onedio
article/comments
article/share
Haberler
Kılıçdaroğlu: 'Bütün Mültecileri Ülkelerine Davul Zurnayla Göndereceğim'

Kılıçdaroğlu: 'Bütün Mültecileri Ülkelerine Davul Zurnayla Göndereceğim'

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Türkiye'deki göçmenler ve 100'üncü yılı yaklaşan Lozan Antlaşması’na ilişkin açıklamalarda bulundu:

'Size sözüm söz. Irkçılık yapmadan bütün mültecileri kendi ülkelerine davulla zurnayla göndereceğim'

'Lozan'ın bir bayram günü olmasını savunmak için gereğini yapmak için kanun teklifi vereceğiz.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bir dizi programa katılmak için Bursa’ya geldi. Kemal Kılıçdaroğlu’na CHP milletvekilleri ve belediye başkanları eşlik etti. 

Kılıçdaroğlu, ilk olarak Nilüfer ilçesinde Sivil Toplum Kuruluşu (STK) temsilcileri ile basına kapalı bir toplantı gerçekleştirdi. Ardından Görükle Stadyumu’na gelen Kılıçdaroğlu, Lozan Antlaşması’nın 99'uncu yılında Nilüfer Belediyesi tarafından organize edilen 'Büyük Mübadil Buluşması'nda, Rumeli ve Balkan Türkleriyle bir araya geldi.

"Davulla zurnayla göndereceğim"

"Davulla zurnayla göndereceğim"

Burada konuşan Kılıçdaroğlu, “Şundan herkesin emin olmasını isterim. Tek bir arzum var, bu ülkenin kalkınması. Tek bir arzum var, bu ülkenin büyümesi. Tek bir arzum var, bu ülkede hiç kimsenin ötekileştirilmemesi. Tek bir arzum var, bu ülkede hiçbir çocuğun yatağı aç girmemesi. Tek bir arzum var, bayrağı göklerde dalgalanan, itibarı olan, saygınlığı olan güçlü bir Türkiye'nin ayağa kalkması. Tek bir arzum var, kadın erkek eşitliğinin sağlanması. Tek bir arzum var, Türkiye coğrafyasının barış içinde yaşaması. Tek bir arzum var sadece ülkemizde değil, bütün bölgemizde, dünyada barışın olması. Mustafa Kemal'in arzusu buydu. O bunun için mücadele etti. O savaş meydanlarının kahramanıydı. Ama savaş meydanlarından sonra barışın da kahramanı oldu. Barışı savundu her yerde. Çünkü savaşın bütün acımasızlığına yaşamı boyunca tanık olmuştur. 

Lozan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin tapu senedi. Lozan'ı eleştirenler var. Eleştirenler, Türkiye'yi bilmiyor. Lozan'ı eleştirenler var. Türkiye'yi sevmiyorlar onlar. Cumhuriyeti sevmiyorlar. Demokrasiyi sevmiyorlar. Bir mücadelenin nasıl verildiğini bilmiyorlar. Bu ülkede yoksulluk içinde mücadele verdik. Kanlarımızla mücadeleyi verdik. Dedelerimiz, babalarımız bu mücadeleyi verdi. Sizler de bu mücadelenin birer kahramanısınız. Şimdi hep beraber Türkiye'yi büyütme zamanı. Türkiye'yi geliştirme zamanı. Bunun mücadelesini vereceğiz. 

Elbette ki bizim ülkemize değişik yerlerden gelen kardeşlerimiz var. Suriyeli göçmenlerimiz var. Afganlardan gelenler var. Size sözüm söz. Irkçılık yapmadan bütün mültecileri kendi ülkelerine, davulla zurnayla göndereceğim. Kendi ülkelerinde yaşayacaklar. Onların da birer insan olduğunu biliyorum. Onların da barış içinde, huzur içinde kendi ülkelerinde yaşamaları gerektiğini biliyorum. O nedenle önce barışı sağlayacağız. Önce can güvenliklerini sağlayacağız. Yollarını, okullarını, kreşlerini, hastanelerini yapacağız. İstihdam alanlarını yaratacağız. Kendi ülkelerinde onları da barış içinde yaşayacaklar. Biz kendi kültürümüzü korumak, kendi kültürümüzü yüceltmek isteriz” dedi.

"Lozan için kanun teklifi vereceğiz"

"Lozan için kanun teklifi vereceğiz"

Lozan’ın bir bayram günü olmasını istediklerini belirten Kılıçdaroğlu, “Size güveniyoruz. Size inanıyoruz. Güvenimizin kaynağı, inancımızın kaynağı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün hemşehrisi olmanızdır. Lozan'ın bir bayram günü olmasını savunmak için gereğini yapmak için Bursa milletvekillerinin öncülüğünde bir kanun teklifi vereceğiz. Bütün Balkan göçmenlerinden de istirhamımdır. Mustafa Kemal Atatürk'ün partisine geleceksiniz. Bize katılacaksınız. Oy vereceksiniz ve beraber yürüyeceğiz. Beraber mücadele edeceğiz. Bu mücadele hak mücadelesidir. Adalet mücadelesidir bu mücadele. Haksızlıkları sonlandırma mücadelesidir. Mustafa Kemal'in hemşehrisi olmak kolay değildir. Sıradan bir olay değildir Mustafa Kemal'in hemşehrisi olmak. Bugün Türkiye'nin içinde bulunduğu durumu hepiniz biliyorsunuz. Güçlü bir devlet olmak istiyoruz. İtibarlı bir devlet olmak istiyoruz. Saygın bir devlet olmak istiyoruz. Güçlendirilmiş parlamenter sistem olsun istiyoruz. Herkesin düşüncesine, herkesin kimliğine, herkesin inancına saygı duyulmasını istiyoruz. O zaman güçlü bir devlet olacağız, büyüyeceğiz. O zaman evlatlarımız bizimle övünç duyacaklar. Bizim mücadelemiz hak mücadelesidir. Bu mücadeleyi yapacağız” diye konuştu.

"Demokrasiyi getirmek zorundayız"

"Demokrasiyi getirmek zorundayız"

Balkan göçmenlerini birlikte mücadele etmeye davet eden Kılıçdaroğlu, “Birlikte mücadele ettiğimiz zaman, birlikte çalıştığımız zaman o zaman daha güçlü oluruz. Daha inançlı, daha kararlı oluruz. Mandayı reddettik biz. Yok olan bir Osmanlı'nın üzerine çağdaş, genç bir cumhuriyeti kurduk. Bunun senedi Lozan'dı. Lozan'ı unutturmayacağız. Bunu herkesin bilmesini istiyorum. 99 yıl geçti. Büyüyen Türkiye'yi görmek istiyoruz. G20'den düşen bir Türkiye'yi değil, dünyada ilk ona giren bir Türkiye istiyoruz. Bunun mücadelesini veriyoruz. Bu mücadeleyi vermek birlikte olur. Birlikte mücadele edersek kazanabiliriz. Evlerimizde rahat oturmak istiyorsak bu ülkenin caddelerinde, sokaklarında, parklarında, meydanlarında rahatlıkla gezmek, konuşmak istiyorsak demokrasiyi getirmek zorundayız. Birlikte olmak zorundayız. Birlikte mücadele etmek zorundayız. Gençlerin hapse girmesini istemiyorum. Düşüncesini ifade etti diye bir gencin. Gözaltına alınmasını, tutuklanmasını istemiyorum. Herkesin düşüncesini özgürce ifade ettiği bir Türkiye istiyorum. Mustafa Kemal'in ideali, demokrasiydi. Mustafa Kemal'in ideali, hak, hukuk ve adaletti' şeklinde konuştu.

Kılıçdaroğlu’nun ardından sahneye çıkan Prof. Dr. İlber Ortaylı da Lozan ve mübadele konulu bir konferans verdi.

Kılıçdaroğlu’nun ardından sahneye çıkan Prof. Dr. İlber Ortaylı da Lozan ve mübadele konulu bir konferans verdi.
İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

📹 Ortaylı: "Lozan bizim için bir zaferdir"

“Üzerinde çok tartışmalar başlıyor, amaçlıdır. Tarihte her safhanın çok değişik yorumlarla ele alınması yeni bir şey değildir fakat bu yenilenmede düpedüz tarihi hakikatleri, vesikaları reddetmek, görmezden gelmek maalesef yeni Türkiye’ye has bir cehalettir. Okuma, yazma bilmemektir. Lozan’da bazı toprakları kaybettiğimiz, en başta 12 adaları Yunanistan’a teslim ettiğimiz tekrarlanıyor, bunu bazı sahte tarihçiler de tekrarlıyorlar. Yani 12 adaların Türkiye’den çıktığı tasdik edildi diyorlar. Öyle bir şey yok, 12 adalar o zaman İtalya’nın geçici işgali altındaydı ve bu statü ikinci harbin sonuna kadar, ikinci harpten sonra da hiçbir şekilde böyle bir iddiada bulunmak mümkün değildi, müttefikler istedikleri gibi alıp verdiler.

'Lozan'la Türkiye benliğine kavuşmuştur'

İkinci, iki devlet vardır bunlar hiçbir şekilde konferans masasından cephede uğradıkları yenilgiye paralel bir şekilde ayrılmazlar. Yunanistan, Avrupa’nın koruduğu stratejik bir noktadır. Bunlar masada bize hiçbir şey etmezler yani Türkiye, Lozan Anlaşması’na çıktığı zaman Mudanya Mütarekesi’ni imzalarken aziz ordumuz süngüsünü nereye dayadıysa ondan fazlasını alamaz. Bizim Lozan için toprak kaybımız vesaire yoktur, İsmet Paşa hiçbir zaman 12 adaları verecek bir pozisyonda değildir, böyle laflar var.

Bu anlaşma ile Türkiye iktisadi bakımdan hürriyetini almıştır çünkü kapitülasyonlar 16’ncı asırda bir ticari teşvik aracıydı. Maalesef 18’ince ve 19’uncu asırda kapitülasyonlar esaret zinciri haline getirilmiştir. Devletin hukuki yapısını, adalet sistemini felç edecek bir şekle gelmiştir. Lozan’la Türkiye benliğine kavuşmuştur.

'Lozan bizim için zaferdir'

Lozan bizim için bir zaferdir en azından bunun çok başarılı bir uzlaşma olduğu herkesin kabul etmesi gerekir. Bu anlaşmada bir takım şeyleri ileri sürenler 100 sene sonra bir daha tartışılacak. Böyle bir şey yok işte geldi 100’üncü sene, bunlar uyduruk. Lozan’ın öngördüğü bir sistem vardır, Yunanistan ile Türkiye arasında nüfus mübadelesi yapılacaktır. Efendim diyorlar; ‘Hicrettir bu, 1915’te Ermenilere yapılmasının tekrarlanmasıdır ve Türkiye’de etnik temizlenmeyi hedefleyen bir şeydir mübadele’ affedersiniz ama tarih ortada, mübadeleyi biz istemedik ki…Bu bize empoze edildi.

'Sezar'ın hakkı Sezar'a'

Türkiye, 1940’larda gelenleri de halletti, Bursa gibi bir sanayi şehri oradan gelen insanların sayesinde ortaya çıkmıştır. 1928 sayımında Bursa vilayetinde 425 bin kadar göçmen vardı, nüfusun kendisi de bunun biraz üstündeydi. Bugün çok daha fazla çünkü Tuna boyundan, Bosna’dan, adalardan, Romanya’dan, Kafkaslardan gelenler var. Bu konulardaki ilgilenmesi yüzünden doğruyu söylemek lazım Sezar’ın hakkı Sezar’a, Halk Partisi’nin çalışması iyidir.”

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
106
76
13
8
4
3
1
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın
Pasif Kullanıcı

Türkiye tekrar Türklerin olacak ! Arap yalakaları defolup gittikten sonra...

mrv

herşeyi güzel hoş söylemişsin de.. tamam ülkelerine de gönderelim.. barışı da sağla eyvallah.. ama yollarını okullarını hastanelerini de biz yapmayalım be..🤔

C

Bu mülteciler de bunları toplayanlar da bir defolup gitsinler artık, ülkemizde ülkeye hasret kaldık. İşleri, evleri işgal ettikleri gibi bir da halkımıza zar... Devamını Gör