Türk Marşı’ndan Dört Mevsim'e: Dünyaca Ünlü Klasik Bestelerin Az Bilinen Hikayeleri
Klasik müzik, sinirleri yatıştırabilir, duyuları harekete geçirebilir ve yaratıcılığı arşa çıkarabilir. Aynı zamanda bazı klasik besteler yıllar geçse dahi unutulmaz. Yani klasik müzik, birçok nedenden dolayı zamana direnmiştir. Hatta repertuarının genişliği ile yüzlerce yıldır dinleyicisine ilham vermiştir. Biz de dünyaca ünlü klasik besteleri ve bu bestelerin az bilinen hikayelerini buraya derledik. İşte, dünyaca ünlü klasik bestelerden bazıları ve hikayeleri.
Mozart - Turkish March - Marcha Turca
Wolfgang Amadeus Mozart'ın bestesidir. En iyi bilinen bestelerinden olan Türk Marşı'nın özgün adı, Rondo Alla Turca olarak bilinir. 27 yaşında bestelemiş olduğu 11 Numaralı La Majör Piyano Sonatı (1783), üç bölümden oluşur. İşte buradaki son bölüm Rondo Alla Turca adıyla bilinse de biz bunu Türk Marşı olarak biliriz.
Hikayesine geçecek olursak, Osmanlı Devleti bir zamanlar dünyaya hükmeden bir imparatorlukmuş. Özellikle 18. yüzyıl Avrupası sanatsal ve kültürel bakımdan Osmanlı'dan etkilenmiş. Hatta müzikte kullanılan sitillere Alla Turca eklenmeye başlanmış. Dolayısıyla besteciler de birçok eserinde Türk ezgilerini kullanmış. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ve Almanya gibi yerlerde Osmanlı ordusu Mehter Marşı moda olmuş.
Osmanlı Viyana'yı 2 kez kuşatmış. Böylece Mehter Marşı etkileri Avusturya çevresini iyice kuşatmış. İşte bu ülkenin dâhilerinden Mozart, olayların İstanbul'da geçtiği Türk sitiline yakın yaklaşık 40 adet eser bestelemiş. Bununla beraber Mozart'ın ilham verdiği Avusturyalı dâhi Ludwig van Beethoven'in da Türk Marşı niteliğinde eseri vardır.
Beethoven - Für Elise (Piano Version)
Ludwig van Beethoven'in Für Elise bestesi, ölümünden sonra keşfedilmiş bir eserdir. Piyano için yazılmış en çekici parçalardan biridir. Basit ve akılda kalıcı melodisi vardır. Hatta bu beste birçok kez yeniden yorumlanmıştır.
Für Elise bestesinin ardındaki hikayeye gelelim. 1810'lu yıllarda bestelenen Für Elise, Almanca 'Elise için' anlamına gelir. Beethoven bu beste üzerinde çalıştığı yıllarda Therese Malfatti isminde bir kadına aşıkmış. Fakat kimse bestecinin hayatında 'Elise' ismini duymamış. Bu sebeple sonradan ithafın 'Therese için' şeklinde olduğu söylenmiş.
2009 senesinde Klaus Martin Kopitz isminde bir Beethoven araştırmacısı, Elise adının sanatçının besteyi yapmadan önce tanıştığı Elisabeth Röckel'in takma adı olabileceğini dile getirmiş. Kopitz'e göre kilise Röckel'in ilk çocuğunu 1814'te vaftiz etmiş. Hatta adını da Maria Eva Elisa koymuş. Bu kayıtlara da Viyana'daki St. Stephen's Katedrali'nden ulaşılmış. Bir başka varsayıma göre, eskiden 'Elise' sevgilim anlamında kullanılırmış.
Tchaikovsky - 1812 Overture (Full with Cannons)
Tchaikovsky, 1812 Overture bestesinde enstrüman olarak gerçek top sesleri kullanılmış. Müzik boyunca kargaşa, üzüntü, sevinç ve kahramanlık duyguları iç içe anlatılmış. Uvertürde yer alan 'La Marsellaise' teması 1795 yılında Fransız Milli Marşı olarak kabul edilse de sonradan bu Napoleon tarafından yasaklanmış.
Hikayesi ise, Napolyon'un yaklaşık 600 bin askerden oluşan ordusu 24 Haziran 1812 yılında Rusya sınırlarını geçmiş ve Moskova'ya doğru ilerlemiş. Böylece Napolyon Moskova'nın 110 km batısındaki Borodino'ya ulaşmış. Buradaki savaşta neredeyse 80 bin kişi ölmüş. Tabii Fransa savaşın kazananı olmuş ve Moskova'ya girmiş. Şehirde yangın çıkmış. Yangın şehri yaşanmaz hale getirmiş ve tam dört gün boyunca sürmüş. Daha sonra Napolyon yaklaşan kış mevsimin etkisi ile 18 Eylül'de savaştan çekilmiş.
Rus gönüllü askerleri, Kazaklar ve köylüler Napolyon ordusuna saldırmış. Bu sebeple Napolyon daha güvenli alana yerleşmiş. Napolyon da bu savaşta yarım milyon asker kaybetmiş. İşte bu beste anlattığımız öykünün hikayesini anlatır. Uvertürün ilk sahne gösterisi 20 Ağustos 1882 tarihinde Moskova Kurtarıcı İsa Katedrali'nde olmuş.
Debussy - Clair de Lune
Claude Debussy 'in Clair de Lune eseri Fransızca 'Ay Işığı' anlamına gelir. Beste, Suite Bergamasque piyano sonatının 3. bölümüdür. Bu esere Debussy 1890 yılında başlamış, 1905 yılında bitirmiş. Clair de Luna bestesine neredeyse herkesin kulağı aşinadır. Farklı hisleri aynı anda yaşatan bir parçadır. Bu şaheser, huzurla başlar sonrasında matem, kaos ve umuda doğru sürekler.
Hikayesi ise, eser Verlaine 'in şiirinden esinlenerek bestelenmiş. Aynı zamanda Debussy 'in çalkantılı ruhu bu eserin oluşmasının sağlamış. O zamanlar Debussy 28 yaşındaymış ve neredeyse 15 yıl yayımlamamış bu bestesini. Piyano için oluşturulmuş. Verlaine 'in şiirindeki hüzünlü ve güzel duran ay ışığı bestede tüm çıplaklığı ile verilmeye çalışılmış.
Beethoven 9. Senfonisi
Beethoven 9. Senfoni ilk defa 1824 yılında Viyana'da seslendirilmiş. Senfoninin sonu koro ile beraber Schiller'in Neşeye Övgüsü ile sonlanır. Kral Friedrich Wilhelm'e ithaf edilen beste, insan sesinin kullanıldığı ilk senfoni olarak bilinir. Bu senfoni 2 yılda tamamlanabilmiş. Akıl, bilinç ve duygudan oluşan en yüce eserlerden biridir.
Beethoven 9. Senfoni hikayesine gelecek olursak, sanatçının tüm hayatını eserine adadığı ortaya çıkar. Sekizinci Senfonisini yazıldığı sıralarda Viyana Kongresi'nden sonra baskıcı ve gerici siyasi gelişmelerle etrafta acı bir hayal kırıklığı varmış. Bununla beraber kişisel acılar da yaşanıyormuş. Aynı zamanda üst sınıflar gericiliğe karşı direniyormuş. İşte 9. Senfonide gericiliğe karşı direnmeyi güçlü bir şekilde sembolize eder. Ayrıca bu beste, 1985'ten beri Avrupa Birliği'ni simgeler.
Gustav Holst- The Planets, Full Suite
Gustav Holst, en iyi orkestra süiti The Planets ile tanınır. İngiliz besteci Holst, bu eseri 1914-1917 yılları arasında yazmış. Tam 7 bölümden oluşuyor. Son bölümünü sözsüz kadın korosu eşlik eder. Başlangıçta süit kötü eleştirilere maruz kalmış. Ancak daha sonra hızla popülerliğini kazanarak geniş çapta icra edilmeye başlanmış. Besteci eserin sadece iki kaydını yönetmiş. İngiltere'de ise tam 80 kez orkestra şefleri tarafından kaydedilmiş.
The Planets hikayesi ise şöyledir. Gustov Holst arkadaşları ile İspanya'da tatil yaptığı sırada Astrolojiyle ilgili bir tartışma çıkmış. Bu tartışma Holst 'un konuya olan ilgisini arttırmış. Arkadaşları bu tartışma sırasında olağanüstü burç yorumcusu olduğunu anlamış. Daha sonra The Planets eseri hakkında besteci, zihnimde ana rahmindeki bir bebek gibi büyüdü demiş. Böylece eser ortaya çıkmış.
Mozart - Requiem
Mozart Requiem adlı bestesini, 1756-1791 yıllarında Viyana'da yazmış. Cenaze töreni müziği olarak kullanılmış. Eseri tamamlayamadan ölmüş. Eser dört bölümden oluşur. Eserinin tam versiyonun galası Viyana Restore salonunda gerçekleştirilmiş.
Hikayesi ise, Mozart 1971 yılında bir çalışması üzerinde yoğunlaşırken yabancıdan mektup almış. Mektupta Mozart'tan ölüler duası veya ölüler ilahisi bestelemesi istenmekte imiş. Hatta bunun karşılığında dolgun maaş teklif edilmiş. Sonradan ortaya çıkan söylentilere göre besteyi Kont von Walsegg eşinin ölüm yıl dönümü için istemiş. Mozart eşinin desteği ile bu isteği kabul etmiş. Ancak bu süreçte hastalanmış ve eseri tamamlayamamış. Sonrasında 5 Aralık 1791 yılında hayata gözlerini yummuş. Eser tamamlanamayınca öğrencisi Xaver Mozart'ın anlattığı şekilde eseri tamamlamış. Rivayetlere göre Mozart bu eseri yazarken kendi ölümünü düşünmüş. Mozart ölmüş olsa da bu eser onu ölümsüz kılmış.
Four Seasons ~ Vivaldi
Antonio Vivaldi For Seasons (Dört Mevsim), en meşhur eserlerinden biridir. Mevsimlere özgü olayları anlatır. Örneğin, rüzgârın uğultusu, yağmurun sesi ve kuş ötüşlerini müzikle resmileştirmiş. Dört mevsimi de anlatan dört keman konçertosundan oluşur. Barok döneminden kalmış.
Yaratılış hikayesi ise, belirli insan etkileşimlerini tanımlamak zordur. Antonio Vivaldi de bu sorunla boğuşuyormuş. Düzinelerce keman konçertosu yapan Vivaldi, dört mevsim döngüsüne ve müzikte insan davranışlarının tasvirini yapmak istiyormuş. Betimleyici müziğin konçertonun amacını ilerleteceğini biliyormuş ve bunu kanıtlamaya kararlıymış. Sonunda Dört Mevsimi yaratmış. Bestede her bir hareket belirli bir ruh halini yansıtıyor. Böylece 12 parçada 4 mevsim tamamlanmış.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın
Bu eserleri Senfoni orkestralarımızdan konser salonunda dinlemek apayrı bir keyiftir.