onedio
article/comments
article/share
Haberler
Uzayın Gizemi Çözüldü: Evrenin Rengi Sandığınız Gibi Siyah Değil!

etiket Uzayın Gizemi Çözüldü: Evrenin Rengi Sandığınız Gibi Siyah Değil!

Gece gökyüzüne baktığımızda simsiyah bir manzara görüyoruz. Sessiz, derin ve biraz da ürkütücü… Bu karanlık görüntü, çoğumuz için uzayın ve hatta evrenin doğal rengi gibi geliyor.

Ama bu görüntü, düşündüğümüz kadar gerçeği yansıtmıyor.

Çünkü siyah bir renk değil; ışığın bize ulaşamadığı yerlerde gözümüzün ve beynimizin yarattığı bir algı boşluğu.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Gece Neden Siyah Görünüyor?

Gece Neden Siyah Görünüyor?

Aslında gökyüzünün ardında mutlak bir karanlık yok. Yıldızlardan, galaksilerden ve uzayın devasa renk depoları olan nebulalardan yayılan ışık her yöne dağılmış durumda. Peki, neden her yer ışıl ışıl değil?  Bunun iki temel sebebi var: Evrenin sürekli genişlemesi ve ışığın kat etmesi gereken devasa mesafeler.

İşin biyolojik tarafı ise daha ilginç. İnsan gözü düşük ışık seviyelerinde renkleri ayırt edemez. Gece görüşünde devreye giren çubuk (rod) hücrelerimiz renkleri değil, yalnızca parlaklık farklarını seçer. Beynimiz ise algılayamadığı bu alanları otomatik olarak 'siyah' ile doldurur. Yani o gördüğünüz karanlık, uzayın asıl rengi değil; biyolojik limitlerinizin bir sonucudur.

Kısaca gece gökyüzünde gördüğümüz siyahlık, uzayın ya da evrenin rengi değil; insan algısının sınırlarıdır.

Gökyüzünün Ötesinde Ne Var?

Uzay, Evren ve Birbirine Karışan Kavramlar

Günlük hayatta gökyüzüne bakarız, ve arkasındaki boşluğa uzay deriz. Ama bilimsel olarak işin içine girdiğimizde konuştuğumuz şey çok daha kapsayıcı bir kavrama dönüşür: evren.

Evren; uzayın kendisini, içindeki tüm galaksileri, yıldızları, gezegenleri, gazı, tozu, ışığı ve zamanı kapsar. Ve bilim insanlarının sorduğu asıl soru tam da burada başlar:

“Eğer evrendeki tüm galaksilerden gelen ışığı tek bir noktada toplayabilseydik, ortaya hangi renk çıkardı?”

Evreni Bir Blender’a Atsaydık Ne Olurdu?

Evreni Bir Blender’a Atsaydık Ne Olurdu?

2000’li yılların başında Johns Hopkins Üniversitesi’nde çalışan bir ekip bu sorunun peşine düştü.

Astronomlar Karl Glazebrook ve Ivan Baldry, yaklaşık 200 bin galaksiden gelen ışığı analiz ederek “kozmik spektrum” adı verilen bir grafik oluşturdular.

Bu çalışma aslında evrenin yıldız oluşum geçmişini anlamayı hedefliyordu. Ancak ortaya çıkan veriler, evrendeki tüm görünür ışığın ortalamasını almaya da imkân tanıyordu. Yani bir anlamda, evrenin ışığını dev bir blender’a atıp karıştırmak mümkün hale gelmişti.

Turkuaz Skandalı: 

Elde ettikleri verilere bakarak araştırmacılar ilk başta evrenin rengini 'soluk turkuaz' olarak açıkladılar. Bilim dünyası buna şaşırsa da bu ilginç haber 'Evren soluk bir turkuaz renginde!' diye manşetlere taşındı . Ancak kısa süre sonra bir hata yaptıkları anlaşıldı. Analiz yazılımı, insan gözünün ışığa duyarlılığını yanlış hesaplamıştı.

2002 yılında veriler düzeltildiğinde, evrenin ortalama renginin aslında beyaza çok yakın bir bej olduğu anlaşıldı.

Evrenin Gerçek Rengi: Kozmik Latte

Bilim insanları bu renge isim vermek için bir anket düzenlediler. Adaylar arasında şunlar vardı:

Big Bang Beige: Büyük Patlama Beji (Fazla düz ve sıkıcı bulundu).

Skyvory: 'Sky' (Gök) ve 'Ivory' (Fildişi) kelimelerinin birleşimi.

Univeige: 'Universe' ve 'Beige' kelimelerinin birleşimi.

Primordial Clam Chowder (İlkel İstiridye Çorbası )

Ancak kazanan, Peter Drum adlı bir araştırmacının önerisiyle 'Cosmic Latte' (Kozmik Latte) oldu. Drum, Starbucks'ta latte içerken okuduğu makaledeki rengin, içtiği kahvenin köpüğüne ne kadar benzediğini fark etmişti. Ayrıca 'Latte' İtalyanca 'süt' demekti ve içinde bulunduğumuz galaksinin adı olan 'Milky Way' (Saman Yolu) ile harika bir uyum sağlıyordu.

Bilimsel kayıtlarda bu renk yaklaşık #FFF8E7 renk koduyla tanımlanıyor.

Renkler Yaşlanır, Yıldızlar da…

Renkler Yaşlanır, Yıldızlar da…

Evrenin neden bej göründüğünü anlamak için gökyüzündeki muazzam ışık kaynaklarının, yani yıldızların kozmik yaşam döngülerine bakmak gerekir. Evrenin rengi, aslında galaksilerdeki yıldızların yaş ortalamasını yansıtan devasa bir tablodur.

Burada renk teorisiyle fizik dünyasının karşı karşıya geldiği çok ilginç bir detay var.  Gündelik hayatta ve tasarımda maviyi buzun soğukluğuyla, kırmızıyı ise ateşin sıcaklığıyla özdeşleştiririz.Ancak kozmik ölçekte işler tamamen tersine döner. Fizikte ışığın rengi, kaynağın sıcaklığını temsil eder. Bu yüzden evrenin renk mikserindeki bileşenleri şöyle okumalıyız:

  • Genç ve Enerjik Yıldızlar: Akılalmaz derecede yüksek bir ısıya sahip oldukları için hırçın bir mavi ışık yayarlar. Bu, evrendeki 'en sıcak' renktir.

  • Orta Yaşlı Yıldızlar: Tıpkı bizim Güneşimiz gibi daha dengeli bir ısıda, sarı ve beyaza yakın tonlarda ışık saçarlar. Karışıma o sıcak, altın parıltıyı veren grup budur.

  • Yıldızların Görkemli Vedası (Kırmızı Devler): Bir yıldızın yakıtı bitmeye başladığında akılalmaz boyutlara ulaşarak genişler. Bu süreç yüzey sıcaklığının düşmesine neden olur. Yıldızın o yüksek enerjili mavi ışığı, yerini daha dingin, yaşlı ve 'soğuk' bir turuncu-kırmızı spektruma bırakır.

İşte evrenin bugünkü 'Kozmik Latte' tonu; bu yüksek enerjili (sıcak) mavi gençlerin, dengeli sarı orta yaşlıların ve dingin (soğuk) kırmızı yaşlıların yaydığı ışığın milyarlarca yıllık kusursuz bir ortalamasıdır. Ne çok hırçın bir mavi, ne de tamamen yorgun bir kırmızı; tam bir kozmik denge hali.

Yaşlanan Evrenin Rengi Değişecek Mi?

Yaşlanan Evrenin Rengi Değişecek Mi?

Şimdi biraz kozmik gerçekçilik zamanı.

Evren yaşlanıyor ve yeni yıldız oluşumları giderek yavaşlıyor. Bu da şu anlama geliyor:

  • Daha az genç, mavi yıldız

  • Daha fazla yaşlı, kırmızı yıldız

  • Toplam ışığın giderek kırmızıya kayması

Yani evrenin bugünkü “latte” rengi, zamanla daha kızılımsı, daha pas tonlarına yakın, hatta çok uzak bir gelecekte koyu kırmızı–kahverengi bir renge evrilecek.

En sonunda ise ışık kaynakları tükendiğinde, evren yeniden karanlığa yaklaşacak.

Başka bir deyişle:

Şu an kozmik ölçekte tam kıvamında bir latte çağında yaşıyoruz.

Bu akşam gökyüzüne baktığınızda yüzbinlerce galaksiden gelen ışığın birleşip size fısıldadığı yumuşacık bir evren rengi hayal edin.

Belki de evren sandığımız kadar soğuk ve uzak değil.

Belki de o, sabah ilk yudumunu aldığınız kahve gibi:

Sıcak ve Tanıdık.

Instagram

Instagram Renkgurusu

Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio'nun editöryal politikasını yansıtmayabilir. ©Onedio

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
1
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam