Uğruna Zehir Bile Yutuldu: Tarihte Güzellik İçin Yapılan 8 Tehlikeli Trend
Güzellik standartları tarih boyunca insanların hayatını doğrudan etkiledi. Bazı dönemlerde solgun ten zenginlik göstergesiydi, bazı dönemlerde ince bel zarafet sayılıyordu. Estetik görünüm uğruna yapılan uygulamalar çoğu zaman sağlık risklerini beraberinde getirdi. Zehirli maddeler yutuldu, tehlikeli kimyasallar yüze sürüldü, vücut şekillendirmek için acı veren yöntemler uygulandı.
Solgun görünüm uğruna kurşun bazlı yüz boyaları kullanıldı

Avrupa’da solgun ten, aristokrasinin simgesi kabul ediliyordu. Tarlada çalışmadığını gösteren beyaz cilt, statü göstergesi sayılıyordu. Bu nedenle birçok kişi, 'venetian ceruse' adı verilen kurşun bazlı boyalarla yüzünü kaplayarak porselen görünümü elde etmeye çalıştı.
Zamanla ciltte yaralar, saç dökülmesi ve sinir sistemi sorunları ortaya çıktı. Kronik kurşun zehirlenmesi, güzellik uğruna yapılan en tehlikeli uygulamalardan biri olarak tarihe geçti.
Cildi güzelleştirdiği iddia edilen arsenik hapları tüketildi
19. yüzyılda bazı ürünler, cilde parlaklık kazandırdığı iddiasıyla arsenik içeriyordu. 'Tamamen güvenli' ibaresiyle satılan tabletler, dönemin reklam anlayışını da gözler önüne seriyor.
Arsenik zehirlenmesi kusma, ishal ve organ hasarı gibi ciddi sonuçlara yol açabiliyordu. Buna rağmen daha pürüzsüz ve açık renk cilt uğruna tüketilmeye devam edildi.
Daha büyük göz bebekleri için güzelavrat otu damlaları kullanıldı

Rönesans döneminde iri göz bebekleri çekici kabul ediliyordu. Kadınlar gözlerine belladonna damlatarak göz bebeklerini büyütmeye çalıştı. Bitki, ölümcül güzelavrat otu olarak biliniyor.
Kullanım sonrası bulanık görme ve kalıcı görme kaybı riski ortaya çıkabiliyordu. Estetik görünüm uğruna görme yetisini tehlikeye atmak dönemin yaygın alışkanlıklarından biriydi.
Radyoaktif içerikli yüz kremleri moda haline geldi
20. yüzyılın başlarında radyasyon modernliğin simgesi sayılıyordu. Bu nedenle bazı kozmetik markaları, radyo ve toryum içeren yüz kremlerini gençleştirici ürünler olarak pazarladı.
Radyoaktif maddelerin cilt ve doku üzerinde ciddi hasarlara yol açabileceği sonradan anlaşıldı. Dönemin bilim hayranlığı, kozmetik sektöründe tehlikeli sonuçlar doğurdu.
Cilt açıcı ürünlerde cıva bileşikleri kullanıldı

Bazı eski cilt aydınlatıcı formüller, cilt tonunu açmak amacıyla cıva içeriyordu. Parlak görünüm vaadiyle sunulan ürünler, ciddi sağlık sorunlarını da beraberinde getirdi.
Cıva maruziyeti deri döküntülerine, böbrek hasarına, titreme ve ruh hali değişimlerine neden olabiliyordu. Estetik kaygılar, nörotoksik maddelerin kullanımını yaygınlaştırdı.
İncecik bel uğruna aşırı sıkı korseler tercih edildi
Viktorya Dönemi'nde kum saati vücut formu zarafetin simgesiydi. Daha ince bel görünümü için korseler aşırı sıkı şekilde bağlanıyordu.
Uzun süreli kullanım solunum zorluğu yaratıyor, iç organlara baskı uyguluyor ve kaburga yapısında kalıcı deformasyonlara yol açabiliyordu. Moda uğruna fiziksel sınırlar zorlandı.
Ayak bağlama geleneği statü sembolüne dönüştü

Yüzyıllar boyunca Çin’de küçük ayaklar, zarafet ve sosyal statü göstergesi sayıldı. Küçük yaşlarda başlayan ayak bağlama işlemi, ayakların küçülmesi için kemiklerin kırılmasına yol açıyordu.
Sonuç çoğu kadın için kronik ağrı ve hareket kısıtlılığı oldu. Estetik ideal, yaşam boyu süren fiziksel zorluklara neden oldu.
Geniş etek modası yangın riskini beraberinde getirdi
Krinin adı verilen çemberli etek yapıları, Viktorya Dönemi'nde elbiselerin geniş çan formu kazanmasını sağladı. Ancak mum ve şömine ışığında kullanılan kıyafetler, yanıcı kumaşlarla birleşince ciddi risk oluşturdu.
Hareket kabiliyetinin sınırlı olması, yangın anında kaçışı zorlaştırıyordu. Döneme ait kayıtlar, krinolin yangınları nedeniyle yaşanan ciddi kazalara dikkat çekiyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın
Şimdi de bolca kimyasalı güzellik uğruna genç yaşlardan itibaren vücudumuza yüzümüze sürüyoruz. Estetik operasyonlarda onlarca kilo dolguyu genellikle kadınl... Devamını Gör