onedio
Ssb Başkanı Demir, Antalya Diplomasi Forumu'nda Türkiye'nin Savunma Sanayisi Vizyonunu Değerlendirdi:
ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii (SSB) Başkanı İsmail Demir, Türk savunma sanayisi ihracatının son yıllarda gelişmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, yalnızca ticari operasyon ve ürün satışına yönelik değil, dost ülkeler ve müttefiklerle iş birliğine dayalı bir ihracat yaklaşımına önem verdiklerini ve Türk savunma sanayii vizyonunun kendi kendine yeterlilik ve bağımsızlığa dayandığını ifade etti. Demir, Antalya Diplomasi Forumu'nun (ADF) uzman kişilerin kamuoyunu yakından ilgilendiren konulardaki görüşlerini dile getirdiği ADFVistorsCorner (Ziyaretçi Köşesi) uygulamasına katılarak, Türk savunma sanayisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Türk savunma sanayisi ihracatının son yıllarda sürekli artmasının çok güzel bir haber olduğunu ve bu eğilimi daha da artırmak istediklerini belirten Demir, 'Elbette bu durum dünyadaki gelişmelere de bağlı. Ancak coğrafi olarak Türkiye'nin çatışma bölgelerinin ortasında olduğu ve milli çıkarlarımızın korunmasının ulusal politikalarımızın en önemli önceliklerinden olduğu çok açık. Dolayısıyla dünyada stratejimiz, yalnızca ticari bir operasyon ve ürün satışı değil, dost uluslar ve müttefiklerimizle iş birliğine dayalı bir ihracat yaklaşımına sahip olmaktır.' diye konuştu.Demir, birçok projede ortak olmak ve mümkünse yerel yetenekleri geliştirmek istediklerini kaydederek, 'Teknolojik gelişmeleri takip etmek de başka bir yaklaşım. Yani ihracat sadece ticaret değil, aynı zamanda iş birliği ve uluslararası dostluk ve ilişkileri artırmanın bir yöntemi.' dedi.Bu yaklaşıma birçok ülkenin henüz alışamadığını, ancak bu yaklaşımın fark yaratacağına olan inancı dile getiren Demir, 'Biz bu yaklaşımı kullanıyoruz ve ihracat potansiyelimizin elbette artacağına inanıyoruz. Kalite ve maliyet açısından Türk ürünlerinin diğerlerinden gerçekten üstün olacağına inanıyoruz. Ve zamanla daha fazla teknoloji ekleyeceğiz. Böylece ürünlerimiz diğer taraflara çekici gelecektir.' ifadesini kullandı.Demir, bu eğilimi korumak için daha fazla teknoloji, diğer uluslarla iş birliği için daha fazla imkan yaratacaklarını belirterek, 'Elbette hedef pazarımız öncelikle dost uluslar ve müttefiklerimizdir. Tabii ki çatışmaları alevlendirmek ve artırmak istemiyoruz. Dünyada barışa ihtiyaç var. Girişimimizin her zaman uzun vadede barış yaratma yönünde olması gerektiğine inanıyoruz.' diye konuştu. 'Türk savunma sanayisi vizyonu kendi kendine yeterlilik ve bağımsızlığa dayanmaktadır'Türkiye'nin savunma sanayisi vizyonuna ve bu alanın Türk dış politikası açısından önemine ilişkin Demir, 'Türk savunma sanayii vizyonu kendi kendine yeterlilik ve bağımsızlığa dayanmaktadır. Bunun milletimizin menfaatini korumanın ve politikalarımızı milletin menfaatine uygulamaya koymanın anahtarı olduğuna inanıyoruz.' değerlendirmesinde bulundu.Demir, uzun yıllardır özellikle Orta Doğu'da ve Türkiye'nin bulunduğu bölgede dış müdahaleler sonucu kan döküldüğünü işaret ederek, şöyle devam etti:'Ne yazık ki birçok ülke kendi milli çıkarları doğrultusunda hareket edemedi ve kan dökülmesini önleyemedi. Kendi kendine yeterlilik ve savunma gücü, dış baskı ve müdahale görmemek açısından kilit önem taşıyor. Dolayısıyla, politikanızı milli çıkarınızı korumak için uygulamak istiyorsanız, savunma sanayii ve teknolojisinde güçlü olmak zorundasınız ve gerektiğinde sahada da bunu gerçekten ortaya koymalısınız. Yumuşak güç elbette önemli ancak birçok durumda, yumuşak gücünüzü destekleyen sert bir güce sahip değilseniz barış ve barışçıl yaklaşımı yaratamayacağınızı gördük.''Dostlarımızla ve müttefiklerimizle ortak projeler yapmak adına kapılarımızı açıyoruz'Demir, farklı proje ve ürünleri desteklemek konusunda diğer ülkelerle ilişkilere önem verdiklerini belirterek, 'Savunma sanayimizde fazla kaynak gerektiren pek çok proje olduğu çok açık. Bunun farkındayız. Bunu başarmak için dostlarımızla ve müttefiklerimizle ortak projeler yapmak adına kapılarımızı açıyoruz. Zira savunma pazarında giderek daha pahalı projeler ve ürünler ortaya çıkıyor.' dedi.Bu alanda devam ederken sadece kendi kaynaklarına güvenmenin, birçok ulus için kısıtlanma anlamına geleceğini söyleyen Demir, 'Daha iyi sonuçlar elde etmek için finans, insan kaynakları ve teknoloji alanlarında güçleri bir araya getirmek daha iyi olacaktır. Bu durum, bir tür karşılıklı bağlılık ortaya çıkararak ortak bir yaklaşım oluşmasını sağlayacak ve uzun vadede dünya genelinde barışı korumaya hizmet edecektir.' diye konuştu.Antalya Diplomasi Forumu Ziyaretçi Köşesi uygulamasıLiderlerin, siyasetçilerin, önde gelen akademisyenlerin, düşünürlerin, kanaat önderlerinin, diplomatların ve iş insanlarının her yıl bir araya gelerek, küresel ve bölgesel meseleleri vizyoner bir bakış açısıyla ele almaları ve sorunlara çözüm önerileri getirmeleri için bir diyalog platformu oluşturmayı hedefleyen ADF çevrim içi etkinliklerini sürdürüyor. Forum, konusunda uzman kişilerin kamuoyunu yakından ilgilendiren konulardaki görüşlerini daha ayrıntılı biçimde irdeleyen ADFVistorsCorner (Ziyaretçi Köşesi) uygulamasını da hayata geçirdi. Köşenin ilk konuğu, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof.Dr. İsmail Demir oldu. Bugüne kadar ADFTalks (Konuşuyor), ADFOpinion (Görüş), ADFData (Veri) ve ADF120Sec (120Saniye) gibi çevrim içi faaliyetlerle adını kısa sürede güçlü biçimde duyuran ve sosyal medyada takipçi sayısı giderek artan ADF'nin, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının seyrine de bağlı olarak bu yıl haziran ayı içinde Antalya'da düzenlenmesi planlanıyor.ADF'nin internet semineri, makale ve kısa video formatındaki etkinliklerine bugüne kadar birçok ülkeden bakan, uluslararası ve bölgesel kuruluş temsilcisi ile akademisyen katıldı.
İslam Ülkelerinden Akademisyenler "Adil İktisadi Düzene Doğru" Sempozyumunda Para Sistemlerini Değerlendirdi
İSTANBUL (AA) - Avrupa İslam Ekonomisi ve Finansı Araştırma Merkezinin (EAIFE) bu yıl 3'üncüsünü düzenlediği uluslararası sempozyum, 'Adil İktisadi Düzene Doğru' temasıyla başladı.Yerel ve uluslararası para sistemlerini değerlendirmek, yerel ve küresel düzeyde adil bir para sistemi oluşturmak için pratik mekanizmalar geliştirmeyi hedefleyen sempozyumun 2 gün süreceği belirtildi.Çevrim içi düzenlenen sempozyuma, aralarında Lübnan'daki Cinan Üniversitesi, Tunus Zeytune Üniversitesi, Mardin Artuklu Üniversitesi ve Malezya İSRA Araştırma Merkezinin de bulunduğu çok sayıda kurumdan akademisyenler katıldı. Sempozyumun açılışında konuşan EAIFE Başkanı Mısırlı ekonomist Eşref Devabe, dünyanın bugün yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ışığında yeniden şekillendiğini ve bunun da yeni oluşumların ortaya çıkışına zemin hazırlayacağını ifade etti. Devabe, realitenin, her ülkenin çıkarlarını dengeli bir şekilde yansıtacak, herkes için kalkınmayı tesis edecek yerel ve küresel düzeyde adil ve insani bir para sistemi oluşturulmasını zorunlu kıldığını kaydetti.Tunus Zeytune Üniversitesi Rektörü Abdullatif Ebu Azize ise konuşmasında, uzun yıllardır İslam ekonomisinin hayata geçirilmesi hayalinin kurulduğunu söyledi.Dünya Müslüman Alimler Birliği Genel Sekreteri Ali Muhyiddin el-Karadaği de İslam dünyasını, 'dünyaya para ve para yönetimi konusunda kapsamlı bir politika sunmak için uzman komiteler oluşturmaya' çağırdı.İslami finans ve ekonomi alanında sürekli eğitim, yatırım ve araştırma hizmeti vermek için kurulan EAIFE, 1'inci sempozyumunu 'Kurucuların düşüncesi ile uygulamanın realitesi arasında İslami bankalar', 2'nci sempozyumunu da 'Realite ve uygulama arasında İslami finans piyasaları' temasıyla İstanbul'da düzenlemişti.
TEB, 2020'De 1 Milyar 177 Milyon Tl Net Kar Elde Etti
İSTANBUL (AA) - Türk Ekonomi Bankası (TEB), 2020 yılı finansal sonuçlarına göre, TEB’in toplam TL kredilerindeki artış oranı yüzde 26 olurken, ekonomiye ve müşterilerine sağladığı desteğin en önemli göstergesi olan kredileri, toplam aktiflerinin yüzde 59’unu oluşturdu.Türk Ekonomi Bankası'ndan (TEB), yapılan açıklamaya göre, banka Türkiye'de salgın koşullarının etkisini gösterdiği ilk günden itibaren çalışanlarının ve müşterilerinin sağlığını korumaya öncelik verirken, yıl boyunca faaliyetleriyle ekonomiye katkı sağlamaya ve topluma destek olmaya devam etti. 31 Aralık 2020 tarihi itibarıyla TEB’in aktif toplamı yılın başından itibaren yüzde 30 artarak 140 milyar TL’ye ulaşırken, net kârı 1.177 milyon TL olarak gerçekleşti. TEB’in ekonomiye ve müşterilerine sağladığı desteğin en önemli göstergesi olan kredileri ise toplam aktiflerinin yüzde 59’unu oluşturdu.Her dönem olduğu gibi risk yönetimine ve aktif kalitesine öncelik veren TEB’in yılın son çeyreğinde toplam kredileri 82,9 milyar TL seviyesinde gerçekleşirken, aynı dönemde toplam mevduatı ise yüzde 30 oranında artarak 93,8 milyar TL oldu. 2020 yılının son çeyreğinde de istikrarlı büyümesini güçlü sermaye yapısıyla birlikte sürdüren ve karlılığını sürdürülebilir şekilde artıran TEB’in özkaynakları 11,4 milyar TL olurken, sermaye yeterlilik rasyosu hedef rasyo olan yüzde 12’nin oldukça üstünde, yüzde 18,51 oranında gerçekleşti.TEB, 2020 yılında da bireysel kredi alanına odaklanmayı ve bu alanda büyümeyi sürdürdü. Bu dönemde ihtiyaç kredisi bakiyesini erteleyerek nakit akışı bozulan müşterilerinin yanında olan TEB, süreç boyunca önceliğini müşterilerinin dijital kanallar üzerinden yaptığı işlemlere yoğunlaştırdı. Yıl boyunca dijital kanallar ve çağrı merkezinde yapılan geliştirmelerin yanı sıra müşteri özelinde farklılaşan kampanyalarla TEB’in dijital kanallardan kredi üretim oranı yüzde 44’e yükseldi. TEB, Aile Akademisi ile tasarruf alışkanlığının toplum genelinde yaygınlaşmasına ve finansal okuryazar bir nesil yetiştirilmesine katkı sağlamaya yönelik çalışmalarını sürdürdü. Bununla birlikte TEB, müşterilerini tasarrufa teşvik etmek ve birikim yapmalarını kolaylaştırmak amacıyla ürün ve hizmetler sunmaya da devam ediyor. Yatırım alışkanlığı az olan, nakit akışını düzenleyerek birikim yapmak isteyen müşterileri için sunduğu Marifetli Hesap ile birikim yapmayı kolaylaştırıyor.2020 yılında, finans sektöründe öngörülen fakat daha uzun sürede gerçekleşmesi beklenen pek çok dijital gelişme salgın koşullarının da etkisiyle çok daha kısa sürede hayata geçti.Yılın son çeyreğinde mobil bankacılık kanalını kullanan müşteri sayısı 1,9 milyona yaklaştıDijitalleşmeye ve teknolojiye uzun yıllardır yatırım yapan TEB, salgın döneminde yükselen dijital talepleri güçlü altyapısı ve yenilikçi uygulamalarıyla karşılayarak müşterilerinin yanında oldu. Bu süreçte müşterilerini başta CEPTETEB ve CEPTETEB İŞTE olmak üzere dijital kanallara yönlendiren TEB, bankacılık işlemlerinin hızlı ve kesintisiz bir şekilde yapılmasını sağladı. Yılın son çeyreğinde mobil bankacılık kanalını kullanan müşteri sayısı 1,9 milyona yaklaştı. Teknolojilerini geliştirmenin ve yenilemenin yanı sıra, müşterilerine değer katabilecek yeni teknolojilere de odaklanan TEB, FX platformunun hizmet verme saatlerini de 5/24 olarak artırdı. “Kolay Adres” tanımı ile müşterilerinin IBAN yerine cep telefonu numaralarını ve kimlik bilgilerini para transferlerinde kullanabilmelerini sağlamak üzere çalışmalarını tamamladı. TEB, müşteri odaklı ve yenilikçi bakış açısıyla dijital kanallara yatırım yapmayı önümüzdeki dönemde de sürdürecek.Salgın süreciyle birlikte hızlanan otomasyon ve dijital dönüşüm, bankacılık sektörünün hizmet modeli ile müşteri talep ve beklentilerini şekillendirirken, müşteri etkileşiminde dijital kanallar daha fazla öne çıktı. TEB, KOBİ müşterilerine uzman müşteri temsilcileri ve 'Danışman Banka' anlayışıyla hizmet sunmaya ve finansal çözümler üretmeye devam etti. KOBI servis modelini modern bankacılık uygulamaları ve dijital süreçlerle bütünleştirdi. TEB KOBİ Bankacılığı Grubu’ndaki disiplinli duruşu ile 2020 yılını sağlıklı geçirirken, sektör uzmanlığı gerektiren Altın Bankacılığı, Belediye Bankacılığı, Teknoloji Bankacılığı ve Tarım Bankacılığı alanlarında geçmişte olduğu gibi gelecekte de müşterisini iyi anlayan ve en çok tercih edilen banka olmak için çalıştı.Şubeye gitmeden işlemTEB Belediye Bankacılığı, 2020 yılında da yerel yönetimlerin ihtiyaçları doğrultusunda geliştirdiği özel ürün ve hizmetleriyle bu alanda en önemli oyunculardan biri olmaya devam etti. Belediye Bankacılığı özel iş modeli ile yerel yönetimlerin nitelikli finansman sağlamalarına olanak sağladı, alt ve üst yapı yatırımlarının daha hızlı hayata geçirilmesine katkıda bulundu. TEB, salgın döneminde çiftçilerin işletme sermayesi ihtiyacına destek olmak amacıyla şubeye gitmeden işlemlerini tamamlayabilmeleri için süreçlerini yeniden kurguladı. Bu sayede, TEB Harman Kart sahibi olmayan üreticilerin, acil nakit ihtiyaçlarını dakikalar içinde karşılayabilmesini sağladı.TEB’in 2020 yılı başında hayata geçirdiği ve özellikle işletme ve küçük ölçekli KOBİ müşterileri için temel hizmet kanalı olarak konumlandırdığı dijital platformu CEPTETEB İŞTE, yeni özellikleriyle büyümeyi sürdürdü. Uygulamaya, anında kredi kullanımı, POS talebi, müşteri başvurusu, kredi öteleme, vadeli hesap işlemleri ile beraber kullanıcı deneyimini kolaylaştıran 30’a yakın yeni özellik eklendi.TEB, Türkiye’de reel sektörün geleceği olan başta teknoloji girişimcileri olmak üzere tüm girişimci müşterilerini finansal olmayan alanlarda da desteklemeye devam etti. Bu kapsamda “Girişimciden Kurumsala” programları ile 100’e yakın teknoloji girişimcisinin çok sayıda kurumsal şirket yöneticisiyle bir araya gelmesi sağlandı.2020 yılında özellikle iş yapma biçimleri ve müşteriyle iletişimde yaşanan değişimler çerçevesinde TEB, Kurumsal Bankacılık alanında da gerekli aksiyonları alarak müşterilerine daha iyi ve daha hızlı hizmet sunma hedefiyle iş süreçlerinde önemli adımlar attı. Bu dönemde Kurumsal Bankacılık tarafından sağlanan toplam kredilerin içinde TL kredilerin payında önemli bir artış gerçekleşirken, ihracata yönelik kullandırılan kredilerin hacmi de büyüdü. TEB Kurumsal Bankacılık, değişen çalışma düzenine hızlıca uyum sağlayarak, güçlü teknolojik altyapı desteğiyle müşterilerin ihtiyaçlarına dijital çözümlerle cevap vermeye devam etti. Nakit yönetimi ürünlerinin ön plana çıktığı bu dönemde, özellikle internet bankacılığı ve mobil bankacılık uygulamaları başta olmak üzere, bankacılık talimatları için hizmet veren talimat yönetimi platformu Mobil-İnk ve E-imza gibi ürünleri müşterilerine sundu. Kurumsal müşterilerin kur riski ve faiz riskine karşı kendilerini korumayı sağlayan hazine ürünlerini de sunmaya devam etti.TEB, İstanbul, Bursa ve İzmir’deki Dış Ticaret Merkezleri’nde (Trade Center) ICC Sertifikalı dış ticaret uzmanları ile müşterilerinin ihtiyaçlarına en uygun çözümleri geliştirmeyi 2020 yılında da sürdürdü. Bu dönemde TEB, Türkiye ekonomisine de katkı sağlama hedefiyle uluslararası ticarete odaklanarak, ihracatçı firmalara, banka kaynaklı döviz ve TL kredilerine ek olarak, yapılandırılmış ticaret finansmanı CMA, SMA, TARES, ELÜS gibi özel kurgulanmış emtia finansmanı işlemlerinde de öncü banka konumunu korumayı başardı. Bunun yanı sıra, uzun vadeli ithalat akreditif yatırımlarını desteklemeye de devam etti. Bu yıl İhracatçı Birlikleri, Ticaret ve Sanayi Odaları ve benzeri STK’larla güçlü iş birliğini sürdüren TEB, Türkiye’deki firmaların dış ticaret konusundaki ihtiyaçlarına yönelik özel ve online olarak çok sayıda dış ticaret eğitimi ve semineri düzenlenmesini, dış ticaret uzmanları tarafından firmalara bilgi desteği sunulmasını sağladı.TEB, 2020 yılında da çok sayıda ödüle layık görüldüAçıklamaya göre ayrıca, TEB’in dijital bankacılık platformu CEPTETEB, Global Finance dergisinin En İyi Dijital Banka 2020 yarışmasında Batı Avrupa’da faaliyet gösteren bankalar arasında 'En İyi Bireysel Bankacılık Dijital Platformu' ödülüne layık görüldü.TEB’in KOBİ’lerin ve işletmelerin günlük iş hayatını kolaylaştıran mobil uygulaması CEPTETEB İŞTE, The Asian Banker’ın düzenlediği Finansal Teknolojilerde İnovasyon Ödülleri kapsamında 'En İyi Mobil Bankacılık Uygulaması Ödülü'ne, Uluslararası Finans Kurumu’nun (IFC) düzenlediği Global SME Finance Yarışması’nda Yılın Yenilikçi Ürünü dalında 'Mansiyon Ödülü'ne, Global Business Excellence Awards tarafından 'En İyi Uygulama Ödülü'ne, Global Finance Innovators 2020 ve Best Business Awards tarafından 'En İyi İnovasyon’' ödüllerine, The Banker tarafından Dijital Bankacılıkta İnovasyon Ödülleri kapsamında Mobil kategorisinde ödüle layık görüldü.TEB Özel Bankacılık, World Finance dergisinin en başarılı bankacılık hizmetlerini ödüllendirdiği World Finance Bankacılık Ödülleri 2020’de 'Türkiye’deki En İyi Özel Bankacılık', International Finance dergisinin düzenlediği International Finance Awards 2020 kapsamında 'En Yenilikçi Özel Bankacılık' ve Euromoney dergisi tarafından gerçekleştirilen Özel Bankacılık ve Varlık Yönetimi Araştırması’nda 'En İyi Özel Bankacılık' ödüllerine layık görüldü.TEB Nakit Yönetimi, KOBİ ve kurumsal firmalara yönelik inovatif nakit yönetimi çözümleri ve bu alanda yaptığı çalışmalarla Asian Banking and Finance tarafından bir kez daha 'Türkiye’de Yılın En İyi Nakit Yönetimi Bankası' seçildi.TEB Çağrı Merkezi, iletişim merkezi ve müşteri bağlılığı uygulamaları alanında 205 bin üyesiyle küresel bir birlik olan Contact Center World tarafından düzenlenen 'Contact Center World 2020' yarışmasında, EMEA (Avrupa, Ortadoğu ve Afrika) Bölge Finallerinde 'En İyi Müşteri Hizmetleri', 'En iyi Satış Kampanyası ve Yapısı' ve 'En iyi Satış Temsilcisi' olmak üzere 3 farklı kategoride 'Altın Ödül'e layık görüldü.TEB Müşteri Deneyimi Platformu projesi, International Data Corporation (IDC) tarafından düzenlenen Dijital Dönüşüm Ödül Töreni’nde, Dijital Öncü kategorisinde ödüle layık görüldü.
Bakan Pekcan, Eximbank'ın 2020 Faaliyetlerini Ve 2021 Hedeflerini Paylaştı: (2)
ANKARA (AA) - Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Türk Eximbank'ın ihracatçılara desteğinin süreceğini belirterek, 'Hedefimiz, 2021 yılında toplam ihracat desteğimizi geçen yıla göre yüzde 11 artırarak 50 milyar doların üzerine, ihracat destek oranını da yüzde 27,7'ye yükseltmektir.' dedi. Pekcan, Ticaret Bakanlığı'nda düzenlediği basın toplantısında, Türk Eximbank'ın 2020 yılı faaliyet sonuçlarını değerlendirerek, 2021 yılı hedef ve stratejilerini paylaştı. Eximbank'ın dijitalleşme stratejisi doğrultusunda, şubeye ihtiyaç duyulmadan daha fazla ihracatçıya ulaşarak hızlı bir şekilde destek vermeyi hedeflediklerini ifade eden Pekcan, Kredi Online ve Yeni Sigorta Projesi'ni 2020 yılında uygulamaya aldıklarını, geçen ay tamamlanan Kredi Mobil Projesi ile artık Türk Eximbank kredi uygulamalarının cep telefonlarından da ulaşılabilir hale geldiğini söyledi. Pekcan, Türkiye'nin her yerinde Türk Eximbank'ın dijital şubesinin açıldığına işaret ederek, erişim ve işlemlerin büyük kısmının artık şube bağımlılığı olmadan dijital kanallardan yapılabildiğini kaydetti.Böylelikle ihracatçıların şubeye gitmeden çevrim içi olarak kredi başvurusu, firma bilgisi görüntüleme ve kredi talep ve süreç izleme gibi birçok işlemi gerçekleştirebileceklerini vurgulayan Pekcan, 'Ayrıca, bankacılık hizmetlerinin üst seviyede izlenmesi ve banka genelinde etkin raporlanması adına iş zekası çözümlerine yönelik çalışmalara başladık.' diye konuştu. Pekcan, 3 yeni ürünle ihracatçıların ihtiyaçlarını karşılamaya devam ettiklerine dikkati çekerek şöyle konuştu:'İlk defa katılım finans sistemi prensipleriyle çalışmak isteyen ihracatçılarımıza yönelik 10 yıla kadar vadeli Katılım Finans Yatırım Kredisi'ni hizmete sunduk. Sigortalı Alacağın Teminatına Dayalı Kredi ile ihracatçılarımızın, Türk Eximbank sigorta poliçesiyle garanti altına alınmış tüm kısa vadeli alacaklarını bir havuz teminat niteliğinde kabul ederek 1 yıla varan finansman sağlıyoruz. Bu program, teminat oluşturma sıkıntısı yaşayan ihracatçılarımızın ve KOBİ'lerimizin kısa vadeli alacaklarıyla uzun vadeli finansman sağlayacakları bir programdır. Yurt dışı teminat mektubuyla müteahhitlik firmalarının, gemi inşa firmalarının, yatırım malı üretimi yapan firmaların, geçici teminat mektubu, kesin teminat mektubu ve avans teminat mektubu ihtiyaçlarını karşılamaya başladık.'Eximbank uluslararası piyasalardan 2,8 milyar dolar fon temin ettiBakan Pekcan, Eximbank'ın uluslararası piyasalardan sağladığı finansmana ilişkin de şu bilgileri verdi:'Türk Eximbank, pandeminin finansal piyasalardaki olumsuz etkilerine rağmen bu yıl uluslararası piyasalardan gerçekleştirdiği yaklaşık 2,8 milyar dolar fon teminiyle Türkiye'ye uygun maliyetli kaynak girişi sağlayarak ihracatçılarımızı desteklemeye devam etmiştir. Yapısı itibarıyla Türkiye'de ilk, dünyada ise ikinci işlem olan Dünya Bankası Grubu üyesi Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankasının (IBRD) yüzde 50 garantisinde 380 milyon avro ile yine bir ilke imza atarak, katılım finans yöntemiyle kullandırılmak üzere İslam Kalkınma Bankasından (IDB) 100 milyon dolar tutarında kaynak temin ettik. Yeni sigorta projemizin hayata geçmesiyle müşteri yönetimi, enformasyon, limit işlemleri, prim, tazminat, tahsilat, reasürans ve raporlama gibi işlemlerde hız kazandık. Bunun sayesinde ihracatçılarımıza sigorta işlemlerinde çok daha etkin ve hızlı bir hizmet sağlayacağız. Türk Eximbank, salgın döneminde ihracatçılarımızın orta ve uzun vadeli finansman ihtiyaçlarını karşılamaya özel önem vermiştir. Bunun sonucunda uzun vadeli kredi desteği bir önceki yıla göre 3 kat artmıştır.'Ülke ihracat destek kuruluşlarıyla iş birlikleriPekcan, halihazırda 'İhracata Yönelik İşletme Sermayesi Kredisi'ni azami 5 yıl vadeyle 'İhracata Yönelik Yatırım Kredisi'ni ise 2 yılı geri ödemesiz toplam 10 yıla varan vadelerle ihracatçılara sunmaya devam ettiklerini dile getirdi. Amerika, Fransa, İngiltere, Danimarka ve Avusturya ihracat destek kuruluşlarıyla Türk Eximbank arasında reasürans işlemlerine yönelik iş birliği anlaşmaları imzalandığını belirten Pekcan, şunları kaydetti:'Bu anlaşmalar kapsamında İngiltere ihracat destek kuruluşuyla ilk ortak projemizi bu yıl Irak’ta gerçekleştirdik. Macaristan ile anlaşmamızı ise önümüzdeki hafta imzalayacağız. İsveç, Finlandiya, Hollanda ve Japonya gibi ülkelerin kuruluşlarıyla benzer anlaşmaların imzalanmasına yönelik görüşmelerimizi sürdürmekteyiz. Afrika'daki bölgesel kalkınma kuruluşlarından African Trade Insurance Agency (ATI) ile 2019'da imzaladığımız çerçeve iş birliği anlaşmasına benzer bir anlaşmayı Eastern and Southern African Trade and Development Bank ile (TDB) de imzaladık.'Türk Eximbank'ın kredi programlarında ve teminat yöntemlerinde çeşitlilik sağlarken, kredi vadesi, ihracat taahhüt süresi ve alıcı limit vadelerinde uzatım imkanı getirerek, bu zorlu dönemde ihracatçının yanında olduklarını ifade eden Pekcan, '2020 yılında 4,4 milyar dolar tutarındaki 5 bin 526 kredinin vadesi uzatılmıştır. Döviz reeskont kredilerinde maksimum vade 360 günden 720 güne çıkartıldı. Bu şekilde uzun vadeli 4 milyar dolar döviz reeskont kredisi kullandırılmıştır. Salgının ekonomiye etkilerini hafifletmek amacıyla ihracatçılarımıza sunulan TL Reeskont Kredisi Programı ile 7,9 milyar lira kullandırım gerçekleştirdik.' dedi. Ayrıca, TL Reeskont Kredisi ve Stok Finansman Kredisi programlarını KGF teminatıyla da kullandırarak bu zor dönemde ihracatçılara teminat çeşitliliği sağladıklarına dikkati çeken Pekcan, ihracat taahhüt sürelerini 12 ay uzattıklarını bildirdi. 'Banka 2021'de 50 milyar doların üzerinde ihracat desteği sağlayacak'Bakan Pekcan, Türk Eximbank’ın 2021 hedeflerine değinirken de '2021 yılı ihracatçılarımızın finansman ihtiyaçlarının karşılanmaya devam edileceği bir yıl olacaktır.' diye konuştu. Eximbank'ın 2021 yılında ihracatçılara sağladığı nakdi kredi ve sigorta desteğini artırarak sürdüreceklerini vurgulayan Pekcan, 'Hedefimiz, 2021 yılında toplam ihracat desteğimizi geçen yıla göre yüzde 11 artırarak 50 milyar doların üzerine, ihracat destek oranını da yüzde 27,7'ye yükseltmektir.' dedi. Öte yandan, bu yıl sigorta programları tanıtım faaliyetleriyle Türk Eximbank sigorta koruması altına alınan ihracatçı sayısını artıracaklarını dile getiren Pekcan, 'Hizmet ihracatını da alacak sigortası kapsamına alıyoruz.' ifadesini kullandı.Pekcan, uygulamaya aldıkları 3 yeni programın kullanımını yaygınlaştıracaklarına işaret ederek şu değerlendirmede bulundu:'Kadın ve genç girişimcilerimize desteğimiz hız kesmeden devam edecek olup, bu çerçevede 2021 yılında da bankalar aracılığıyla kullandırdığımız yabancı para kredilerinde 25 baz puan indirim uygulamaya devam edeceğiz. Paydaşlarla çalışmalarımızı yoğunlaştıracak, teminat yapısının çeşitlendirilmesi çalışmalarını önceliklendirerek sürdüreceğiz. Kasım ayında başlattığımız 81 İlde İhracata İlk Adım Projemizin çıktılarını bu yıl göreceğiz. Bu kapsamda potansiyel ihracatçı KOBİ'lere desteklerimizi sunarak, KOBİ ihracatçı firma sayısının ve toplam ihracatımızın artışına daha da fazla katkı sağlayacağız.''Türk Eximbank ihracatçılarımızın her daima yanında olacak'Öncelikli sektörlerde ihracat potansiyeli ve rekabet avantajı yüksek coğrafyalarda ihracatı artıracak çalışmalar yaparak sürdürülebilir ihracata katkı sağlayacaklarını belirten Pekcan, 'Önümüzdeki aylarda gemi inşa sektörünün yapacağı ihracatlara yönelik Finlandiya ihracat destek kuruluşu Finnvera ile ortak bir destek paketi açıklayacağız.' bilgisini verdi.Pekcan, savunma sanayisi ve yatırım malı ihracatçılarının gerçekleştirdiği ihracatlarla, gemi inşa firmaları ve müteahhitlerin yurt dışında gerçekleştirdiği projelere ilişkin mevcut ve yeni pazarlarda rekabet gücü sağlamaları amacıyla alıcı kredilerini artıracaklarını ifade ederek, 'İhracata Yönelik İşletme Sermayesi Kredi Programı'nı azami 5 yıl vadeyle, İhracata Yönelik Yatırım Kredi Programı'nı ise 2 yılı geri ödemesiz toplam 10 yıla varan vadelerle ihracatçılarımıza sunmaya devam edeceğiz.' dedi. Bakan Pekcan, 2021'de de ihracatçıyı güçlendirmek ve dış ticareti dengeli bir yapıya kavuşturarak ekonomiyi kalkındırmak için tüm paydaşlarla birlikte azim ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceklerini, Türk Eximbank'ın ihracatçıların her daim yanında olacağını kaydetti. (Bitti)
Libya, Mülteci Kampları Ve Madenlerdeki Zorlu Şartlardan Bıkan Sudanlı Paralı Savaşçılar İçin Finans Kaynağı Oldu
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER (AA) - BETÜL YÜRÜK - Libya, ülkenin doğusundaki gayrimeşru güçlerin lideri Halife Hafter'in yanında savaşan Sudanlı paralı savaşçılar için finans kaynağı haline geldi. Mülteci kamplarında ve altın madenlerindeki zorlu şartlardan bıkan Sudanlılar, para ve silah için Libya'da savaşıyor. AA muhabirinin incelediği Birleşmiş Milletler uzmanlar panelinin Sudan raporuna göre, Güney Sudan'dan artık çok fazla destek alamayan Sudanlı silahlı muhalif gruplar, para ve silah ihtiyaçlarını Libya'da karşılamaya başladı. Libya, Sudanlı silahlı gruplarının ana finansman kaynağı oldu. Hafter destekli Sudanlı silahlı gruplar, Libya'da yeni ekipman ve çok sayıda savaşçı toplayarak askeri kapasitesini büyük ölçüde artırdı.Libya'da 1000'den fazla savaşçısı bulunan en büyük Sudanlı silahlı grup Sudan Kurtuluş Hareketi (SLA/MM) ve SLA/AW, JEM, SLA/TC, GSLF gibi silahlı gruplar, Hafter saflarında savaşıyor. Sudanlı savaşçılar, Libya'daki iç savaşı gelir kapısı olarak görüyor Libya'daki siyasi durumdan çıkar sağlayan Sudanlı savaşçılar, iç savaştan gelir elde ediyor. Sudanlı savaşçılar arasında Çad'daki Darfurlu mülteciler de yer alıyor, savaşçıların çoğunluğu ise altın madenlerinde zorlu şartlar altında çalışmaktan bıkan madencilerden oluşuyor.Zaman zaman para ve silah için taraf da değiştiren ama çoğunluğu Hafter güçlerince desteklenen Sudanlı paralı savaşçılara 10'ar kişilik gruplar halinde birer araç ve silahlar sağlanıyor. Sudanlı savaşçılara 1500 Libya dinarı maaş Saldırılarda ele geçirdikleri silah, araç ve ekipmanların kendilerinde kalmasına izin verilen savaşçılara Hafter kontrolündeki Libya Ulusal Ordusu aylık 1500 Libya dinarı maaş ödüyor. Her yeni savaşçı içinse komisyoncular 3 bin dolar ödeme yapıyor. Libya'daki en büyük Sudanlı silahlı grup SLM/MM, BAE ile bağlantı kurduLibya'da 1000'den fazla savaşçısı bulunan en büyük Sudanlı silahlı grup SLM/MM, Hafter'e destek veren Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile iyi ilişkiler kurdu. SLM/MM, Sudan'da savaştığı hükümetle barış görüşmelerinin, yakınlaştığı BAE'nin başkenti Abu Dabi'de yapılmasını destekledi. Libya'da, 2011'de devrik lider Muammer Kaddafi'nin öldürülmesinden bu yana devam eden iç savaş nedeniyle uluslararası tanınırlığa sahip Libya hükümeti ile Hafter'e bağlı güçler arasında meşruiyet krizi yaşanıyor.
Dogecoin Nedir ve Nasıl Alınır? Dogecoin (DOGE) Neden Yükseliyor?
Eskiden yatırım için altın ve dolar tercih edilirken, günümüzde dijitalleşen dünya ile beraber adından çokça söz edilen kripto para birimleri tercih ediliyor. Bitcoin ile hayatımıza giren kripto para biriminde son zamanlarda en çok konuşulan dogecoin oldu. Elon Musk'ın kripto paralar ile ilgili yaptığı paylaşımların ardından dogecoinin yükselişi piyasayı takip edenler tarafından oldukça dikkat çekti. Peki Dogecoin nedir? Dogecoin nasıl alınır ve neden yükseliyor? Detayları haberimizde sizler için derledik...
Grafikli - Terör Örgütü Deaş'a 2021 Yılının İlk Ayında Büyük Darbe
GAZİANTEP (AA) - MEHMET AKİF PARLAK - Terör örgütü DEAŞ'a karşı etkin ve kararlı mücadelesini sürdüren Türkiye, 2021 yılının ilk ayında yurt genelindeki operasyonlarla örgüte büyük darbe vurdu, teröristlerin planladığı eylemler güvenlik güçlerinin başarılı çalışmalarıyla engellendi.DEAŞ'a yönelik başarılı operasyonlarıyla adından söz ettiren Türkiye, örgüte karşı çok yönlü mücadele örneği sergilemeye devam ediyor.Güvenlik güçleri, düzenledikleri başarılı operasyonlarla başta İstanbul, Ankara, Kilis ve Şanlıurfa olmak üzere çok sayıda kentte kanlı eylem planlayan teröristlerin oyununu bozdu.AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, ocak ayında polis, jandarma ve hudut birliklerinin yürüttüğü çalışmalarda aralarında yabancı uyrukluların da bulunduğu 361 zanlı gözaltına alındı, örgüte ait çok sayıda doküman, silah ve mühimmat ele geçirildi.Gözaltına alınan şüphelilerden 50'si tutuklandı. Zanlılardan bazıları sınır dışı edildi, bazılarının ise adli işlemleri sürüyor.Ocak ayındaki bazı operasyonlarİstanbul'da farklı tarihlerde terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonlarda aralarında yabancı uyrukluların da bulunduğu 25 şüpheli gözaltına alındı.Başkentte Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Ankara Bölge Başkanlığı ve İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, DEAŞ'a yönelik operasyonlar kapsamında, Suriye'nin Deyrizor bölgesinde örgüt saflarında sivillere yönelik silahlı eylemler gerçekleştirdikleri tespit edilen ve Ankara'da eylem hazırlığı içerisinde olduğu belirlenen 2 şüpheliyi yakaladı.Sultanahmet ve Suruç saldırılarında kullanılan patlayıcıları temin eden terörist tutuklandıŞanlıurfa'da emniyet ve MİT'in operasyonuyla yakalanan, Sultanahmet ve Suruç saldırılarında kullanılan patlayıcıları temin eden DEAŞ'lı terörist Azzo Halaf Süleyman El Aggal tutuklandı.Terörist El Aggal'ın, DEAŞ'ın Suruç ve Sultanahmet'teki terör saldırıları gibi birçok canlı bombalı eylemin planlayıcısı 'Abu Bera' kod adlı Mahir El Aggal ile faaliyet gösterdiği belirlendi.Süleyman El Aggal'ın, Mahir El Aggal'ın planlayıcıları arasında olduğu 12 Ocak 2016'da 10 Alman vatandaşının hayatını kaybettiği ve 14'ü yabancı uyruklu 16 kişinin yaralandığı İstanbul Sultanahmet Meydanı'ndaki canlı bomba saldırısı ile 20 Temmuz 2015'te 33 kişinin öldüğü, 86 kişinin yaralandığı Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinde düzenlenen canlı bomba saldırısında kullanılan malzemeleri temin ettiği saptandı.Ankara'da istihbarat ve terör birimlerinin ortak operasyonuyla Irak'taki çatışma bölgelerinde bulunan ve bombalı araç hazırlığı gibi eylemlere yardım ettiği belirlenen terör örgütü DEAŞ üyesi terörist, saklandığı evde yakalandı.İstanbul'da terör örgütü DEAŞ'e üye olmaktan işlem görürken geri gönderme merkezinden kaçarak, sahte pasaportla yurt dışına gitmeye çalışan Kırgızistan uyruklu Bunyod M, İstanbul Havalimanında gözaltına alındı.Balıkesir merkezli 58 ilde terör örgütü DEAŞ ile irtibatlı oldukları ve örgüte finans sağladıkları iddia edilen 126 şüpheli yakalandı.Gaziantep merkezli 15 ilde terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonda, haklarında yakalama kararı verilen 37 şüpheli gözaltına alındı. Ankara, Kırşehir, Van, Kayseri, Gaziantep, Sakarya, Mersin'de terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonlarda, aralarında yabancı uyrukluların da bulunduğu 168 şüpheli yakalandı. Kilis'teki Kara Kuvvetleri Komutanlığına bağlı Alsancak Hudut Karakolu sorumluluk sahasında, Suriye'den Türkiye'ye girmeye çalışan DEAŞ üyesi A.R.S. gözaltına alındı. Kırmızı bültenle aranan Özbekistan uyruklu DEAŞ'lı terörist tutuklandı.PKK-DEAŞ iş birliği gün yüzüne çıktıYunanistan sınırını lastik botla geçmeye çalışırken yakalanan 3 kişiden aralarında eski Ergani DBP ilçe başkanının da bulunduğu 2'sinin PKK, birinin ise DEAŞ üyesi olduğu tespit edildi. Şüphelilerden 2'si tutuklandı, diğeri ise yurt dışına çıkış yasağı konularak adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.Yetkililer, söz konusu operasyonla geçmişte PKK elebaşlarından 'Cemal' kod adlı Murat Karayılan'ın 'DEAŞ ile iş birliği yapılması' yönünde örgüt mensuplarına verdiği talimatın Edirne'de düzenlenen operasyonla gün yüzüne çıktığını vurguladı.Yargılama süreçleriOcak ayı içerisinde gözaltına alınan 361 DEAŞ zanlısından 50'si tutuklandı.Adana'da, terör örgütü DEAŞ soruşturması kapsamında Suriye uyruklu şüpheli hakkında 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.Ankara'da bombalı eylem hazırlığında olan DEAŞ'lılar hakkındaki soruşturma tamamlandı. 3'ü Irak, biri Mısır vatandaşı DEAŞ mensubu 4 kişinin 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.Kırşehir'de, terör örgütü DEAŞ üyesi oldukları iddiasıyla yargılanan Irak uyruklu 5 sanığa, 6 yıl 3'er ay hapis cezası verildi. Bursa'nın İnegöl ilçesinde bombalı eylem hazırlığındayken yakalanan ve polise yönelik saldırı planladığını itiraf eden DEAŞ'lı terörist hakkında ağırlaştırılmış müebbet ve 43 yıla kadar hapis cezası istendi.
Senegalliler, Kovid-19 Aşısının Dağıtımında Afrika'nın İkinci Plana Atıldığını Düşünüyor
DAKAR (AA) - FATMA ESMA ARSLAN - Batılı ülkeler yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadelede kitlesel aşı kampanyasına başlarken, Senegal'de halk, aşılara ulaşma konusunda Afrika kıtasının ayırımcılığa uğradığını ve ikinci plana atıldığını söylüyor.Milyonlarca doz Kovid-19 aşısı alan ABD ve Avrupa Birliği ülkelerinde kitlesel aşılama kampanyaları ocak ayı itibarıyla başlasa da vaka sayısı 3 milyonu geçen Afrika'da yalnızca Şeyseller ve Morityus kitlesel aşılama için adım atabildi.Salgının başından bu yana 641 kişinin öldüğü Senegal'de ise halk aşıların dağıtımı konusunda adaletsizlik yaşandığını, fakir ülkelerin kaderine terk edildiğini düşünüyor. AA muhabiri, başkent Dakar'da çeşitli meslek gruplarından Senegallilere, Kovid-19 aşısı ve kitlesel aşı kampanyaları hakkında görüşlerini sordu.Emlakçılık yapan 49 yaşında Muhammed Gning, Kovid-19 aşısının Senegal'e gelmesi durumunda hiç düşünmeden aşı olacağını söyledi.Gning, Avrupa ülkelerinde aşı kampanyalarının çoktan başladığına dikkati çekerek 'Aşıların dağıtımı konusundaki adaletsizlik gerçekten utanç verici. Avrupa ülkelerinde kitlesel aşılamaya başlanırken salgına karşı daha savunmasız olan Afrika ülkelerinin elinde hiçbir şey yok. Bu bile hala geleceğimizin sömürgeci güçlerin insafında olduğunu gösteriyor.' dedi.'İnsanlığın geri kalanı umurlarında bile değil'Finans sektöründe çalışan iş adamı 55 yaşındaki Roger İbrahim Gueye de aşı dağıtımında yaşanan adaletsizliğe şaşırmadığını dile getirdi.Gueye, 'Zenginler kendi dediklerini yaptırıyor. İnsanlığın geri kalanı umurlarında bile değil. Bu her zaman böyle oldu. AIDS salgınında da aynısını yaşadık. Üstelik orada durum daha da kötüydü. Tüm dünya tedaviye ulaşırken biz 15 yıl bekledik. Dolayısıyla zenginlerin diktası hep böyleydi.' değerlendirmesinde bulundu. Kameraman Desire Mane de 'Avrupalı, Amerikalı fark etmez hepimiz bu salgında aynı gemideyiz. Zengin ülkeler aşı alabiliyor ama Afrika ülkeleri ne yapsın? Afrika ülkelerinin aşı almaya gücü yetmiyor. Buna çözüm bulunmalı.' diye konuştu. Bakkal işleten Mamadou Aliou Diallo da Afrikalıların bu tarz durumlarda daima haksızlığa uğradığına dikkati çekerek 'Salgında ya da başka hastalıklarda durum hep böyleydi. Afrika daima ikinci sırada yer aldı. Batılılar kendi halklarını aşılarken biz Afrikalıların böyle ortada kalması gerçekten üzücü.' ifadesini kullandı. 'Aşının bulunduğunu duyunca sevinmiştim ama yanılmışım'Sokak satıcısı 56 yaşındaki Maman Oulimata Ndiaye de Kovid-19 vakalarının Afrika'ya Avrupalılar tarafından getirildiğini söyleyerek Senegal'de virüse ilk kez bir Fransız vatandaşında rastlandığını anımsattı.Ndiaye, 'Bu salgınla mücadele edecek imkanımız yok. Aşı bulunmuş ama şu an sadece zengin ülkeler yararlanıyor. Burada ne ilaç ne aşı var. Bu normal mi?' diye sordu. Geçimini balık satarak sağlayan 53 yaşındaki Seynabou Ndiaye de salgının getirdiği ekonomik yüklerden bıktıklarının altını çizerek 'Aşının bulunduğunu duyunca sevinmiştim ama yanılmışım. Sadece zengin ve güçlü ülkeler halklarını aşılayabilir. Peki biz ne olacağız? Bizi düşünen yok.' dedi. Yaklaşık 15 milyon nüfuslu ülkede salgının başından bu yana 27 bin kişi virüse yakalandı. Aralık 2020 itibarıyla artan vakalar nedeniyle 5 Ocak'tan 20 Şubat'a kadar başkentin de içinde bulunduğu Dakar ve Thies bölgelerinde 21.00-05.00 saatlerinde sokağa çıkmak yasaklandı.Senegal'de 28 Ocak'ta da Kovid-19'un İngiltere'de görülen türüne rastlanmıştı.
Vakıfbank'ın Katar Şubesinin Faaliyete Geçişine İzin
İSTANBUL (AA) - VakıfBank'ın Katar şubesinin faaliyete geçmesine Katar Finans Merkezi Düzenleyici Otoritesi (QFCRA) tarafından izin verildiği bildirildi.VakıfBank'ın Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yer alan açıklamasında, VakıfBank'ın Katar şubesi için bankacılık lisansı alındığının bildirildiği hatırlatıldı. Açıklamada, QFCRA tarafından şubenin faaliyete geçmesine dün itibarıyla izin verildiği belirtildi.
Garanti Bbva, Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinde Türkiye Ortalamasının Üzerinde Skor Elde Etti
İSTANBUL (AA) - Toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda yürüttüğü şirket içi politikalar, müşterilerine ve topluma sağladığı katkılar ve çalışmalarla 5'inci kez Bloomberg Cinsiyet Eşitliği Endeksi'ne giren Garanti BBVA, Türkiye ortalamasının üzerinde skor elde etti.Bankadan yapılan açıklamaya göre, Garanti BBVA, kadınların sosyal ve ekonomik anlamda güçlenmeleri, karar alma mekanizmalarındaki rolünün artması, hem profesyonel hayatta hem de toplum içinde cinsiyet eşitliğinin sağlanması için hayata geçirdiği uygulamalarıyla 2017 yılından beri endekste yer alıyor. Aynı zamanda bu endekse Türkiye'den girmeye hak kazanan ilk şirket olan Garanti BBVA, sürdürdüğü başarısıyla da finans sektöründe öncü rol üstleniyor.Endekste değerlendirilen kriterler arasında liderlik ve yetenek konularında kadına özel uygulamalar, ücrette cinsiyete dayalı eşitlik, çocuk sahibi çalışanlar için hayata geçirilen uygulamalar, kadın girişimcilere yönelik çalışmalar, ayrımcılık politikası ve şiddeti önleme çalışmaları bulunuyor. 2016 yılında finans sektörüyle başlayan Bloomberg Cinsiyet Eşitliği Endeksi'nde bu yıl 11 sektörden 380 şirket yer alırken, Garanti BBVA'nın bünyesinde bulunduğu BBVA da toplumsal cinsiyet eşitliği konusundaki çalışmalarıyla geçen yıla göre skorunu artırdı.'Ortalamanın çok üstünde bir skorla 5'inci kez yer almanın gurur ve mutluluğunu yaşıyoruz'Açıklamada konuya ilişkin görüşlerine yer verilen Garanti BBVA Genel Müdürü Recep Baştuğ, 'Garanti BBVA olarak, toplumsal kalkınma ve toplumsal cinsiyet eşitliği için iş dünyasına örnek teşkil eden prestijli bir platformda üst üste ve de ortalamanın çok üstünde bir skorla 5'inci kez yer almanın gurur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bu yıl ülkemizden sadece 5 şirket endekse girebilirken Garanti BBVA, Türkiye ortalamasının üzerinde bir skor elde etti. Bu durum bizi daha da motive ediyor.' ifadelerini kullandı.Toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda farkındalık oluşturmak ve bunu pozitif bir sosyal etkiye dönüştürmek hedefiyle uzun yıllardır çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini bildiren Baştuğ, şunları kaydetti:'Kadınların iş yaşamında aktif yer alması ve gerek üretici gerekse profesyonel çalışan kimlikleriyle ülke ekonomisindeki rollerinin artması için ortaya koyduğumuz çabaların bu düzeye gelmiş olması bizi yüreklendiriyor. Kadın ve erkek çalışanlarımızı her türlü insan kaynakları sürecinde cinsiyet ayrımı yapmaksızın değerlendiriyor ve tamamen performansa dayalı bir terfi ve ücretlendirme politikası uyguluyoruz. Bu kapsamda son bir yılda üst yönetimdeki görev değişiklikleriyle kadın yönetici oranımızı yüzde 20'den yüzde 40'a çıkardık. İnsan haklarına tam saygılı bir çalışma ortamı yaratmak hedefiyle kadınlara yönelik ayrımcılığın her türlüsünü kesin olarak yasaklıyoruz. Bu konudaki yaklaşımımızı 'Etik İlkelerimiz ve İnsan Hakları' beyanımızda yayınlıyoruz. Ayrıca 'Cinsel Taciz ve Ayrımcılığı Önleme Politikamız' ile ayrımcılığın ve tacizin herhangi bir türüne kesinlikle tolerans göstermediğimizi her vesileyle vurguluyoruz. Bu kapsamda, kadın-erkek maaş oranları, doğum izni sonrasında işten ayrılma sayısı, kadınların güçlenmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliği kapsamında düzenli olarak takip ettiğimiz ve tüm paydaşlarımızla, halka açık bir şekilde raporladığımız pek çok konu var. Bu uygulamalarla Bankamız bünyesinde çalışan kadınların oranı yüzde 56'ya ulaştı.'Baştuğ , 2021'de çeşitlilik çalışmaları kapsamında çalışanların yöneteceği gruplar kuracaklarını belirterek, 'Bu gruplar bünyesinde annelik, babalık gibi farklı alanlarda hem ihtiyaçları daha net anlamamız kolaylaşacak hem de çalışanlarımızı alacağımız karar süreçlerine dahil edeceğiz. Kapsayıcılık, çeşitlilik ve eşitlik adına yaptığımız çalışmalarla bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ülkemizdeki ve dünyadaki kurumlara örnek olmayı amaçlıyoruz.' değerlendirmesinde bulundu.
Ataşehir'de İnşaat İşçileri Arasında Meydan Kavgası
İstanbul Ataşehir İstanbul Finans Merkezi şantiyesinde çalışan işçiler arasında anlaşmazlıktan dolayı çıkan kavgada, yumruklar konuştu. Kavgada 5 inşaat işçisi yaralandı. İnşaatta çalışan çok sayıda kişinin işine son verilirken, polis olayla ilgili soruşturma başlattı.
Şırnak'ta Bir Hafta İçinde Uyuşturucu Ve Kaçakçılık Operasyonlarında 31 Kişi Yakalandı
ŞIRNAK (AA) - Şırnak'ta bir haftada düzenlenen uyuşturucu ve kaçakçılık operasyonlarında 31 şüpheli gözaltına alındı.Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Emniyet Müdürlüğü ve Habur Kara Hudut Kapısı Şube Müdürlüğünce il genelinde terörün finans kaynaklarından kaçakçılık ve uyuşturucuyla mücadele kapsamında çalışmalar gerçekleştirildi.Bir haftada düzenlenen operasyonlarda 31 şüpheli yakalandı. Operasyonlarda yapılan aramada 5,7 gram esrar, 28,88 gram eroin, 10,38, metamfetamin, gümrük kaçağı 2 bin 100 paket sigara, 57 cep telefonu, 19 şişe içki ve sahte 100 liralık banknot ele geçirildi.Gözaltına alınan ve emniyetteki işlemlerin ardından adli mercilere sevk edilen şüpheliler adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.
Hak-İş'ten İşçi Sendikalarının Üye İstatistiklerine Dair Açıklama:
ANKARA (AA) - Hak-İş, Resmi Gazete'de yayımlanan Ocak 2021 dönemi işçi sendikalarının üye istatistiklerine dair, 'Bütün engellemelere rağmen Hak-İş büyüklüğünden ve gücünden hiçbir şey kaybetmeden mücadelesine devam edecektir.' değerlendirmesinde bulundu.Konfederasyondan yapılan açıklamada, Temmuz 2020'de 687 bin 790 olan Hak-İş'e bağlı sendikaların toplam üye sayısının Ocak 2021 döneminde 711 bin 295'e yükseldiği belirtildi.'Konfederasyonumuza karşı bir tavır olduğu açık'Hak-İş'in, iradeleri hiçe sayılarak kanun zoruyla sendikalarından koparılan on binlerce üyesinin yokluğuna rağmen mücadeleye ve büyümeye devam edeceği ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:'İki yılı aşkın süredir her platformda dile getirdiğimiz 696 sayılı KHK sebebiyle gerçekleşen iş kolları değişikliğine ilişkin sorunlarımız çözülmemiştir. Bu değişiklik sebebiyle bir kısım sendikalarımız üyelerinin önemli bir kısmını kaybetmiş, bir kısım sendikalarımız ise üyelerini kaybederek baraj altında kalmış ve baraj altında kalan sendikalarımızın sayısı artmıştır. Gelinen bu noktada Bakanlık tarafından Konfederasyonumuza karşı bir tavır olduğu açıktır. Bakanlık, Konfederasyonlar arası geçişler konusunda başından beri bilinen bu süreci ve sonucu Rus ruleti yöntemiyle yönetmiştir. Bütün engellemelere rağmen Hak-İş büyüklüğünden ve gücünden hiçbir şey kaybetmeden mücadelesine devam edecektir.''Çalışanları sendikalarımızda örgütlenmeye davet ediyoruz'Konfederasyonlarına bağlı Hizmet-İş Sendikasının, Türkiye'nin ve 'Genel İşler' iş kolunun lideri olmaya devam ettiği vurgulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:'Hizmet İş Sendikamız ile Konfederasyonumuza üye Öz Orman-İş, Öz Sağlık-İş, Öz Ağaç-İş, Medya-İş, Öz Finans İş, Öz Güven-Sen sendikalarımız iş kollarında birinci olmuştur. Hak-İş'e inanan, güvenen ve bu yolda bizimle beraber yürüyen bütün emekçi kardeşlerimize gönülden teşekkür ediyoruz. Elde ettiğimiz bu başarıyı yeni hedeflerimize ulaşmak için bir başlangıç noktası olarak görüyor, bütün çalışanları sendikalarımızda örgütlenmeye davet ediyoruz.'
İşçi Sendikaları Arasında Dengeler Değişti
ANKARA (AA) - ÖZCAN YILDIRIM - İşçi sendikalarının Ocak-2021 dönemi üye istatistiklerine göre, bazı sendikaların üye sayısı azalırken, bazılarınınki arttı. Temmuz-2020 istatistiklerine kıyasla üye sayısı 70 bin 934 kişi azalan Hizmet-İş, buna rağmen en fazla üyeye sahip sendika unvanını korudu.Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının '6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu Gereğince; İşkollarındaki İşçi Sayıları ve Sendikaların Üye Sayılarına İlişkin 2021 Ocak Ayı İstatistikleri Hakkında Tebliğ'i Resmi Gazetede yayımlandı.Sendikaların Temmuz-2020 dönemine kıyasla üye sayılarındaki değişimi içeren istatistiklerde, dikkat çeken değişiklikler oldu. Aradan geçen 6 ayda bazı sendikaların üye sayısı azalırken, bazılarınınki yükseldi. Bu durum hem iş kollarında hem de sendikalar arası rekabette dengeleri değiştirdi.Öz Sağlık-İş'in üye sayısı yüzde 245 arttıEn dikkat çekici değişiklik Hizmet-İş Sendikasının üye sayısında yaşandı. Temmuz-2020 döneminde 309 bin 600 üyeye sahip olan Hizmet-İş'in üye sayısı Ocak-2021 döneminde 238 bin 666'ya düştü. Hizmet-İş, üye sayısı 70 bin 934 kişi azalmasına rağmen en fazla üyeye sahip işçi sendikası unvanını korudu. Sendikanın üye kaybında, taşerondan kadroya alınan işçilerin iş kollarını değiştiren düzenleme etken oldu. Bununla bağlantılı olarak Temmuz-2020 döneminde 53 bin 749 üyesi olan Öz Sağlık-İş'in üye sayısı Ocak-2021 döneminde 185 bin 370'e yükseldi. Sendikanın üye sayısı 6 ayda 131 bin 621 kişi arttı. Bu artış Öz Sağlık-İş'in en fazla üyeye sahip üçüncü işçi sendikası olmasını sağladı.Öz Sağlık-İş ile 'sağlık ve sosyal hizmetler' iş kolunda bulunan Türkiye Sağlık-İş'in üye sayısı da 18 bin 638'den 43 bin 51'e yükseldi.Tez-Koop-İş ve Koop-İş üye sayını 30'ar bin artırdı'Ticaret, büro, eğitim ve güzel sanatlar' iş kolundaki Tez-Koop-İş ve Koop-İş üye sayılarını önemli oranda artırdı. Temmuz-2020 döneminde 76 bin 766 üyesi olan Tez-Koop-İş üye sayısını 107 bin 823'e, 71 bin 594 üyesi olan Koop-İş ise 104 bin 308'e yükseltti. Buna karşın aynı iş kolundaki Öz Büro-İş'in üye sayısı 43 bin 72'den 38 bin 155'e düştü.Söz konusu dönemde, üye sayısını 28 bin 516'dan 32 bin 85'e yükselten Tek Gıda-İş bağlı olduğu 'gıda sanayi' iş kolunda, üye sayısını 37 bin 830'dan 41 bin 831'e çıkartan Öz Finans-İş ise 'banka, finans ve sigorta' iş kolunda üye sayısıyla birinciliğe yükseldi.Türk Metal 200 bin sınırını aştı'Metal' iş kolunda Türk Metal üye sayısını 197 bin 299'dan 209 bin 529'a, 'İnşaat' iş kolunda Yol-İş üye sayısını 45 bin 941'den 50 bin 301'e, 'Enerji' iş kolunda Tes-İş üye sayısını 64 bin 723'ten 69 bin 459'a, 'dokuma, hazır giyim ve deri' iş kolunda Öz İplik-İş üye sayısını 35 bin 851'den 37 bin 688'e, 'iletişim' iş kolunda Türkiye Haber-İş üye sayısını 13 bin 804'ten 18 bin 592'ye, 'genel işler' iş kolunda Genel-İş üye sayısını 109 bin 46'dan 114 bin 68'e çıkarttı.Buna karşın 'genel işler' iş kolunda Belediye-İş'in üye sayısı 106 bin 281'den 97 bin 760'a, 'taşımacılık' iş kolunda Öz Taşıma-İş'in üye sayısı 21 bin 867'den 12 bin 658'e, 'savunma ve güvenlik' iş kolunda Güvenlik-İş'in üye sayısı 39 bin 759'dan 17 bin 368'e, Öz Güven-Sen'in üye sayısı 50 bin 605'ten 26 bin 194'e düştü.Sendikalaşma oranı yüzde 14,40Türkiye'de 14 milyon 371 bin 96 işçiden 2 milyon 69 bin 476'sının sendika üyeliği bulunuyor. Bu verilerle, Temmuz-2020 döneminde yüzde 13,66 olan sendikalaşma oranı yüzde 14,40'a yükselmiş oldu.Türk-İş, 1 milyon 131 bin 749 ile en fazla üyeye sahip konfederasyon unvanını korurken, Türk-İş'i, 711 bin 295 üye ile Hak-İş, 193 bin 866 üye ile DİSK izledi.En fazla üyeye sahip işçi sendikaları sırasıyla 238 bin 666 üyeyle Hizmet-İş, 209 bin 529 üyeyle Türk Metal, 185 bin 370 üyeyle Öz Sağlık-İş, 144 bin 68 üyeyle Genel-İş, 107 bin 823 üyeyle Tez Koop-İş ve 104 bin 308 üyeyle Koop-İş oldu.
Aile, Çalışma Ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Desteğiyle Mardin'de "Bir Dünya Üreten Kadın Kooperatifi" Kuruldu
ANKARA (AA) - Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Mardin'de Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) çerçevesinde Dicle Kalkınma Ajansına sunulan 'Bir Dünya Üreten Kadın Projesi' kapsamında, 'Bir Dünya Üreten Kadın Kooperatifi' kurulduğunu bildirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından kadın istihdamını artırmak amacıyla destek verilen projelere bir yenisi daha eklendi.Bu kapsamda SOGEP çerçevesinde 'Bir Dünya Üreten Kadın Kooperatifi' kuruldu. Mardin Büyükşehir Belediyesinin ortağı olarak finans desteği verdiği proje kapsamında, devam eden fidan dikimleri için 60 kadın istihdam edildi. Dikim işleminin tamamlanmasıyla 200 kadın çiftçi seçilecek ve bu kadınlara gerekli eğitimler verilecek, başarılı olanlar sertifika almaya hak kazanacak.Amaç kadınların kooperatifleşmesini sağlamak Mardin Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü koordinasyonunda destek sağlanan 'Bir Dünya Üreten Kadın Projesi' ile kırsaldaki kadınların kooperatifleşmesi sağlanarak istihdama kazandırılması planlanıyor.Lavanta bahçelerinde organik ürün yetiştiriciliği ve tarım alanında marka değeri yüksek ürünlerin yetiştirilmesi hedefleniyor.Projeye, mali destekle fona erişim ve kredi destekleri sağlanarak ürün, iş geliştirme, ağ oluşturma, ortaklık alanlarında farkındalık oluşturulacak. Ayrıca kişisel gelişim ve kapasite geliştirici eğitim programları ile yerelde kalkınmaya katkı sağlanacak.17 dekar alan üzerinde 15 lavanta bahçesi oluşturulacak'Bir Dünya Üreten Kadın Projesi' kapsamında Mardin'in Ömerli ilçesinde lavanta fidesi dikimi yapıldı.Dikim, 17 dekar alan üzerinde 15 lavanta bahçesi oluşacak şekilde gerçekleştirildi.Nusaybin'de 120 dönüm alanda toplam 94 bin lavanta fidanı dikimi de tamamlandı.Dargeçit ilçesinde 255 dönüm alanın 135 dönümüne 106 bin lavanta fidanı dikildi, kalan 120 dönüm alana ise şubat ayında dikim yapılacak. Artuklu, Ömerli, Derik ilçelerinde ise arazi hazırlıkları devam ediyor.Proje kapsamında toplam 1020 dekar alanda 800 bin 400 lavanta bitkisi ekimi gerçekleştirilecek, böylece 60 lavanta bahçesi kurulacak.Kadın kooperatifi sayısı 459'e yükseldiAile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk'un destek verdiği kooperatifler, kadınlar için güçlü bir istihdam kapısı olmaya devam ediyor. Bölgesel buluşmalar, kadın kooperatifi kurulmasını da teşvik ediyor.Bakan Selçuk'un katılımıyla şimdiye kadar ikisi Akdeniz, biri İç Anadolu, biri Ege ve ikisi Karadeniz'de olmak üzere toplam 6 bölgesel kadın kooperatifleri buluşması gerçekleştirildi.Bakan Selçuk, bu buluşmalarda kooperatiflerin kadın istihdamına olan katkısına dikkati çektiklerini ve Bakanlık olarak kooperatiflere destek verdiklerini hatırlatarak, kadın kooperatifi sayısının 459'a yükseldiğini kaydetti.
Grafikli - Fetö Sanıkları Hesap Veriyor
KONYA (AA) - SAVAŞ GÜLER - Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi ve örgütün yapılanmasına ilişkin şubat ayında 6 ildeki 27 davada 951 sanık hakim karşısına çıkacak.FETÖ'nün hain darbe girişimi sonrası yurt genelinde cumhuriyet başsavcılıklarınca başlatılan soruşturmaların ardından açılan davalardaki yargılamalar devam ediyor.Şubat ayında 6 ilde sanık sayılarıyla öne çıkan ve örgütün bazı kilit isimlerinin yargılandığı 27 dava görülecek. 'Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme' ve 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçlardan açılan davalarda 951 sanık yargılanacak.FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında, Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı'ndaki eylemlere ilişkin, eski alay komutanları Muhsin Kutsi Barış ve Muhammet Tanju Poshor'un da aralarında bulunduğu 512 sanığın yargılanmasına 1 Şubat'ta Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesinde devam edilecek.Yine aynı gün, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, eski savcı Zekeriya Öz, gazeteciler, jandarma ve eski emniyet görevlilerinin de aralarında bulunduğu 6'sı tutuklu, 13'ü firari 76 sanığın yargılanması, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde sürecek.FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin davada dosyaları ayrılan 141 sanığın yargılandığı davaya ise 12 Şubat'ta İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesinde bakılacak.Şubat ayında görülecek davalardan bazıları şunlar:1 ŞubatDava adı: Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı'ndaki eylemlere ilişkin dava (512 sanıklı)Yer: Ankara 19. Ağır Ceza MahkemesiTarih: 1-26 Şubat Saat: 09.30Dava adı: Hrant Dink cinayetine ilişkin dava (76 sanıklı)Yer: İstanbul 14. Ağır Ceza MahkemesiTarih: 1 ŞubatSaat: 10.302 ŞubatDava adı: Eski korgeneral İyidil ve 2 eski general hakkındaki darbe girişimi davası (3 sanıklı)Yer: Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi Tarih: 2 ŞubatSaat: 09.00Dava adı: 'Futbolda şikede kumpası' davası (87 sanıklı)Yer: İstanbul 14. Ağır Ceza MahkemesiTarih: 2-12 ŞubatSaat: 10.30Dava adı: FETÖ'nün Adana'daki mahrem askeri yapılanmasına yönelik dava (5 sanıklı)Yer: Adana 12. Ağır Ceza MahkemesiTarih: 2 ŞubatSaat: 10.005 ŞubatDava adı: Osman Kavala ve Henri Jak Barkey'in darbe girişimi davası (2 sanıklı)Yer: İstanbul 36. Ağır Ceza MahkemesiTarih: 5 ŞubatSaat: 13.30Dava adı: FETÖ'nün Adana'daki mahrem askeri yapılanmasına yönelik dava (6 sanıklı)Yer: Adana 12. Ağır Ceza MahkemesiTarih: 5 ŞubatSaat: 10.009 ŞubatDava adı: FETÖ'nün Adana'daki polis yapılanmasına yönelik dava (7 sanıklı)Yer: Adana 13. Ağır Ceza MahkemesiTarih: 9 ŞubatSaat: 10.0010 ŞubatDava adı: FETÖ'nün Adana'daki mahrem eyalet yapılanmasına yönelik dava (5 sanıklı)Yer: Adana 2. Ağır Ceza MahkemesiTarih: 10 ŞubatSaat: 10.0011 ŞubatDava adı: FETÖ'nün Adana'daki mahrem eyalet yapılanmasına yönelik dava (7 sanıklı)Yer: Adana 2. Ağır Ceza MahkemesiTarih: 11 ŞubatSaat: 10.0012 ŞubatDava adı: İzmir'de FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin dosyası ayrılan sanıkların yargılandığı dava (141 sanıklı) Yer: İzmir 20. Ağır Ceza MahkemesiTarih: 12 ŞubatSaat: 10.00Dava adı: FETÖ'nün Adana'daki mahrem eyalet yapılanmasına yönelik dava (7 sanıklı)Yer: Adana 13. Ağır Ceza MahkemesiTarih: 12 ŞubatSaat: 10.0015 ŞubatDava adı: FETÖ'nün Adana'daki eğitim yapılanmasına yönelik dava (5 sanıklı)Yer: Adana 2. Ağır Ceza MahkemesiTarih: 15 ŞubatSaat: 10.0016 ŞubatDava adı: Eski Ege Ordusu Komutanı Emir Subayı Fevzi Öztürk'ün yargılandığı dava (1 sanıklı)Yer: İzmir 20. Ağır Ceza MahkemesiTarih: 16 ŞubatSaat: 11.15Dava adı: Ergenekon davasının eski savcılarından Murat Dalkuş'un yargılandığı dava (1 sanıklı)Yer: İstanbul 28. Ağır Ceza MahkemesiTarih: 16 ŞubatSaat: 11.00Dava adı: FETÖ'nün Adana'daki eğitim yapılanmasına yönelik dava (5 sanıklı)Yer: Adana 11. Ağır Ceza MahkemesiTarih: 16 ŞubatSaat: 10.0017 ŞubatDava adı: 'FETÖ firarisi Adil Öksüz'ün saklanmasına yardım' davası (5 sanıklı)Yer: İstanbul 36. Ağır Ceza MahkemesiTarih: 17 ŞubatSaat: 14.30Dava adı: FETÖ'nün Adana'daki polis yapılanmasına yönelik dava (6 sanıklı)Yer: Adana 13. Ağır Ceza MahkemesiTarih: 17 ŞubatSaat: 10.0018 ŞubatDava adı: Eski istihbaratçı Enver Altaylı hakkındaki FETÖ davası (3 sanıklı)Yer: Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesi Tarih: 18 ŞubatSaat: 09.30Dava adı: FETÖ'nün Adana'daki finans yapılanmasına yönelik dava (5 sanıklı)Yer: Adana 11. Ağır Ceza MahkemesiTarih: 18 ŞubatSaat: 10.0022 ŞubatDava adı: FETÖ'nün Adana'daki mahrem eyalet yapılanmasına yönelik dava (6 sanıklı)Yer: Adana 11. Ağır Ceza MahkemesiTarih: 22 ŞubatSaat: 10.0023 ŞubatDava adı: Sakarya Emniyet Müdürlüğündeki yasa dışı dinleme davası (11 sanıklı) Yer: Sakarya 2. Ağır Ceza MahkemesiTarih: 23 ŞubatSaat: 14.3024 ŞubatDava adı: Sahte sağlık raporlarıyla 'Askeri öğrenci olamaz' raporu veren FETÖ sanığı tabiplerin davası (12 sanıklı)Yer: İstanbul 32. Ağır Ceza MahkemesiTarih: 24 ŞubatSaat: 10.30Dava adı: FETÖ'nün Adana'daki mahrem imam yapılanmasına yönelik dava (7 sanıklı)Yer: Adana 2. Ağır Ceza MahkemesiTarih: 24 ŞubatSaat: 10.0025 ŞubatDava adı: FETÖ'nün Adana'daki polis yapılanmasına yönelik dava (5 sanıklı)Yer: Adana 13. Ağır Ceza MahkemesiTarih: 25 ŞubatSaat: 10.0026 ŞubatDava adı: Eski Ankara İl Jandarma Komutanı kurmay albay Cengiz Tarım'ın yargılandığı dava (1 sanıklı)Yer: Adana 13. Ağır Ceza MahkemesiTarih: 26 ŞubatSaat: 10.00Dava adı: Kırıkkale'deki FETÖ/PDY davası (20 sanıklı)Yer: Kırıkkale 1. Ağır Ceza MahkemesiTarih: 26 ŞubatSaat: 10.00