Öğrenince Şok Olacağınız Dünyaca Ünlü 15 Sanat Eserinin Arkasındaki Gizemli Hikayeler
Sanat tarihindeki öncü isimlerin tablolarına bakınca kuşkusuz hepimizde bir büyülenme ve merak duygusu oluşuyor. 'Nasıl yaptı? Ne düşündü? Gerçekten bir insan mı yaptı bu eseri?' gibi. Biz de elimizden geldiğince sizlerin sorularına cevap bulabilmek için 10 sanat eserinin arkasındaki hikayeleri araştırdık ve sizler için derledik. Umarız beğenirsiniz, iyi okumalar! :)
Rusya'nın Kültürel Mirasının Mücevheri Olan Dünyanın En Büyük Müzesi: Ermitaj Müzesi
Sanatı, tarihi ve mimariyi seviyor musunuz? Eğer yolunuz bir gün Rusya’ya düşerse dünyanın en büyük ve en önemli müzelerinden biri olan Ermitaj Müzesi'ni kaçırmamalısınız. Petersburg'da bulunan Ermitaj Müzesi, Rus kültürünün hazinelerini ve ötesini keşfetmek isteyen herkes için mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir yer. Bu yazıda Ermitaj Müzesi'ne, tarihine, koleksiyonlarına ve ziyaretçi bilgilerine daha yakından bakacağız. Gezegendeki en çarpıcı müzelerden birinde sanal bir tura hazır olun! 👇
New York'un Kalbinden Dünyaya Yayılan Çağdaş Sanatın Merkezi: Metropolitan Sanat Müzesi
Genellikle MoMA olarak anılan Modern Sanat Müzesi, dünyanın en ünlü sanat müzelerinden biridir ve modern sanatseverlerin mutlaka ziyaret etmesi gereken bir yerdir. MoMA'nın koleksiyonunda tablolar, heykeller, çizimler, baskılar, fotoğraflar, filmler ve tasarım objeleri dahil olmak üzere 200 binden fazla sanat eseri bulunmaktadır.Tarihi ve mimarisinden sergilerine ve etkinliklerine kadar bu ikonik müze hakkında bilmeniz gereken her şeyi keşfedeceğiz, buyurun! 👇
İkonografi ve Görsel Okuryazarlık
İkonografi ve görsel okuryazarlık arasında sıkı bir ilişki olduğundan bahsetmiştim. Peki, ikonografi nedir? Bir görselin sembolik anlamlarını inceleyen bir disiplindir. İkonografi, sembolik anlamların incelenmesi, tanımlanmasıyla birlikte, bir görselin kullanımının tarihsel ve kültürel bağlamını da inceleyerek anlamını bulmak için kullanılan bir araçtır. Görsel okuryazarlık, görsel olarak sunulan bilgiyi anlama, yorumlamaya çalışırken ikonografiden yararlanan eleştirel düşünme becerisidir.
Müge Anlı Sağ Olsun, Dövme Artık "Marjinal" Değil
Bundan yaklaşık 10 sene önce Milliyet Gazetesi Haftasonu Ekleri'nde 'Çini Mürekkebi' isimli bir köşem vardı. Köşenin ana konusu dövme idi. Dövme ve genel anlamda 'alt' kültürlere dair aklınıza ne gelirse onlarla alakalı yazıyordum. Sanatçılarla röportajlar, dövme çeşitleri, dövmenin tarihi, dövme akımları, alternatif yaşam rehberi, alternatif yaşam tercihleri...O zamanlar dövme sevenlere, dövmelilere 'marjinal' derlerdi. Bu kelimenin anlamını tam olarak bilmeden sırf herkese benzemiyoruz diye yapıştırıverirlerdi etiketi. Çok şikayetçi idim durumdan. Şimdi Müge Anlı'daki kadınların bile kollarında, ellerinde dövme görüyoruz ve belki artık dövmeli olmak direkt 'marjinal' olmak anlamına gelmiyor ama başkalarına BENZEMEMEK, FARKLI olma hakkını kullanmak, KENDİN OLMAK hâlâ zor. İnsan ister istemez kendine soruyor : 'Hani biz marjinaldik?' diye… (Selamlar Cem Yılmaz)Bu edebi, iç dökme girişinden sonra Fahrettin Demir ile röportajımızı okuyacaksınız. Bence şu an açık ara memleketin en başarılı dövme sanatçısı. Ondan bahsederken rahat rahat 'Elimde büyüdü eşşek sıpası' diyebiliyorum. Zira yaptığı ilk dövmeyi de, aldığı ilk ödülü de gördüm. Şimdilerde hemen hemen her ülkede kazandığı uluslararası ödülleri de birlikte kutluyorum. Buralarda kalır mı, yoksa yakın bir tarihte gider mi? bilemem. Ben gitmeden sizin için birkaç soru sormak istedim. Bir de ilk röportajımızı 10 sene önce yapmışız, bakarsınız 10 sene sonra yine bir yerlerde siz, ben ve Fahrettin bir araya geliriz. Kimbilir?..