onedio
Cadılar Bayramı İle İlgili Bilmediğiniz 13 Gerçek
Cadılar Bayramı ülkemizde yeni yeni kutlanmaya başlanan ama dünyada çok uzun süredir bir gelenek olan, Hristiyanların bayram gibi gördüğü, kostümleri, partileriyle ünlü, filmlere konu olan bir fenomen. Peki Cadılar Bayramıyla ilgili bildiklerinizin ne kadarı doğru?
Tarihten Günümüze Tüm Dünyadan 15 Devrim Filmi
Bu da bizim devrimimiz. Saltanatı kaldırıp bir imparatorluktan cumhuriyet yaratmak büyük başarı idi. Rutkay Aziz iyi bir oyunculukla canlandırıyor Atatürk'ü. Diğer rollerde de Türkiye sinemasının en iyi oyuncularını görmek mümkün. Hem siyaset adamı hem de insani yönleriyle yansıtılmış cumhuriyetimizin kurucusu filmde. Hatırlamak ve belki unutmamak için izlenmeli. http://www.imdb.com/title/tt0432807/
Reklam
Tokat'ta Bin Yıllık İncil Ele Geçirildi
Tokat'ta bin yıllık olduğu değerlendirilen altın varak süslemeli İncil ele geçirildi.Tokat Valiliğinden yapılan yazılı açıklamaya göre, İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, tarihi değeri bulunan eserlerin pazarlanacağı bilgisinin alınması üzerine operasyon düzenledi.Bir araçta yapılan aramada, 21x16 santimetre ebadında 51 yaprak, yaklaşık bin yıllık ve eski Süryanice yazıldığı değerlendirilen, iç ve dış kısımları tahrif olmuş, içerisinde altın varakla yapılmış dini motifli resimler bulunan İncil ele geçirildi.
Reklam
Reklam
Reklam
14 Adımda Dinamitin ve Nobel Ödülleri'nin Mucidi Olan Alfred Nobel'in Hayatı
Son günlerde Aziz Sancar'ın kimya dalında Nobel Ödülü almasıyla birlikte gündem olan Nobel Ödülleri'nin mucidi, Alfred Nobel'i pek yakından tanıdığımız söylenemez. Farklı bir kişilik, dinamitin mucidi ve büyük bir servetin sahibi olan Alfred Nobel, ilginç yaşantısıyla tanınması gereken kişilerden..
Reklam
Alternatif Tatil Arayanlara Avrupa'nın En Güzel Kasabalarından Olan Telč Kasabasının 19 Şahane Fotoğrafı
Jihlava yakınlarındaki güney Moravya'da bir kasabadır. Kasaba, Bohemya, Moravya ve Avusturya arasındaki yoğun ticari yollarının kesiştiği bir kraliyet yeri olarak 13. yüzyılda kurulmuştur. İngiliz tarzı park (orijinal Gotik kale yeniden inşa edilmiş) ile 17. yüzyıl Rönesans şatosunun yanı sıra, en önemli görülecek yerleri, kent meydanı ve eğlencelerle yerleri ile iyi korunmuş Rönesans ve uzunlamasına Barok evleri ile kent eşsiz görünümündedir. 1992 yılından beri UNESCO Dünya Miras listesine dahil olmuştur.Gotik kale, 14. yüzyılın ikinci yarısında inşa edilmiştir. 15. yüzyılın sonunda, kale surları güçlendirmiş ve yeni bir kapı kule inşa edildi.
Cumhuriyet'in İlk 80 Yılında Yapılmış Görkemli Duruşlarıyla Gurur Duyduran 20 Mimari Eser
etiket
Mimarlar Odası’nın resmi yayını olan Mimarlık dergisi’nin 311. sayısında okuyucularına yaptırdığı ankette 1923 ile 2003 yılları arasında Türkiye’de mimarlık alanında kayda değer eserleri sıralamaları istendi. İlk 20'ye giren eserler ise aşağıdaki gibi şekillendi. Günümüze en yakın binanın 1992 yılına ait olduğu listede 2003'ten sonra yapılmış bir yapı girer miydi merak etmiyor değiliz.
Sanat Ne Anlatır? 6 Gizemli Yapıt ve Öyküleri | Bölüm 9
etiket
Gördüğünüz bu eser 1600'lerin başında büyük bir sansasyon yaratmış, tüm İtalya'da büyük bir gürültü koparmıştır.Söylenti çabuk yayıldı, İtalya'nın gelmiş geçmiş en büyük sanatçılarından biri olan Michelangello Merisi De Caravaggio bunu yapmıştı;Sanat tarihinde ilk defa dini bir isme model olarak fahişe kullanılmıştı.1600'lerin Roma'sında toplumun 6 da 1'ini oluşturan fahişelerin en meşhuru, en profesyoneli olarak bilinen Lena, ressama model olmuştu. Üstlendiği rol ise Hz. İsa'nın annesi Meryem Ana'dan başkası değildi.1604 yılında halka açık bir sunağın merkezine yerleştirilmek üzere, Caravaggio'ya Roma Katolik Kilisesi sipariş verdi. Resmin büyük ebatlarda olmasını, kucağında çocuk İsa'yı tutan Meryem Ana'nın tasvir edilmesini ve hacıların uzak yollardan gelip, Meryem Ana'nın huzuruna çıkarılmasını konu alması isteniyordu.Caravaggio yaşamı boyunca Kilise ile ters düşmüş ancak her defasında bir yolunu bulup kurtulmuştu. Üstelik bu işin ücreti de dolgundu. Ancak hiç kimse ona göklerde uçan melekleri, yıldırımlar yağdıran kudretli tanrıları, resmettiremezdi. Onun gerçekliği tam da yaşadığı varoşlarda hanlarda ve genel evlerdeydi.Caravaggio için peygamberler, azizler ya da antik tanrıların tamamı yalnızca birer insandı. Ve o dini kişilikleri yaşadığı ortamdan çıkarmayı da seviyordu.O gece Caravaggio atölyesine doğru yürürken yüzü darp edilmiş Lena ile karşılaştı. Kendisinin de arkadaşı olan Lena, bir anda zihninde Meryem Ana olarak belirdi ve ressam hiç düşünmeden ondan model olmasını istedi.---Görenler hayretle Meryem Ana'ya mı yoksa Lena'ya mı baktıklarını anlayamadılar. Meryem Ana acı dolu bir yaşam sürmüştü. Lena da kendi adına yaşamından yeteri kadar çileyi çekmişti. Ve bu gördüğünüz oldukça ilginç eser dünyaya geldi.Bu aynı zamanda acı bir hicvin resmiydi. Kopan fırtınalara rağmen eser sunağından hiç inmemiş ve sergilenmeye devam etmiştir..Bu eserin sanat tarihindeki önemini anlamak için aynı durumun ülkemizde ya da Ortadoğu da yaşandığını düşününüz. Neler olurdu ??
Reklam