onedio
article/comments
article/share
Haberler
Öğretmen Yalvarmaz Noktasından Öğretmen Öldürülmesine Nasıl Geldik?

etiket Öğretmen Yalvarmaz Noktasından Öğretmen Öldürülmesine Nasıl Geldik?

Bir öğretmen görev başında hayatını kaybediyor. Ve biz yine aynı cümleleri kuruyoruz:

“Çok üzgünüz.”

“Başımız sağ olsun.”

“Kınıyoruz.”

Peki sonra?

Hiçbir şey.

Bu ülkede öğretmenler artık sadece ders anlatmıyor. Eskiden bu cümlenin devamına bilimsel analizler, pedagojik çıkarımlar gelirdi. Şimdi ise başka bir gerçek var: Öğretmenler hayatta kalmaya çalışıyor.

Ülkemizin önemli kalemlerinden Fakir Baykurt yıllar önce ne güzel söylemişti:

“Öğretmen yalvarmaz, öğretmen boyun eğmez, öğretmen el açmaz, öğretmen ders verir.”

Peki ne oldu da bu noktadan öğretmenin öldürüldüğü bir zamana geldik?

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

1) Okul gerçekten güvenli mi?

1) Okul gerçekten güvenli mi?

Okul; kalem, defter, bilgi ve emek demekti.

Bugün bazı öğretmenler sınıfa girerken “Acaba başıma bir şey gelir mi?” kaygısını taşıyor.

Bu normal mi?

Değil.

Ama alışıyor muyuz? 

Evet.

Şiddetin normalleşmesi bir anda olmaz; dilde başlar, tutumda büyür, davranışta görünür. Toplumsal şiddetin sıradanlaştığı bir iklimde, “Artık doktor dövebiliyoruz.” zihniyetinden buraya gelmiş olabilir miyiz?

2) “Öğretmene saygı” sadece nutuklarda mı kaldı?

2) “Öğretmene saygı” sadece nutuklarda mı kaldı?

Bir zamanlar “Bana bir harf öğretenin…” diye başlayan cümleler vardı.

Bugün öğretmen sınıfta bir öğrenciyi uyardığında:

  • Şikâyet ediliyor.

  • Hedef gösteriliyor.

  • Sosyal medyada linç ediliyor.

  • “Benim çocuğuma karışamazsın.” deniliyor.

Sonra da “Gençler neden bu kadar öfkeli?” diye soruyoruz. Oysa ciddiyetsizlik sınıfta başlamaz; toplumsal dilde başlar. Bu şiddet kültürünün oluşmasında hepimizin payı yok mu?

3) Sürekli kınama, sınırlı yaptırım

3) Sürekli kınama, sınırlı yaptırım

Her olaydan sonra aynı tablo:

Kınama mesajları.

Başsağlığı açıklamaları.

Kısa süreli bir gündem.

Sonra unutuluş.

Ama öğretmen unutamaz. Çünkü ertesi sabah yine o kapıdan içeri girmek zorundadır. Öğretmenini koruyamayan bir eğitim sistemi gerçekten güçlü olabilir mi?

4) Okulda bıçağın ne işi var?

4) Okulda bıçağın ne işi var?

Bu soruyu gerçekten soruyor muyuz? Yoksa sadece olay olduğunda mı hatırlıyoruz?

  • Güvenlik protokolleri yeterli mi?

  • Risk analizleri düzenli yapılıyor mu?

  • Caydırıcı yasal düzenlemeler uygulanıyor mu?

  • Okulların fiziksel güvenliği sistematik biçimde denetleniyor mu?

Yoksa yine “münferit olay” deyip geçecek miyiz? Olağandışı olanı ne zamandır olağan kabul etmeye başladık?

5) Bu bireysel bir trajedi değil, sistem alarmıdır

5) Bu bireysel bir trajedi değil, sistem alarmıdır

Bir öğretmenin görev başında öldürülmesi “talihsiz bir olay” değildir. Bu, sistemin kırmızı alarmıdır.

Öğretmenin otoritesi zayıflatılırsa,

Öğretmen yalnız bırakılırsa,

Öğretmene yönelik saygı aşındırılırsa…

Sonuç sürpriz olmaz.

Öğretmeni koruyamayan bir eğitim sistemi başarılı olabilir mi? 

Son söz (ve rahatsız edici gerçek)

Öğretmenler kahraman olmak istemiyor.

Sadece güvende olmak istiyor.

Kınama değil.

Somut adım.

Yasa.

Uygulama.

Caydırıcılık.

Çünkü artık söz gerçekten utanıyor.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Instagram

LinkedIn

Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio'nun editöryal politikasını yansıtmayabilir. ©Onedio

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
1
1
1
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam