onedio
article/comments
article/share
Haberler
Erkek Kısırlığının En Yaygın Nedeni Buymuş: Tedavi Yöntemleri de Var

Erkek Kısırlığının En Yaygın Nedeni Buymuş: Tedavi Yöntemleri de Var

Erkek kısırlığı, uzun süre yalnızca kadınlarla ilişkilendirilen bir sorun olarak görülse de uzmanlar bu algının gerçeği yansıtmadığını vurguluyor. Güncel araştırmalar çocuk sahibi olamayan çiftlerde erkek kaynaklı faktörlerin sanılandan çok daha yaygın olduğunu ortaya koyuyor. Üstelik en sık karşılaşılan nedenin tanımlanabilir ve çoğu durumda tedavi edilebilir olması, bu alandaki tabloyu önemli ölçüde değiştiriyor.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

İnfertilite, yani bir çiftin düzenli ve korunmasız ilişkiye rağmen bir yıl içinde gebelik elde edememesi, günümüzde sanıldığından çok daha yaygın bir sorun.

İnfertilite, yani bir çiftin düzenli ve korunmasız ilişkiye rağmen bir yıl içinde gebelik elde edememesi, günümüzde sanıldığından çok daha yaygın bir sorun.

Her 10 çiftten yaklaşık biri bu durumla karşı karşıya kalıyor. Geciken ebeveynlik, obezite, çevresel toksinler ve bazı sağlık sorunları bu tablonun giderek büyümesine neden oluyor.

Uzmanlara göre infertilite vakaları kabaca üçe ayrılıyor. Vakaların üçte biri erkek kaynaklı, üçte biri kadın kaynaklı, kalan kısmı ise her iki tarafla ilişkili ya da nedeni net olarak belirlenemeyen durumlardan oluşuyor. Buna rağmen erkek kısırlığı hala yeterince konuşulmayan bir başlık.

Erkeklerde Kısırlığın En Sık Nedeni: Varikosel

Erkeklerde Kısırlığın En Sık Nedeni: Varikosel

Erkek infertilitesinin en yaygın nedeni varikosel olarak biliniyor. Varikosel, testisleri saran toplardamarların genişlemesiyle ortaya çıkan ve bacaklardaki varis oluşumuna benzeyen bir damar problemi. Her beş erkekten birinde görülebilen bu durum, çoğu zaman ergenlik döneminde ortaya çıkıyor.

Çocuk sahibi olmakta zorlanan çiftlerde ise tablo daha da dikkat çekici: Bu erkeklerin yaklaşık yüzde 40’ında varikosel tespit ediliyor. Varikosel, sperm üretimini azaltabiliyor ve spermlerin hareket kabiliyetini düşürebiliyor. Bu nedenle tanının erken konulması, tedavi süreci açısından büyük önem taşıyor.

Erkek Doğurganlığı Yaşla Nasıl Değişiyor?

Erkek Doğurganlığı Yaşla Nasıl Değişiyor?

Kadınlarda doğurganlığın 35 yaş sonrası belirgin şekilde azalması bilinen bir gerçek. Erkeklerde ise kesin bir yaş sınırı olmasa da zamanla bazı değişimler görülüyor. Yaş ilerledikçe semen hacmi azalabiliyor, sperm hareketliliği düşebiliyor, ejakülasyon gücü zayıflayabiliyor ve en önemlisi sperm DNA’sındaki hasar artabiliyor. Bu durum döllenmeyi ve embriyonun rahme tutunmasını zorlaştırabiliyor.

Tanı Nasıl Konuluyor?

Erkeklerde infertilite şüphesinde ilk adım sperm analizi. Çocuk sahibi olmayı hemen planlamayan erkekler için bile bu testin yapılmasında bir sakınca görülmüyor. Test; sperm sayısını, hareketliliğini ve şeklini değerlendiriyor. Bunun yanında testosteron ve sperm üretimini uyaran hormonlar da ölçülüyor.

Genel kabul gören değerlere göre mililitre başına en az 15 milyon sperm, yüzde 40 ve üzeri hareketlilik ve yüzde 4’ten fazla normal şekilli sperm “normal” kabul ediliyor. Ancak bu değerlerin normal aralıkta olması tek başına gebeliği garanti etmiyor. Aynı şekilde bu sınırların biraz altında kalan değerlerle de gebelik elde edilebildiği biliniyor. Anormallik saptanması durumunda erkek infertilitesi konusunda uzman bir hekime başvurulması öneriliyor.

Erkek Kısırlığı Tedavi Edilebilir mi?

Erkek Kısırlığı Tedavi Edilebilir mi?

Uzmanlara göre erkek infertilitesi birçok durumda tedavi edilebilir. Cerrahi yöntemler, ilaç tedavileri ve yaşam tarzı değişiklikleri bu süreçte önemli rol oynuyor.

Özellikle obezite, erkeklerde hormonal dengeyi bozarak doğurganlığı olumsuz etkileyebiliyor. Fazla yağ dokusu testosteronun östrojene dönüşmesine neden oluyor ve bu da sperm üretimini baskılıyor. Dengeli beslenme, haftada en az üç gün kardiyo ve iki gün kuvvet egzersizi öneriliyor.

Günlük hayatta fark edilmeyen bazı detaylar da önemli. Sperm üretimi ısıya oldukça duyarlı olduğu için uzun süre sauna kullanımı önerilmiyor. Dizüstü bilgisayarların doğrudan kucağa konması da testis ısısını artırabiliyor. Ayrıca mikroplastikler ve kalıcı kimyasallar gibi çevresel toksinlere maruziyetin azaltılması tavsiye ediliyor.

İlaç tedavisinde ise bazı ilaçlar vücudun doğal testosteron üretimini artırırken, bazıları testosteronun östrojene dönüşmesini engelliyor. Bu tedaviler sperm sayısını ve hormon seviyelerini yükseltebiliyor.

Takviyeler konusunda ise uzmanlar temkinli. Dengeli bir beslenme düzeni olan kişiler için vitamin ve mineral takviyelerinin doğurganlık üzerinde belirgin bir etkisi olduğuna dair güçlü kanıtlar bulunmuyor.

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video

İlginizi çekebilir:

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
2019 yılında TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde lisans eğitimime başladım, 2024 yılında da mezun oldum. Eğitimim süresince çeşitli platformlar ve gazete topluluklarında çeviri ve yerelleştirme alanlarında aktif rol aldım, bu süreçte dil becerilerimi ve kültürler arası iletişim yetkinliğimi geliştirdim. 2022 yılının Mayıs ayında Onedio’da stajyer olarak başladığım editörlük kariyerime, “Yaşam” kategorisinde sosyal medyadaki trendleri, günümüz ilişki dinamiklerini ve toplumsal meseleleri okuyuculara ulaştırarak devam ediyorum. İçeriklerimde, okuyucuların kendilerinden birer parça bulmasını amaçlıyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
1
1
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın