Son dönemde pek çok ülkede doğum oranlarında büyük bir düşüş yaşanıyor. Bazı ülkeler bu konuda önlemler almaya, doğum oranlarını artırmak için teşvikte bulunmaya çalışıyor. Fakat pandemi döneminin bıraktığı psiokojik hasar ve ekonomik istikrarsızlıkların getirdiği belirsizlik pek çok kişi için hala tedirgin edici. Aynı zamanda günümüzde ebeveynlik anlayışı da tamamen değişti. Çocuk sadece kendi kendine büyüyen bir canlı değil, her anının ilmek ilmek işlenmesi gereken bir canlı olarak görülüyor.
'theinstagraslis' isimli içerik üreticisi yeni neslin neden çocuk sahibi olmak istemediğini bilimsel bir açıdan anlattı. Anlattıkları sosyal medyayı ikiye böldü.
Elbette, çocuk sahibi olma eğilimindeki düşüşü sadece biyolojik stresle açıklayamayız.

Modern yaşamın getirdiği ekonomik kaygılar, artan yaşam maliyetleri ve geleceğe dair finansal güvensizlik bu kararda en büyük rolü oynuyor. Ayrıca, eğitim seviyesinin yükselmesiyle birlikte çocuk sahibi olmak artık bir 'yaşam zorunluluğu' olmaktan çıkıp, titizlikle planlanması gereken opsiyonel bir tercihe dönüşmüş durumda. Çocuğun eğitiminden sağlığına her detayın ince ince planlanması, ayrıca güvenliğinin de sağlanması gerekiyor. Bu da elbette ebeveyn olmak isteyenler için oldukça zorlayıcı.
👇




Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın