Kazananlar Belli Oldu: 79. BAFTA Ödülleri Sahiplerini Buldu
En İyi Orijinal Senaryo, En İyi Orijinal Müzik Ödülü - Sinners/Günahkarlar (Ryan Coogler)

Sinners konusu:
1932 yılının boğucu Mississippi Deltası'nda, Jim Crow yasalarının ve acımasız ırkçılığın kol gezdiği karanlık bir dönemde geçen bu gerilim dolu hikaye, izleyiciyi soluksuz bir hayatta kalma mücadelesine davet ediyor. Chicago'nun suç dolu geçmişini geride bırakıp yeni bir başlangıç arayışında olan ikiz kardeşler Elijah 'Smoke' ve Elias 'Stack' Moore (her ikisi de Michael B. Jordan'ın etkileyici performansıyla), memleketlerine dönerek topluluk için bir eğlence mekanı (juke joint) açarlar. Hayatlarını düzene sokma umutları, çok geçmeden sadece insanın insana uyguladığı vahşi ırkçılıkla değil, aynı zamanda kasabayı nesillerdir pençesinde tutan kadim ve doğaüstü bir kötülükle – kana susamış vampirlerle – yüzleşmek zorunda kalmalarıyla altüst olur. Film, tarihi gerçekliğin acımasızlığını, metaforik bir korku anlatısının ürpertici atmosferiyle harmanlayarak izleyiciye unutulmaz bir deneyim vadediyor.
İngiliz Yazar, Yönetmen veya Yapımcı Tarafından Yapılan En İyi İlk Film - My Father's Shadow (Babamın Gölgesi)

My Father's Shadow konusu:
1993 Nijerya'sında, ülkenin askeri rejimden demokrasiye geçiş umuduyla çalkalandığı kritik bir dönemdeyiz. Uzun süredir ortalarda görünmeyen gazeteci ve aktivist Folarin (Ṣọpẹ́ Dìrísù), beklenmedik bir şekilde köydeki ailesinin yanına döner. İki küçük oğlu Remi ve Akin’i de yanına alarak, ödenmemiş maaşını tahsil etmek için kaotik başkent Lagos'a bir günlük bir yolculuğa çıkar. Ancak bu seyahat, çocuklar için babalarının peşine takıldığı sıradan bir şehir gezisinden çok daha fazlasına dönüşecektir. Lagos’un hareketli sokaklarında ilerlerken, onlar sadece babalarının gizemli geçmişinin, iç dünyasının ve toplumdaki yerinin perdesini aralamakla kalmaz; aynı zamanda ülkelerinin demokrasi umudu ile askeri baskı arasındaki gerilimli mücadelesine de yakından tanık olurlar. Bu, hem kişisel bir keşif hem de ulusal bir uyanış hikayesidir.
En İyi İngiliz Kısa Film Ödülü - This is Endometriosis

This is Endometriosis:Bu çarpıcı belgesel, dünya genelinde yaklaşık 200 milyon kadını etkileyen ancak tıp dünyasında ve toplumda hala 'görünmez' kabul edilen endometriozis hastalığının ardındaki acı gerçeği su yüzüne çıkarıyor. Film, sadece hastalığın tıbbi tanımını sunmakla kalmayıp, teşhisi ortalama 7 ila 10 yıl sürebilen bu sinsi rahatsızlık nedeniyle hayatları kökten değişen kadınların dokunaklı gerçek hikayelerine odaklanıyor. Ağrıları 'normal sancılar' denilerek geçiştirilen genç kızlardan, annelik hayalleri elinden alınan kadınlara ve yanlış tedaviler sonucu organ kaybı yaşamak zorunda kalanlara kadar uzanan geniş bir yelpazede, endometriozisin yıkıcı etkileri gözler önüne seriliyor. Bu film, bir hastalığın ötesinde, sessizce mücadele eden milyonların sesi oluyor.
En İyi Belgesel - Mr. Nobody Against Putin

Mr. Nobody Against Putin konusu:
2024 yapımı ve 2025-2026 döneminde uluslararası arenada büyük yankı uyandıran 'Mr. Nobody Against Putin' (Putin'e Karşı Bay Hiçkimse), Rusya'daki muhalif hareketin en cüretkar figürlerinden biri olan Aleksey Navalni'nin nefes kesen hayatını, sarsılmaz mücadelesini ve trajik sonunu mercek altına alan, kapsamlı bir biyografik belgesel. Film, yolsuzluk karşıtı bir avukat olan Navalni'nin, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e karşı nasıl en büyük siyasi tehdit haline geldiğinin izini sürerken, 'Bay Hiçkimse' olarak bilinen sıradan bir vatandaşın, devasa bir devlet mekanizmasına karşı tek başına başlattığı dijital ve siyasi savaşın kronolojik bir dökümünü sunuyor. Belgesel, 2020'deki zehirlenme vakasından Berlin'deki tedavi sürecine, kendi suikastçılarını telefonla arayıp itiraf ettirdiği o meşhur ana ve nihayetinde 2021'de Rusya'ya cesurca dönüp tutuklanmasına kadar uzanan süreci derinlemesine inceliyor. Bu dokunaklı yapım, adaletsizliğe karşı dimdik duran bir adamın, tüm engellere rağmen verdiği destansı mücadeleyi gözler önüne seriyor.
En İyi Makyaj ve Saç Ödülü, En İyi Kostüm Tasarımı, En İyi Yapım Tasarımı Ödülü - Frankenstein

Frankenstein konusu:
Dehşet verici bir keşif arayışıyla yanıp tutuşan dahi bilim insanı Victor Frankenstein (Oscar Isaac), yaşamın ve ölümün sınırlarını zorluyor. İnsanoğlunun en büyük hayalini gerçekleştirmek için ceset parçalarını bir araya getiren Victor, yeni bir varlık (Jacob Elordi) yaratır. Ancak karşısına çıkan, beklediği kusursuzluğun çok ötesinde, devasa ve ürkütücü bir 'Varlık'tır. Kendi eserinin korkunç yüzüyle dehşete kapılan Victor, yarattığını kaderine terk ederek kaçar. Dışlanmış, nefretle karşılanmış ve sevgiden mahrum bırakılmış bu acımasız dünya karşısında Varlık, zamanla derin bir zeka geliştirir. Yaşadığı tarifsiz yalnızlık ve terk edilmişlik hissi, onu yaratıcısına karşı yıkıcı bir intikam arayışına sürükler. Kuzey Kutbu'nun buzlu ıssızlığına uzanan bu epik takipte, yaratıcı ile yaratılan arasındaki kaçınılmaz hesaplaşma, insanlığın varoluşsal sınırlarını zorlayan bir dramaya dönüşüyor.
En İyi Çocuk ve Aile Filmi - Boong

Boong konusu:
Hindistan'ın hareketli Manipur bölgesinden, zekasıyla göz kamaştıran 10 yaşındaki Boong (Gugun Kipgen) ile tanışın. Onun en büyük hayali, uzun yıllardır ortadan kaybolan babasını bulup eve geri getirerek annesine hayatının en unutulmaz sürprizini yapmaktır. Bu yürek ısıtan amaç uğruna, Boong en yakın arkadaşı Raju ile birlikte, tehlikelerle dolu ama umut ışığıyla aydınlanan bir yolculuğa çıkar. Gizlice Hindistan-Myanmar sınırını aşan bu iki cesur çocuk, sadece coğrafi sınırları temsil eden tel örgüleri değil, aynı zamanda ırkçılığın acımasızlığını, sınıfsal farklılıkların derinliğini ve bölgedeki askeri gerilimin yarattığı görünmez duvarları da saf ve masumiyetleriyle yıkmaya çalışacaklardır. Küçük bir kalbin büyük bir sevgi ve umutla çıktığı bu macera, sınır tanımayan bir cesaret ve dayanıklılık hikayesi sunuyor.
En İyi Kadın Oyuncu - Hamnet / Jessie Buckley

En İyi Erkek Oyuncu - I Swear / Robert Aramayo

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü - One Battle After Another (Sean Penn)

One Battle After Another konusu:
1940'ların sonlarında, Çin İç Savaşı'nın en dondurucu ve çetin kış aylarında, Mançurya'nın buz tutmuş dağları, eşi benzeri görülmemiş bir kahramanlık destanına sahne oluyor. Stratejik bir geçidi tutmakla görevli, sayıca kendilerinden kat kat üstün düşman kuvvetlerine ve bölgedeki acımasız haydut çetelerine karşı imkansız bir direniş gösteren küçük ama seçkin bir askeri birliğin destansı mücadelesine tanık olun. Bu zorlu koşullarda, tecrübeli komutan, sadece askeri dehasıyla değil, aynı zamanda savaşın yıprattığı askerlerinin tükenmek üzere olan moralini ayakta tutma çabasıyla öne çıkarak birliğine ilham veriyor. 'Bir savaştan diğerine' sürüklenen bu yorgun ruhlar için barış, her zaman bir sonraki tepenin ardındaki kanlı bir çatışmanın gölgesinde kalmaya mahkumdur. Bu amansız kışta hayatta kalma, umudu koruma ve özgürlük için verilen mücadele, sizi derinden etkileyecek.
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü - Sinners (Wunmi Mosaku)

En İyi Özel Görsel Efekt - Avatar: Ateş ve Kül

Avatar: Ateş ve Kül konusu:
'Suyun Yolu' filminin nefes kesen olaylarının hemen ardından, Jake Sully ve Neytiri, Metkayina kabilesiyle güçlerini birleştirerek ailelerini koruma mücadelesine kaldıkları yerden devam ediyor. Ancak bu kez tehdit, yalnızca geri dönen acımasız Albay Quaritch ve insan ırkının bitmek bilmeyen istilasından ibaret değil. Pandora'nın volkanik kalbinden yükselen, Varang liderliğindeki 'Kül İnsanları' adında yepyeni bir Na'vi kabilesi sahneye çıkıyor. Önceki filmlerdeki doğayla uyumlu, barışçıl Na'vi imgesinin tam aksine, bu kabile öfke, şiddet ve intikam ateşiyle yanıyor. Jake ve ailesi, hem eski düşmanlarının amansız takibiyle yüzleşirken hem de kendi türleri arasında patlak veren bu yıkıcı iç çatışmayı durdurmak zorunda kalıyor. Film, 'ateş' elementinin hem her şeyi yutabilen yıkıcı gücünü hem de küllerinden yeniden doğuşun mistik ruhunu merkezine alarak, Pandora'nın hiç bilmediğimiz karanlık yönlerini gözler önüne seriyor. Bu yeni mücadele, Sully ailesini şimdiye kadarki en zorlu sınavlarından birine sokacak.
En İyi Kurgu, En İyi Görüntü Yönetmenliği, En İyi Uyarlama Senaryo, En İyi Yönetmen (Paul Thomas Anderson) - One Battle After Another

En İyi Oyuncu Seçimi Ödülü - I Swear
En İyi Animasyon Filmi - Zootopia 2
En İyi İngiliz Kısa Animasyon Filmi - Two Black Boys in Paradise
En İyi Ses Ödülü - F1
En İyi İngiliz Filmi - Hamnet

Hamnet Konusu:
16. yüzyıl İngiltere'sinin sisli topraklarında, efsanevi oyun yazarı William Shakespeare'in (Paul Mescal) gölgesinde kalmış, ancak ruhuyla ışıldayan bir ailenin dokunaklı hikayesi izleyiciyle buluşuyor. Film, doğayla iç içe yaşayan, şifacı ve gizemli bir kadın olan Agnes Hathaway (Jessie Buckley) ile genç, borç içindeki ailesine destek olmaya çalışan Latince öğretmeni William'ın 1580'lerde başlayan tutkulu aşkının derinliklerine iniyor. Ancak bu romantik başlangıç, ailenin 1596 yılında vebadan kaybettiği 11 yaşındaki oğulları Hamnet'in trajik ölümüyle derinden sarsılır. Bir annenin evladını kaybetmenin tarifsiz acısını ve bu yıkıcı kaybın aile üzerindeki sarsıcı etkilerini işleyen yapım, aynı zamanda bir babanın yaşadığı bu derin yası, dünya edebiyatının ölümsüz başyapıtlarından 'Hamlet'e nasıl dönüştürdüğünü çarpıcı bir dille gözler önüne seriyor. Bu, sadece bir yazarın ilham hikayesi değil, aynı zamanda derin bir aile trajedisi ve insan ruhunun direnişine dair güçlü bir tanıklık.
Yabancı Dilde En İyi Film Ödülü - Sentimental Value

Film, geçmişin silinmez izleri, kopan aile bağları ve sanatın hem iyileştirici hem de yıkıcı gücünü odağına alan çarpıcı bir modern trajikomedi. Hikaye, yolları uzun zaman önce ayrılmış iki kız kardeşin, başarılı oyuncu Nora (Renate Reinsve) ile kendi hayat yolunu bulmaya çalışan içe dönük Agnes'in yaşamına odaklanıyor. Yıllardır görüşmedikleri babaları Gustav (Stellan Skarsgård), bir zamanlar saygın bir yönetmenken şimdi kariyerinin alacakaranlığını yaşayan bir figür olarak aniden hayatlarına geri döner. Gustav'ın elinde, Nora'nın başrol oynamasını istediği son bir senaryo vardır. Bu filmle hem kızının kariyerini zirveye taşımayı hem de dağılmış ailesini yeniden bir araya getirmeyi ummaktadır. Ancak bu 'manevi' birleşme çabası, sadece eski yaraları deşmekle kalmaz; aksine komik olduğu kadar derinden acı veren yüzleşmelere, unutulmuş gerçeklerin su yüzüne çıkmasına ve aile sırlarının deşifre olmasına neden olur. Sanatın ve aile olmanın karmaşık dinamikleri arasında sıkışıp kalan Nora, Agnes ve Gustav, geçmişle hesaplaşırken geleceğe dair umutlarını da sorgulayacakları, duygu yüklü bir maceraya atılırlar.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın