Sen Nasıl Bir Filmin Başrolü Olurdun?
Bu test, sahne ışıkları üzerindeyken senin nasıl bir başrol enerjisi yaydığını ortaya çıkaracak. Mizahınla mı akıllarda kalırsın, derin duygularınla mı yüreklere dokunursun, yoksa aksiyonun tam kalbinde mi parlıyorsun?
Hadi teste!
1. Açılış sahnesinde seni nasıl tanırız?
2. Karakterinin en güçlü yanı nedir?
3. Başrol olmanın sana kattığı en büyük şey?
4. Seyircinin seni neden sevmesini istersin?
5. Film boyunca yanında olmazsa olmaz şey?
6. Sinema salonunda izleyici seninle ne yaşar?

7. Senin karakterinin mottosu?
8. İzleyici seni hangi kelimeyle hatırlar?
9. Karakterinin rengi ne peki?
10. Senaryoda sana en uygun final sahnesi nedir?
Sen romantik komedi başrolü olurdun!
Senin enerjin ışık gibi etrafa yayılıyor. Doğallığın, esprilerin ve sempatikliğin sayesinde insanlar seni izlerken kendilerini yanında gibi hissediyorlar. Küçük aksilikleri bile tatlı bir anıya çevirebiliyorsun ve bu seni “iyi hissettiren” karakterlerin yüzü yapıyor. Bir filmin başrolünde olsan, izleyici hem kahkaha atar hem de içten içe “keşke ben de böyle güzel bir tesadüf yaşasam” diye hayal kurar. Aşkı da dostluğu da eğlenceyi de aynı anda taşıyabiliyorsun. Senin filmin bittikten sonra salondan çıkan herkes yüzünde tebessümle “hayat bu kadar da zor değilmiş” diye düşünür.
Sen dram başrolü olurdun!
Derinlik senin en büyük gücün. Senin bakışların, bir diyalogdan daha fazlasını anlatıyor. İnsanların içine dokunan bir yanın var; belki kırılganlığın, belki de yaşanmışlıkların sayesinde, herkes sende kendinden bir parça bulabiliyor. Dram filmlerinde başrol olsan seyirci gözyaşlarını tutamaz ama aynı zamanda senin hikâyenden güç de alır. Duygularını saklamıyorsun, aksine onları sahici bir şekilde ortaya koyuyorsun. Bu da seni ekranda unutulmaz bir karaktere dönüştürüyor. Senin filmin bittiğinde izleyici uzun süre düşündüğü, kalbine işleyen bir deneyim yaşamış olur.
Sen aksiyon filmi başrolü olurdun!
Sen hızın, adrenalinin ve cesaretin sembolüsün. Risk almaktan korkmuyorsun; tam tersine, imkânsız gibi görünen anlarda en çok sen parlıyorsun. Başrol olduğun bir filmde seyirci, ekrana kilitlenip koltuğundan kalkamaz çünkü sürekli bir hareket, sürekli bir mücadele içindesin. Liderlik özelliklerin ve güçlü duruşun, çevrendekileri de harekete geçiriyor. Senin filmin heyecanla başlar, dorukta sürer ve finalde izleyiciyi alkışa boğar. Ekranda seni izleyen herkes “ben de onun gibi cesur olmalıyım” der. Senin karakterin, kahramanlık ruhunun tam karşılığıdır.
Sen fantastik film başrolü olurdun!
Senin doğan, hayal gücünün sınırlarını aşmak için yaratılmış. Gizemli, farklı ve büyüleyici bir enerjin var. Ekranda belirdiğinde seyirci hemen anlar: senin hikâyen sadece bu dünyayla sınırlı değil. İster bir büyülü evrende seçilmiş kişi ol, ister bilinmeyen gezegenlerde yolculuğa çıkan bir kâşif… senin başrolün izleyenleri bambaşka boyutlara taşır. Fantastik ya da bilimkurgu filmlerinde başrol olduğunda, seyirciler sadece senin hikâyeni değil, kendi hayal güçlerini de keşfeder. Senin filmin bittiğinde salondan çıkan herkesin aklında tek şey kalır: “Gerçeklik sandığımızdan çok daha büyük olabilir.”
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!
Yorum Yazın