Sen Daha Ne Kadar Ağlayacaksın?
1. Öncelikle cinsiyetini seçer misin?
2. Yaşını seçer misin?
3. En son ne zaman ağladın?
4. Film izlerken en çok hangisi seni ağlatır?
5. Ağlamak zayıflıktır, sözüne katılıyor musun?
6. Ağladığın bir anı düşündüğünde kendine ne diyorsun?
7. Duygularını genelde nasıl yaşarsın?
8. Ağlamak seni rahatlatıyor mu?
9. En yakın arkadaşın seni ağlarken görse ne yapar?
10. Bunlardan hangisini seçersin?
Sen daha çok ağlayacaksın!
Sen bir su burcu olmasan bile, içinde kesinlikle bir “su ruhu” var. Ruhunun derinliklerinde bir yerlerde dalga dalga duygu, katman katman his yatıyor. Ve bu duygular her gün içinde akıyor, bazen bir damla gözyaşıyla dışa vuruluyor, bazen sessiz bir iç çekişle kendini belli ediyor. Ağlamak senin için sadece bir acının dışa vurumu değil. Aynı zamanda sevinç, özlem, anılar, hatta şükran hissi bile seni gözyaşlarına boğabiliyor. Birinin seni anlaması, geçmişten bir eşya bulman, çocukluğundan bir şarkı duyman, eski bir dostla tesadüfen karşılaşman... Tüm bunlar senin ruhuna dokunur ve gözlerinden akar. Çünkü senin kalbinin dili gözyaşların. Ama bu sürekli akış seni zaman zaman yoruyor. İnsanlar seni “duygusal”, “abartılı” hatta “ağlak” olarak etiketleyebiliyor. Oysa bilmedikleri şey şu: Sen sadece hissediyorsun. Belki onların on katı kadar. Peki bu iyi mi, kötü mü? Ne tamamen iyi, ne de tamamen kötü. Çünkü bazı anlarda bu derinlik seni ilişkilerinde kırılgan yapabilir, hayal kırıklığına açık hale getirebilir. Ama aynı zamanda, bu seni çok özel bir insan yapar. Empatin yüksek, anlayışın güçlü, sevgin koşulsuz. Sen daha ne kadar ağlarsın? Eğer bu dünya biraz daha böyle devam ederse, bayağı bir süre daha... Ama olsun. Ağla. Arın. Ve sonra gülümse. Çünkü sen ağladığında bile güzel bir şey bırakıyorsun geride: Gerçek hislerin izini.
Sen biraz daha ağlayacaksın!
Sen dışarıdan sakin, kontrollü, hatta zaman zaman soğukkanlı biri gibi görünüyorsun ama işin aslı öyle değil. İçinde adeta yankılanan bir duygular odası var. Bazen kimseye göstermediğin, içinden fısıltılarla konuştuğun bir dünya taşıyorsun. Ve işin en sessiz çığlığı orada atılıyor. Senin gözyaşların gözlerinden değil, kalbinin en derinlerinden süzülüyor. Belki aynaya bakarken, belki gece herkes uyuduğunda, belki de sokakta yürürken bir reklam panosunda sana geçmişini hatırlatan bir şey gördüğünde… O anlarda senin iç dünyanda bir şey kırılıyor, ama kimse anlamıyor. Çünkü sen kendine hep şunu söyledin: “Güçlü olmalıyım. Zayıflık göstermemeliyim.” Belki bu yüzden, gözyaşların bir süre sonra kabuk tuttu. Ama içini biliyoruz, biliyoruz ki senin aslında ne kadar sevgi dolu, ne kadar hassas bir kalbin var. Bu bastırma hali, seni zamanla duygulardan uzaklaştırabilir. İnsanlardan da... Çünkü gözyaşı sadece bir boşalma değil, aynı zamanda bağ kurmanın da bir yoludur. İnsanlar seni anlamakta zorlandığında bu yüzden zorlanıyor olabilirler. Ne zaman ağlamayı serbest bıraksan, o kadar hafifliyorsun. Ama sonra hemen pişmanlık, suçluluk ya da utanma... İşte bu zinciri kırmalısın. Gözyaşın utanç değil, cesaretin göstergesi olabilir. Sessiz kahramanların gözyaşları daha çok şey anlatır. Ve sen anlatmaya hazırsan, biz buradayız.
Sen daha ağlamayacaksın!
Sen duygularını yaşamakla, yönetmek arasındaki çizgide yürüyen birisin. Hayatta çok şey yaşadın belki de, o yüzden artık kendini “ağlamamaya” şartlamış gibisin. Çünkü senin için duyguların kontrolü, hayatta kalmanın bir yolu. Ağlamak sana göre bir lüks gibi. Zaman zaman ağlasan bile, hemen kendine gelip “tamam toparlanmam lazım” diyorsun. Bunu da sadece kendine değil, etrafına karşı da yapıyorsun. Çünkü seni güçlü bilenler var, çünkü senin sırtında bir yük var. Ve sen gözyaşının değil, çözümün insanı olmak zorundaymışsın gibi hissediyorsun. Ama bazen... bazen tek başına kaldığında bir şarkı, bir sahne, bir cümle seni tam kalbinden vuruyor. O an gözlerin doluyor, belki bir damla bile düşmeden ama sen içinde hissediyorsun: “Ağlamam gerek ama ağlayamıyorum.” İşte o his... O, en çok yoran şey. Sen daha ne kadar ağlamazsın? Belki biraz daha böyle gidersin. Ama gün gelecek, içindeki birikmiş her şey bir sel gibi akacak. Ve o zaman anlayacaksın ki, gözyaşı seni eksiltmedi. Sadece iyileştirdi. Şimdi güçlü olmanın yeni tanımını yaz: Ağlayabilen bir yürek, en dayanıklı olandır.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!
Yorum Yazın
Daha çok ağlayacakmışım.. canıma minnet tuhaf gelecek ama hoşuma gidiyor.. 😌
"Akıllı Sıralama" filtresinde tüm yorumlara ulaşamıyor olabilirsiniz.
Rahatsız edici veya saldırgan yorumlar, "Tarihe Göre" filtresi altında yer almaktadır.