyle anlatır. Sırtüstü uzanıp göbek açmaları ise en çok yanlış anlaşılan hareketlerden sayılır. İlk bakışta okşama çağrısı gibi görünür. El uzatıldığında ise pati ya da ısırıkla karşılaşmak mümkün. Peki göbek gösterme hareketi aslında ne anlatıyor, gelin birlikte bakalım.Kaynak
Kediler genelde kendi dünyasında yaşayan canlılar olarak görülüyor. Köpeklere özgü sanılan koruma davranışlarının onlarda olmadığı düşünülüyor. Sosyal medyada paylaşılan deneyimler ise farklı tablo çiziyor. Bazı hareketler, kedilerin sahiplerine karşı ciddi bağ kurduğunu gösteriyor.Kaynak