Klibiyle Her Yeri Oynatan O Parça: This Is America
Childish Gambino bir diğer ismiyle Donald Glover'ın This Is America’sı çıktığı dönemde her yeri oynatmıştı. İçinde barındırdığı anlamlar, mesajlar ile bambaşka bir eser olarak karşımıza çıktı. Gelin birlikte Amerika’daki ırkçılık, silah şiddeti, polis vahşeti ve eğlence kültürünün bu şiddeti nasıl görünmez kıldığı üzerine sert bir eleştiri niteliğine sahip bu parçayı ve klibi inceleyelim!
Şarkının ani ritim ve ton değişimleri, Amerika’daki çelişkili yaşam gerçekliğini yansıtıyor.

- This Is America, bir anda sert ve karanlık bir rap’ten, neredeyse eğlenceli ve melodik bir havaya geçiyor. Bu geçişler, Amerika’da özellikle siyah toplulukların bir yandan travma, şiddet ve baskıyla yaşarken diğer yandan eğlence üretmeye zorlanmasını simgeleyen en önemli noktalardan biri. Ritme kapıldığınızda sözlerin ve atmosferin o karanlığıyla da yüzleşiyorsunuz zaten.
Klibin başındaki Jim Crow duruşu, ırkçılığın tarihsel sürekliliğine güçlü bir gönderme yapıyor.

- Gambino’nun ilk silah sahnesinde aldığı abartılı ve rahatsız edici poz, 19. yüzyılda siyahları aşağılayan Jim Crow karikatürlerini çağrıştırıyor aslında. Klibin başında bu sahne, ırkçı şiddetin yalnızca geçmişte kalmış bir sorun olmadığını, günümüz Amerika’sında da farklı biçimlerde sürdüğünü anlatıyor hepimize...
Klip boyunca silahların özenle korunması, insan hayatının ikinci plana atıldığını açıkça gösteriyor.

- Klipte her silah kullanıldıktan sonra dikkatle kırmızı bir bezle sarılıp sahneden çıkarılıyor... Buna karşılık vurulan bedenler yerde bırakılıyor ve kimseyle ilgilenilmiyor. Bu karşıtlık, Amerika’da silah haklarının ve silah kültürünün, insan yaşamından daha fazla önemsenmesini sert bir dille eleştiren eşsiz sahnelerden biri.
Ön plandaki danslar, izleyicinin dikkatini bilinçli olarak arka plandaki şiddetten uzaklaştırıyor.

Gambino ve genç dansçılar enerjik, tanıdık ve viral olmaya uygun danslar sergilerken, arka planda kaos, panik ve yıkım yaşanıyor aslında. Klipte de tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi izleyiciyi eğlenceyle oyalayarak şiddeti arka plana itme durumu ve bu duyarsızlaşma hali görünüyor. Gerçekten de özenle düşünülmüş bir klip değil mi?
Kilise korosunun vurulduğu sahne, modern Amerika’daki ırkçı saldırılara doğrudan bir gönderme taşıyor aslında.

Otomatik silahla bir kilise korosunun katledilmesi, 2015’te Charleston’daki siyah kiliseye düzenlenen saldırıya odaklanıyor özünde. Bu sahne, ibadet alanları gibi “güvenli” kabul edilen mekanların bile siyahlar için güvende olmadığını çarpıcı şekilde vurguluyor.
Klip boyunca durmaksızın devam eden kaos, şiddetin normalleştiğini gösteriyor.

- Arka planda koşan insanlar, polis kovalamacaları, yangınlar ve çığlıklar hiç durmuyor resmen! Ama kamerada bunlara asla uzun uzun odaklanmıyor... Bu da şiddetin Amerika’da sıradanlaştığını, hayatın olağan akışı içinde görmezden gelindiğini anlatıyor.
Gambino’nun performansı, siyah bedenin eğlence üretme baskısını eleştiriyor.

Abartılı mimikler, jestler ve dans figürleri; siyah bireylerin yaşadıkları acıya rağmen toplum tarafından sürekli eğlendiren bir rol üstlenmeye zorlanmasını temsil ediyor. Acı bile bir “şova” dönüşüyor bir anda...
Finaldeki karanlık kaçış, sürekli bir korku ve hayatta kalma halini simgeliyor, hepsini izlemek için:
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın