Dünyanın En Borçlu Ülkesinde Neden Hala Herkesin Keyfi Yerinde?
Ekonomik başarıyı sadece kasanın doluluğuyla ölçmek yanıltıcı olabilir. Bir ülkenin mali sağlığını anlamak için sadece borç miktarına değil, bu borcun Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’ya (GSYH) oranına bakmak gerekir. FocusEconomics’in 2025 projeksiyonları, küresel borç haritasında çarpıcı bir tabloyu ortaya koyuyor: Bazı ülkeler borcu bir strateji olarak kullanırken, bazıları bu yükün altında eziliyor.
Detaylar 👇
Dünyanın en yüksek borç oranına sahip ülkesi olan Japonya (%242), garip bir şekilde krizden en uzak görünen aktörlerden biri.

Yaşlanan nüfusun sosyal maliyetleri ve bitmek bilmeyen ekonomik teşvik paketleri bu devasa rakamı doğursa da, kriz çıkmamasının hayati bir sebebi var: Borcun neredeyse tamamı Japon Merkez Bankası ve yerel yatırımcıların elinde. Yani Japonya kendi halkına borçlu.
Benzer bir 'bilinçli' tablo Singapur’da (%173) görülüyor. Kağıt üzerinde ürkütücü duran bu oran, aslında güçlü bir finansal mühendisliğin ürünü. Bütçe fazlası veren ve devasa döviz rezervlerine sahip olan ülke, zorunlu tasarruf sistemine güvenli yatırım aracı sağlamak için bu borcu kasıtlı olarak yaratıyor.
Asya’daki "planlı" borçlanmanın aksine, Eritre (%210) ve Sudan (%128) gibi ülkelerde borç hayatta kalma çabasının acı bir sonucu.

Eritre’de yıllar süren izolasyon ve askeri harcamalar ülkeyi dış yardıma muhtaç bırakırken, Sudan’da iç savaşlar ve petrol gelirlerinin kaybı, temel hizmetlerin bile borçla dönmesine neden oluyor. Bu ülkeler için borç bir enstrüman değil, bir bağımlılık sarmalı.
Avrupa tarafında ise Yunanistan (%149) ve İtalya (%138) yapısal sorunlarla boğuşmaya devam ediyor. Yunanistan 2008’in yaralarını sarmaya çalışırken, İtalya düşük büyüme ve yaşlı nüfusun sosyal harcamaları nedeniyle Euro bölgesinin 'kırılgan sütunu' olmaya devam ediyor.
Küresel devler de bu sarmalın dışında değil.

ABD (%124), doların rezerv para olma gücüyle faizleri yönetse de, iç politikadaki bütçe kavgaları belirsizliği tetikliyor. Fransa (%116) ise cömert refah devleti politikaları ile mali disiplin arasındaki dengeyi kurmakta zorlanıyor.
Rakamlar bize şunu anlatıyor: %150’lik bir borç oranı Singapur için bir güç gösterisiyken, Sudan için bir çöküş ilanıdır. Vatandaş için bu oranlar daha geç emeklilik, daha yüksek vergi ve kısıtlı kamu hizmeti demektir. Nihayetinde mesele ne kadar borcunuz olduğu değil, o kaynağı geleceği inşa etmek için ne kadar akıllıca kullandığınızdır.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın