onedio
article/comments
article/share
Haberler
Dostoyevski Spotify Listesi Hazırlasaydı Neler Dinlerdi?

etiket Dostoyevski Spotify Listesi Hazırlasaydı Neler Dinlerdi?

Dostoyevski’nin playlist’ini hayal etmek biraz sarsıcı ama bir o kadar da keyifli olurdu… Çünkü o bir playlist yapsaydı, muhtemelen içinde hem iç çatışmalar hem de ruhun karanlık koridorlarında yankılanan notalar olurdu. Hüzünle coşkunun, yalnızlıkla isyanın el ele dans ettiği bir liste! Haydi, Dostoyevski neler dinlerdi sorusunun yanıtlarına birlikte bakalım!

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

1. Jeff Buckley - Hallelujah

Jeff Buckley bu şarkıyı öyle bir söylüyor ki… sanki insanın ruhunu usulca soyuyor. Leonard Cohen’in sözlerine getirdiği melankolik yorum, yalnızlığın en zarif halini anlatıyor bizce. Buckley, bu şarkıyı kaydettikten kısa bir süre sonra trajik bir şekilde boğularak öldü, tıpkı Dostoyevski’nin karakterlerinin kaderine yenik düşmesi gibi. Ne hazin!

2. Pink Floyd - Comfortably Numb

Eğer Dostoyevski bir gece sabaha kadar yazdıysa muhtemelen fonda bu parça çalardı. Pink Floyd’un efsane şarkısı, ruhun uyuşması ve duvarların arkasına saklanmayı anlatıyor. Gitar solosu ise adeta Raskolnikov’un vicdanının yankısı gibi duruyor. Listenin varoluş sancısı kotası da tam olarak bu şarkıyla dolmuş oluyor.

3. Nick Cave - Into My Arms

Dostoyevski’nin karakterleri birbirlerini sever ama genelde mahvederler. Into My Arms da tam öyle bir aşk şarkısı işte... Dingin ama yürek yakan cinsten. Cave bu şarkıyı eski sevgilisi Anita Lane için yazmış. Aşkın ağırlığını Dostoyevski listesine kim daha iyi taşırdı ki?

4. Johnny Cash - Hurt

İnsanın kendi yarasını kaşıması diye bir şey varsa, bu şarkı tam olarak o. Johnny Cash’in sesi insanın iliğine kadar işleyen türden. Bu şarkı aslında Nine Inch Nails’e ait ama Cash’in yorumu onu ölümsüz yaptı. Dostoyevski'yi ellerini kafasının yanına koymuş şarkıyı dinlerken hayal edin. Cuk diye oturmuyor mu?

5. Erik Satie - Gymnopédie No.1

Yavaş tempolu, ağır ama yine de ruhu kanatlandıran bir parça… Dostoyevski de dinlerken kendi karakterlerinin suskunluğunu duyabilirdi. Erik Satie, besteyi 1888’de yazmış ve o dönemde oldukça tuhaf bulunmuş. Şimdi ise depresif kahramanların fon müziği olarak biliniyor. Ummadık taş baş yarar neticede!

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

6. Nina Simone - Feeling Good

Dostoyevski için mutluluk genellikle geçici bir yanılsamaydı ama Nina Simone’un şarkısı o yanılsamayı bile yürekten hissettiriyor. 1965’te yayımlanan şarkı ırkçılığa karşı direnişin sembollerinden biri haline gelmişti. Dostoyevski bu şarkıyı ironik bir gülümsemeyle dinlerdi, emin olun!

7. Beethoven - Moonlight Sonata

Dostoyevski Moonlight Sonata'yı dinlerken büyük ihtimalle bir pencereden dışarı bakıp “İnsanın kendi vicdanı en büyük hapishanedir.” diye iç geçirirdi. Dostoyevski'nin listesinin baş taçlarından biri.

8. Ludovico Einaudi - Nuvole Bianche

Bu listede zirvedeki enstrüman kesinlikle piyano! Einaudi Nuvole Bianche'yi yazarken kelimelere ihtiyaç duymamış çünkü piyano zaten her şeyi anlatıyor. Dostoyevski’nin karamsar ama zarif yanına mükemmel derecede yakışırdı.

9. Edith Piaf - Non, Je Ne Regrette Rien

Hadi biraz da ironik bir özgüven gelsin. Edith Piaf için şarkı, geçmişin ağırlığını geride bırakmak içindi. Dostoyevski karakterleri ise tam tersine geçmişlerinden kaçamaz, bilirsiniz.

10. Bob Dylan - Knockin’ on Heaven’s Door

Şarkı 1973’te yazıldı ama ölümsüzlüğünü hiç kaybetmedi. Umutsuzluk, kabulleniş ve sükunet… Hepsi bu birkaç dakikada toplanıyor. Dostoyevski bu şarkıyla muhtemelen kalemini masaya bırakırdı.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

11. Tom Odell - Another Love

Finalde biraz kalpleri sızlatalım dedik! Tom Odell’in biriciği Another Love, resmen bir jenerasyonun iç sesi haline geldi. Aşka doyamayan ama aynı zamanda ondan kaçan ruhların şarkısı minvalinde. Dostoyevski de bu parçayla bir roman bitirirdi. Kalemi elinde, gözleri pencerede...

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
Kendime popüler kültür ve televizyon dedektifi diyebilirim. Televizyon ve sinemanın mutfağında yer almayı da bir o kadar seviyorum. 2019 yılından bu yana da Onedio’da ilişkiler, teknoloji, müzik ve popüler kültür odaklı içerikler üretiyorum. Yazarken sadece bilgi aktarmaktan ziyade okuyucunun kalbine dokunacak bir his bırakmayı önemsiyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın