
Hepimiz Birer Replikayız: Beş Maddede Toplumsal Travma
Ülkenin tarihsel süreçteki durumuna baktığımızda, krizlerle iç içe yaşadığını görürüz. Ancak soyut bir düşmanla yaşadığımız uzun soluklu savaş kuşkusuz Covid-19 süreciydi. Üzerine bir de ekonomik krizin eklenmesi ile birlikte, toplumsal travma sürecimiz içinden çıkılmaz bir hal aldı. Bu travmatik süreçte hepimiz kendimize yabancılaşarak, kendimizi dışarıdan gözlemleyen ve taklit eden kusursuz taklitçilere dönüştük… Biz gerçekten biz miyiz?Yaşadığımız bir olayı, travmatik yapan ana öge güven alanının ortadan kalkmasıdır. Toplumsal olarak travmatize olmamız, yaşadığımız toplumda kendimizi güvende hissetmediğimiz anlamına gelir.




















