Büyükada Rum Yetimhanesi İstanbul'un en gizemli yapılarından biri. 1899'da Avrupa’nın en büyük ahşap yapısı olarak bir otel ve kumarhane amacıyla inşa edildi. Ancak II. Abdülhamid’den ruhsat alamayınca, 1903’te Fener Rum Patrikhanesi’ne devredilerek yetimhaneye dönüştürüldü. 1964 yılında Kıbrıs meselesi kaynaklı siyasi gerilimler nedeniyle apar topar boşaltılan bu görkemli yapı, o tarihten beri terk edilmiş halde kurtarılmayı bekliyor. Yapıya giriş ise kesinlikle yasak.
'ubxyn' ve 'gezginmaceraci_' isimli iki içerik üreticisi Büyükada Rum Yetimhanesi'ne girmeyi başardı. Hem giriş anlarını hem içerden görüntüleri paylaştıkları video, pek çok kişinin merakını giderdi.
Büyükada’daki Rum Yetimhanesi’ne giriş neden yasak?

1. Yapısal Çökme Riski (En Büyük Tehlike)
Burası dünyanın en büyük ahşap yapılarından biri ve 1964 yılından beri tamamen terk edilmiş durumda. Yıllardır bakım görmediği için taşıyıcı kolonlar ve tavanlar tamamen çürümüş durumda. İçeride yürürken zeminin çökmesi veya kafanıza devasa bir ahşap kütlenin düşme ihtimali çok yüksek. Deniz havası ve fırtınalar yapıyı her geçen gün daha da kırılgan hale getiriyor.
2. Tarihi ve Kültürel Mirasın Korunması
Yetimhane, hem mimari hem de tarihi açıdan paha biçilemez bir değere sahip. Kontrolsüz girişler yapıldığında duvarlara yazı yazılması (videoda da görünüyor), parçaların çalınması veya kazara yangın çıkması gibi riskler doğuyor. Bina şu an Fener Rum Patrikhanesi'ne ait ve uzun süredir restorasyon için bütçe ve planlama çalışmaları yapılıyor. Yapıyı 'koruma alanı' statüsünde tutmak için girişler kapalı.
3. Güvenlik ve Yasal Durum
Burası kamuya açık bir yer değil, bir mülkiyet. İzinsiz girmek 'haneye tecavüz' kapsamında yasal sorunlara yol açabilir. İçeride birinin başına bir şey gelmesi durumunda (yaralanma veya ölüm), mülkiyet sahipleri ve devlet kurumları ciddi hukuki sorumluluk altında kalacağı için bekçilerle ve tellerle korunuyor.
👇





Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın