Müzik Dünyasını Altüst Eden Beklenmedik Vokal Değişimleri
Bazı gruplar vardır; vokal değişimi sadece bir yenilenme değil, resmen küçük bir deprem etkisi yaratır! Bazen grubu yukarı taşır, bazen büyük bir bölünmeye sebep olur, bazen de müzik tarihinin yönünü değiştirir... İşte sahne önündeki o kritik koltuk değiştiğinde ortalığı yerle bir eden en gruplar! 👇
1. AC/DC: Bon Scott’tan Brian Johnson’a geçiş!
Bon Scott’ın ölümü rock dünyası için büyük bir şoktu, AC/DC’nin sonu geliyor dendi Ama Brian Johnson’ın gelişiyle grup sadece devam etmekle kalmadı, Back in Black gibi tarihin en çok satan rock albümlerinden birini çıkardı! Bu değişim, trajediden doğan bir yeniden doğuş gibiydi... Bugün hala “En başarılı vokal değişimi” denince ilk akla gelen örnek.
2. Journey: Steve Perry’den Arnel Pineda’ya...
Steve Perry’nin müthiş vokali o kadar ikonikti ki, akla direkt “Onun yerini kim doldurabilir?” sorusu geliyordu. Derken internetten keşfedilen Filipinli şarkıcı Arnel Pineda geldi ve herkesi şaşırttı. Sahnedeki enerjisi ve Perry’ye yakın yorumuyla grubun yeniden tura çıkmasını sağladı.
3. Iron Maiden: Paul Di’Anno’dan Bruce Dickinson’a...
Iron Maiden ilk döneminde daha punk-metal arası bir havadaydı. Bruce Dickinson’ın gruba katılmasıyla sound tam anlamıyla epik, melodik ve arena metal bir kimliğine büründü. “The Number of the Beast” gibi klasikler bu dönüşümle geldi. Bruce’un gelişi grubun kaderini tamamen değiştirdi diyebiliriz!
4. Queen: Freddie Mercury sonrası Adam Lambert!
Freddie’nin yeri dolmaz, buna kimse itiraz etmiyor. Ama Queen’in Adam Lambert’la yeniden sahnelere dönmesi gruba hem nostalji hem modern bir tazelik kattı. Lambert, Freddie’yi taklit etmeden onun mirasına saygı duyan bir yorum getirdi. Bu iş birliği milyonlarca kişiyi yeniden konser salonlarına topladı.
5. Genesis: Peter Gabriel’den sonda Phil Collins!
Peter Gabriel ayrıldığında herkes “Genesis bitti.” diye düşünüyordu. Ancak Phil Collins davuldan çıkıp vokale geçti ve grubun pop/progresif çizgisini bambaşka bir seviyeye taşıdı. Sonuç? Dünya çapında inanılmaz satışlar ve bambaşka bir kitle... Grup resmen yeni bir kimliğe evrildi!
6. Alice in Chains: Layne Staley yerine William DuVall!
Layne Staley’nin sesi grunge’ın en karanlık imzalarından biriydi, bu yüzden yerine birinin geçmesi çok riskliydi. William DuVall’ın gelişi hem tartışma yarattı hem de grubun kaldığı yerden devam etmesini sağladı. Tonu farklı ama ruhu koruyan bir vokal olması AIC’nin yeniden sahneye çıkmasını mümkün kıldı. Bugün hala iki dönemin fanları arasında tatlı sert bir bölünme var!
7. Killswitch Engage: Jesse Leach ile Howard Jones arasında gidiş geliş...
Metalcore’un en tanınan gruplarından biri olan Killswitch Engage, vokal değişimleriyle resmen iki farklı dönem yaşadı. Jesse Leach’in ham ve duygulu vokallerinin yerini Howard Jones’un güçlü ve melodik yorumunun alması grubu daha geniş kitlelere taşıdı. Sonra Jesse’nin geri dönmesiyle hikaye tam biraz karmaşıklaştı! Fanlar hala “Hangi dönem daha iyi?” diye tartışıyor...
8. Nightwish: Tarja Turunen’den Anette Olzon’a...
Nightwish’in operatik vokal kraliçesi Tarja’nın ayrılması, metal dünyasında küçük çaplı bir fırtına koparmıştı. Yerine gelen Anette daha pop ağırlıklı bir vokaldi ve bu değişim büyük tartışma yarattı! Sound tamamen farklı bir ruha büründü, kimi fanlar çok sevdi, kimisi pek kabul etmedi. Ama kesin olan şey şu; bu değişim grubun kariyerini bambaşka bir çizgiye taşıdı.
9. Stone Temple Pilots: Scott Weiland sonrası Chester Bennington!
Scott Weiland’ın karizmatik vokali grubun karakteriyle özdeşleşmişti. Chester Bennington’ın sürpriz bir şekilde gruba katılması rock dünyasında “Neler oluyor?” etkisi yarattı. Kısa sürse de Chester gruba bambaşka bir enerji kattı. Hem şaşırtıcı hem unutulmaz bir dönem oldu diyebiliriz.
10. Skid Row: Sebastian Bach’tan sonraki kaotik dönem!
Sebastian Bach’ın ayrılması Skid Row için büyük bir kırılma anıydı çünkü onun karizması ve sahne enerjisi grubun kimliğiyle tamamen özdeşleşmişti. Bach’tan sonra ilk olarak Johnny Solinger vokale geçti ve uzun yıllar bu rolü üstlendi; hatta grubun en uzun süre görev yapan vokali oldu. Sonrasında kısa bir dönem Tony Harnell denendi, ardından da genç ve güçlü sesiyle ZP Theart (eski DragonForce vokali) görevi devraldı. Her biri gruba ayrı bir karakter kattı ama fanlar hala Bach döneminin vahşi enerjisini efsane olarak görüyor!
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın
Angela Gossow-Alissa White Gluz