Ananas Neden Bir Zamanlar Statü ve Lüksün Simgesiydi?
Bugün market raflarında kolayca bulunan ananas, 17. ve 18. yüzyıllarda Avrupa’da bir lüks göstergesiydi. O yıllarda tek bir ananas, binlerce pound değerindeydi. Hatta çoğu zaman yenmek yerine misafirlerin gözü önünde sergilenir, bozulana kadar elden ele dolaşırdı. İngiltere’de aristokratlar için ananas sahibi olmak, zenginliğin ve saygınlığın en net işaretlerinden biriydi.
İşte ananasın sıradan bir meyveden statü sembolüne uzanan hikayesi.
Ananas, Yeni Dünya’dan Avrupa’ya getirildiğinde daha önce kimsenin görmediği egzotik görüntüsüyle dikkat çekti.

Altın rengi tacı, adeta krallık simgesi olarak yorumlandı. İngiltere Kralı II. Charles, bahçıvanı John Rose’un sunduğu ananasla birlikte resmedildi ve bu tablo, meyvenin kraliyetle özdeşleşmesine katkı sağladı.
Botanikçiler tadını şarap, gül suyu ve şeker karışımı gibi tarif ederken ananas, “King Pine” olarak anılmaya başladı. Bu dönemden itibaren ananas, yalnızca soyluların ulaşabileceği bir prestij unsuru haline geldi.
Ananasın değeri o kadar yüksekti ki, çoğu zaman sofralarda süs olarak sergilenir, asla yenmezdi.

Masaların ortasında özel standlarda sergilenen bu meyveler, etrafına ucuz meyveler dizilerek daha da dikkat çekici hale getirilirdi. Hatta varlıklı olmayanlar için “ananas kiralama” işi ortaya çıktı.
İnsanlar davetlerde prestij göstermek için bir ananası birkaç saatliğine kiralayıp misafirlerine gösteriyordu. Bozuluncaya kadar farklı davetlerde elden ele dolaşan bu meyve, tüketimden çok gösterişin parçasıydı.
Ananas yetiştirmek, zenginliğin en net göstergesiydi.

18. yüzyıla gelindiğinde İngiltere’de ananas yetiştirme girişimleri başladı. Ancak tropik koşullar isteyen bu bitkiyi yetiştirmek için “pinery” adı verilen özel seralar inşa edildi. Kömürle ısıtılan fırınlar sayesinde sıcaklık sağlanıyor ama bu yöntem hem pahalı hem de riskliydi. Bir pinery kurmanın maliyeti günümüz hesabıyla on binlerce poundu buluyordu.
Bu nedenle ananas yetiştirmek sadece aristokratların uğraşı olabiliyordu. Başarıyla yetiştirilen bir ananas ise yaklaşık 11 bin sterlin değerindeydi. Hatta hırsızlık vakaları bile görülüyor, mahkemelerde ananas çalma davaları açılıyordu.
Sanayi devrimiyle birlikte bu tropikal meyve kolonilerden gemilerle düzenli şekilde ithal edilmeye başlandı.

Fiyatlar hızla düşünce ananas artık sadece zenginlere değil, orta ve hatta işçi sınıfına da ulaşır oldu. Bir dönem lüksün kralı olan ananas, pazar tezgahlarında ucuz meyvelerle yan yana satılır hale geldi. Bu durum, ananası aristokrat sofralarından indirdi ve statü sembolü olma özelliğini yitirmesine yol açtı.
Yine de Wimbledon kupasının tepesinden, St. Paul’s Katedrali’nin kulelerine kadar birçok yerde ananas figürü hala prestijin kalıcı hatırlatıcısı olarak duruyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!
Yorum Yazın
türkiyedede eskiden muzun statü simgesi olduğunu söylüyorlar
bizdeki durum: "pazarda ananas aldırdım"
Ne alaka olduğunu bilmiyorum ama bende "ters ananas"la ilgili uygunsuz şeyler duymuştum ama buraya tabiki yazmıcam.
Sen ters ananasın ne manaya geldiğini yazmamışsın ama öyle bi merakta bırakmışsın ki, merak edip google amcaya sordum. Ve evet gayet enteresan bir anlamı var... Devamını Gör