Engelli vatandaşlarımıza yönelik toplumsal bakış açısı ve tutum maalesef ki, hala oldukça problemli. Rahatsız edici bakışlar, garip sorular ve iyi niyet zannedilen fakat işleri daha da karmaşık hale getiren yardım çabası engelli bireyleri toplumdan uzaklaştırıyor. Bu durumun farkında olmak ve çözüm yolları aramak, herkesin ortak sorumluluğu olmalı.
6 Şubat depreminin ardından Ampute edilen Emine Akgül Barutçu engelli bireylere karşı gösterilen kırıcı tavırları ve yapılması gerekenleri anlattı. Anlattıkları bu konuda tedirginlik yaşayan pek çok kişiye de yol gösterdi.
Emine Barutçu, engelli bireylerle iletişim kurarken daha duyarlı ve nazik olmamızı sağlayacak tavsiyeleri şu şekilde özetledi;

Uzun süre bakmayın: Merak etmek doğal olsa da, bir engelli bireyi sürekli izlemek veya göz hapsine almak yerine normal bir şekilde önünüze bakmaya devam edin. Bu, 'buraya ait değilsin' hissi uyandırmamak için önemlidir.
Yardım isteyip istemediğini sorun: Bir şeye ihtiyacı olduğunu düşünüyorsanız, doğrudan müdahale etmek yerine 'Yardım ister misin?' diye sorun. Kendi kontrolünü elinde hissetmesine izin verin.
Nezaket ve acıma arasındaki farka dikkat edin: Yol vermek veya kapı tutmak gibi nazik hareketleri, 'Ah canım, sen geç' gibi acıyan bir tavırla değil, 'Buyurun, geçebilirsiniz' gibi normal bir nezaketle yapın.
Doğrudan kişiyle iletişim kurun: Eğer engelli birinin yanında bir başkası varsa, soru sorarken refakatçisine değil, doğrudan engelli bireyin kendisine hitap edin.
Çocuklarınızı uzaklaştırmayın: Yanınızda bir çocuk varsa ve bir engelli bireyle karşılaşırsanız, çocuğunuzu 'çarpar' endişesiyle sertçe kenara çekmeyin. Bu, çocuğa o kişinin 'kaçılması gereken biri' olduğu mesajını verir; bunun yerine durumu sakince açıklayın.
👇






Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın