Kardeş Kültürümüz, Can Kardeşi Komşumuz Azerilerin Harika 12 Azerice Şarkısı Sizlerle
Sadece komşu olmak değil, kültürel ve dilsel bağlar aramızda geçmesi çok keyifli bir köprü oluşturuyor. Hem dostluğumuzu anmak hem de insanların birbirine ne kadar yakın olduğunu hatırlatmak için sizlere bir liste hazırladık. Bu listede birbirinden güzel türküler, Azerbaycan hakkında nadide bilgiler bulacaksınız.
Kafkasya'nın en büyük ülkesi
Batı Asya ile Doğu Avrupa'nın kesişim noktası olan Kafkasya'da yer alan bir ülke. Güney Kafkasya'nın en büyük yüz ölçümüne sahip ülkesi olan Azerbaycan'ın doğusunda Hazar Denizi, kuzeyinde Rusya, kuzeybatısında Gürcistan, batısında Ermenistan ve güneyinde İran ile komşudur.
Türkiye ile Azarbaycan arasında 17 kilometre uzunluğunda bir sınır bulunmakta
Kendisine bağlı olan Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'nin ise kuzey ve doğusu Ermenistan ile, güneyi ve batısı İran ile çevrilmiştir, Türkiye ile de 17 km'lik sınırı bulunmaktadır. Azerbaycan, zengin kültürel mirasa sahiptir.
Opera ve tiyatro ile erken tanıştılar
Müslümanların çoğunlukta olduğu ülkeler arasında opera, tiyatro gibi sahne sanatlarını barındıran ilk ülke olma özelliğini taşır. Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti 1918 yılında kurulmuştur, ancak iki yıl sonra 1920, 26 Nisan'da Kızıl Ordu sınırı geçerek Azerbaycan'a girmiş.
Ülke Sovyetlerden 1991 yılında ayrılıp bağımsızlığı elde etmiş
28 Nisan 1920'de Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti kurulmuş ve ardından Sovyetler Birliği topraklarına katılmıştır. Ülkenin tekrar bağımsızlığını kazanması 1991'de Sovyetler Birliği'nin dağılması ile gerçekleşmiştir. 1991 yılının Eylül ayında, çatışmalı bölge Dağlık Karabağ’daki Ermeni çoğunluk, Dağlık Karabağ Cumhuriyeti’nden ayrılmak istemiş ve SSCB'nin çözülme sürecinde başlayan Birinci Dağlık Karabağ Savaşı 1994 yılında sona ermiştir.
Azerbaycan Türk Keneşi ve TÜRKSOY'un etkin üyesidir
Azerbaycan, üniter bir anayasal cumhuriyettir. Türk Keneşi ve TÜRKSOY'un etkin üyesidir. 158 ülkeyle diplomatik ilişkisi ve 38 uluslararası kuruluşa üyeliği vardır. GUAM, Bağımsız Devletler Topluluğu ve Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü'nün kurucu üyelerindendir. 1992'den bu yana Birleşmiş Milletler'e üyedir, 9 Mayıs 2006'da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kurulan İnsan Hakları Konseyi'nin üyeliğine seçilmiştir. Ayrıca Bağlantısızlar Hareketi, AGİT ve Avrupa Konseyi'ne de üyedir,
Yüksek okur-yazarlık oranı ile dikkat çekiyor
Diğer Doğu Avrupa ve Bağımsız Devletler Topluluğu ülkeleri ile karşılaştırıldığında Azerbaycan, sosyal ve ekonomik gelişme ile okuryazarlık oranında yüksek seviyelere ulaşmıştır. Sovyet verilerine göre 1990 yılında okur-yazarlık oranı %100'e ulaşmış.
İşsizlik oranı düşük olsa da, otoriter rejimden kurtulmaları mümkün olmamış
İşsizlik ve intihar oranları da düşüktür. Bununla beraber 1993’ten beri iktidarda olan, Yeni Azerbaycan Partisi, bireysel hakları sınırlama, siyasal baskı, basına yönelik sansür gibi otoriter ve insan haklarını zedeleyici politikalar yapmakla suçlanmıştır. Azerbaycan, 1 Ocak 2012 tarihinden itibaren Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde iki yıllık daimi olmayan üyeliğe başlamıştır.
Bu coğrafyada ilk yerleşim taş devrine uzanmakta
Azerbaycan'daki en eski insan yerleşimleri Taş Devri'ne kadar uzanır, bu yerleşimin bulgularına Azıh Mağarası'nda rastlanmıştır ve Kuruçay kültürü adıyla tanınır. Eski Taş Çağı ve Tunç Çağı ile ilgili kalıntılara ise Tağılar, Damcılı, Zar, Yatak-yeri adlı yerleşim merkezlerinde yer alan mağaralarda ve Leylatepe ile Saraytepe nekropollerinde ulaşılmıştır.
Aynı zamanda çevreci bir politika izlemekteler
Azerbaycan'ın bağımsızlığını kazanmasından bu yana hükûmet, ülkede çevreyi korumak için köklü tedbirler almıştır. Ancak çevrenin ulusal anlamda korunması, Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı'ndan sağlanan yeni gelirlerle devlet bütçesinin artması sayesinde 2001'den sonra gelişmeye başlamıştır. Dört yıl içinde korunan alanlar iki katına çıktı, günümüzde ise ülkenin yüzde sekizlik bir kısmını kapladı. 2001 yılından bu yana hükûmetin yedi büyük rezerv kurmak ve çevreyi korumak için ayırdığı bütçe, ikiye katlandı.
Aramızdaki dil bağının temelleri çok eskiye dayanıyor
Azerbaycan'ın resmi dili Azerice olup nüfusun %92'sinin ana dilidir. Azerice Türk dil ailesi'nin Oğuz grubu içerisindedir ve Türkçe, Kaşkayca ve Türkmence ile yakından ilgilidir. Buna karşın Türk Dil Devrimi gibi bir devrim Azerbaycan'da yaşanmadığı için Türkçeye oranla daha fazla Arapça-Farsça sözcük içermektedir. Türkiye Türkçesi ile olan yakınlığı kökensel açıdan etkinliği en fazla olan etken olsa da tarih çizelgesinde Fars ve Doğu dilleri ile olan teması hep yüksek düzeyde olmuştur.
Dört kez alfabe değiştirmiş olsalar da okur-yazarlık hatta bilimsel okur-yazarlık önemli değerlerinden biri
Azerilerin yüksek bir yüzdesi, özellikle bilimsel ve teknik konularda bir tür yükseköğrenim görmüştür. Sovyet döneminde okuryazarlık ve ortalama eğitim seviyeleri, standart alfabedeki iki değişikliğe rağmen, 1920'lerde Arap alfabesi'nden Latin alfabesi'ne ve 1930'larda Latin alfabesi'nden Kiril alfabesi'e geçilmiştir. 1992 yılında ise Latin alfabesine geri dönüldü.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın
En az iki bin yıllık Oğuz Türk'ü olarak bir soydan gelen kadim kardeşlerimize neden sürekli Azeri diye paylaşım yapıyırsunuz.Onlar Azerbaycan Türk'ü Orası da... Devamını Gör