Çin Koca Çölü Ormana Dönüştürdü: Ülkenin Havasını Temizliyor!
Taklamakan Çölü, bir zamanlar geri dönüşü olmayan yer olarak anılan, kum fırtınalarının hüküm sürdüğü devasa bir 'Ölü Deniz' idi. Ancak bugün bu uçsuz bucaksız sarı coğrafyada sıra dışı bir değişim yaşanıyor. Yaprakların hışırtısı kumun sessizliğini bozuyor. Çin’in on yıllardır sürdürdüğü ağaçlandırma projeleri, Taklamakan’ı sadece yeşertmekle kalmadı, onu küresel iklim mücadelesinde aktif bir karbon yutağına dönüştürdü.
Detaylar 👇
1990’lı yılların uydu görüntülerinde soluk bir leke gibi duran Taklamakan, bugün derin yeşil kuşaklarla çevrelenmiş durumda.

Tarım Çöl Otoyolu boyunca uzanan 500 kilometrelik hat, artık sadece bir yol değil, damla sulama sistemleri ve tuza dayanıklı kavaklarla örülmüş canlı bir organizma. Mühendisler, kumları sabitlemek için saman kareler kullanarak başladıkları bu yolculukta, derin köklü iğde ve karaağaç gibi türlerle doğayı adeta yeniden inşa ettiler.
Bilimsel veriler, bu yapay ormanların artık saldıklarından daha fazla karbondioksit emdiğini gösteriyor.

Fotosentezin bu devasa ölçekteki başarısı, çölü dev bir karbon süngerine dönüştürdü. Toz fırtınalarının şiddeti azalırken, artan nem oranı bölgenin iklimsel karakterini değiştiriyor. Ancak bu süreç sadece ağaç dikmekten ibaret değil. Her fidanın dibindeki tuz tabakasını temizleyen, sulama hatlarını kontrol eden binlerce işçinin sabırlı emeğiyle ayakta duruyor.
Bu yeşil projenin arkasında 'nicelikten ziyade nitelik' ilkesi yatıyor. Uzmanlar, 'yeşil çöller' (canlı barındırmayan tek tip ormanlar) oluşmaması için biyoçeşitliliğe vurgu yapıyor. Sadece hızlı sonuç almak için dikilen ağaçlar yeraltı su kaynaklarını kurutma riski taşıyor. Bu nedenle, bölgeye özgü türlerin karışımı ve suyun gramla hesaplandığı akıllı sistemler hayati önem taşıyor.
Taklamakan deneyi, insanlığın sert doğayı onarma kapasitesini kanıtlıyor.

Ancak bu projeler fosil yakıt emisyonlarını azaltmanın bir alternatifi değil, iklim mücadelesinde bir 'tasarruf hesabı' olarak görülmeli. Çölün toz kaynağı olmaktan çıkıp karbon emen bir ekosisteme dönüşmesi, doğru planlamayla en kurak toprakların bile birer çözüm merkezine dönüşebileceğini gösteriyor. Taklamakan’daki kavakların hışırtısı, aslında dünyanın geri kalanı için umut dolu bir fısıltı taşıyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!




Yorum Yazın